Yine geldi memleketin özlemiyle dolu o mevsim... Gurbetten sılaya giden yollar, sadece asfaltla değil; gözyaşıyla, heyecanla, sabırla döşelidir. Ama bu yolculuklar yalnızca fiziki değildir; bu yolculukta aslında içimize, insanlığımıza, memleketle olan gönül bağımıza da bir sefer düzenleriz.
Fakat yıllardır gözlemliyoruz: Ne yazık ki bazı sözde röportajcılar, bazı art niyetli çevreler, gurbetçi ile yerli vatandaş arasında ayrım oluşturmak için mikrofon uzatıyor. "Avrupa mı iyi Türkiye mi?", "Burada böyle mi yapılır?" gibi sorularla toplumu kutuplara ayırmaya çalışıyorlar. Oysa bu milletin mayası birdir. Nerede yaşarsak yaşayalım, biz aynı türküyü mırıldanır, aynı bayramda gözyaşı dökeriz.
Herkesin Gerçeği Farklıdır, Saygı Ortaktır
Hangi konu olursa olsun, herkesin durduğu yerden bakışı farklı olabilir. Bir kişinin siyaset algısı, bir diğerininkiyle aynı olmak zorunda değildir. Kimimiz kırsalda, kimimiz metropollerde, kimimiz Avrupa’nın göbeğinde hayat mücadelesi veriyoruz. Maddi durumumuz, eğitim seviyemiz, yaşanmışlıklarımız... Tüm bunlar hayata ve siyasete bakışımızı etkiler.
Ne güzel demiş şair:
"Siyah olmasaydı, beyazın ne saflığı kalırdı ne güzelliği."
Aynı düşüncede olmasak da, birbirimize saygı duymayı becerebilirsek işte o zaman gerçekten bir millet oluruz.
Gösteriş Değil, Gönül Gösterisi
Yurt dışında çalışıp dişinden tırnağından artıran insanların emeği elbette kıymetlidir. Ancak bu emeği başkalarının gözünün içine sokmakla değil, paylaşmakla, tevazuyla yaşamakla değerli kılabiliriz.
Şu unutulmamalı: İnsanlar sizin nerede yaşadığınıza değil, nasıl davrandığınıza bakar.
Asabiyete Gerek Yok, Yol Ne Kadar Uzunsa, Hoşgörü O Kadar Değerli
Trafikte, sırada, gümrükte… Yoruluyoruz, evet. Ama yorgunluk asabiyet sebebi değil. Kimi 12 saat çalışıyor, kimi emekli maaşıyla geçiniyor. Kimi memlekette duruyor, kimi hasretle dönüyor. Ama hepimiz bu ülkenin evladıyız. Kavga ederek değil, omuz omuza yürüyerek güzelleşiriz.
Siyaseti Bırakalım, Muhabbeti Kucaklayalım
Bir kahvede, bir düğünde, bir akşam yemeğinde illa ki siyaset açılır. Ama unutmayalım: Herkesin düşüncesi, yaşadığı yerin bir yansımasıdır. Kimi Avrupa’daki sistemi örnek alır, kimi Anadolu’nun sabrını. Kimse kimseyi ikna etmek zorunda değildir. Ama herkes birbirine tahammül etmek zorundadır. Bu işin özü budur.
Gönlümüzü Temiz Tutalım, Yolumuz Açık Olsun
Bu yıl da yola çıkarken sadece arabanın bagajını değil, kalbimizi de hazırlayalım. İçine biraz sabır, biraz hoşgörü, biraz da anlayış koyup öyle gidelim memlekete.
Çünkü bu yol sadece kilometre değil; karakter, duruş, ahlak yoludur.
Kuralına uyan, haddini bilen, insanına saygı gösteren herkes bu yolun en kıymetli yolcusudur.
Saygılarımla,
altmışdört gürkan

