Ölen çocuklar, susan vicdanlar ve sınırsız güç hırsı… İnsanlık, haddi aştığı bir eşikte duruyor. Yeni yıla girerken en büyük ihtiyaç daha fazla güç değil, daha fazla merhamet.
2025’in son günlerine yaklaşırken takvim yaprakları eksilirken, insanlığın vicdanı da sessizce eksiliyor. Yeni bir yıla umutla girmeyi dilerken, dünyanın dört bir yanından gelen görüntüler umutlarımızı paramparça ediyor. Bombaların gölgesinde büyüyemeyen çocuklar, yıkıntılar altında kalan hayatlar ve sesi duyulmayan mazlumlar bize tek bir gerçeği haykırıyor: İnsanlık haddi aştı.
Bu artık yalnızca bir siyasi kriz, yalnızca bir savaş meselesi değil. Bu, insanın insanla olan bağını kopardığı, merhametin yük sayıldığı, vicdanın susturulduğu bir çağın adı.
Güç Büyüdü, İnsan Küçüldü
Güç arttıkça sınırlar kayboldu. Silahlar büyüdü, haritalar yeniden çizildi, rakamlar yükseldi. Ama insan küçüldü. Adalet geri çekildi, merhamet sustu, hayat ucuzladı. Gücü elinde tutanlar büyüdükçe, bedeli hep en savunmasız olanlar ödedi. Tarih bize bunu defalarca gösterdi ama biz yine de durmadık.
Çocuklar Ölürken İnsanlık Susuyor
Bir çocuğun ölümü, aslında bütün insanlığın ölmesidir. Savaş bölgelerinde toprağa düşen her çocuk, sadece bir can değil; geleceğin, umudun ve masumiyetin kaybıdır. Bir toplum çocuklarını koruyamıyorsa, ne sınırdan ne güçten ne de medeniyetten söz edebilir. Çocuk ölümleri, insanlığın düştüğü yerin en acı aynasıdır.
Nefis Şiştikçe Vicdan Eziliyor
Doymayan nefis, insanı önce kör eder. Başkasının acısını görmez olur, sonra o acıya alışır. Bir süre sonra zulüm sıradanlaşır, ölüm haberleri gündelik bir akışa dönüşür. Mazlumların çığlığı duyulmazken, zalimliğin dili normalleşir. İşte haddi aşmak tam da burada başlar.
Sessizlik En Ağır Suçtur
Zulmedenler kadar susanlar da bu karanlığın parçasıdır. Görüp susmak, bilip konuşmamak, “bana dokunmuyor” demek de bir haddi aşmadır. Sessizlik, zulmün en sessiz ama en güçlü ortağıdır. Bugün yaşananların bu noktaya gelmesinde, suskun kalmayı seçen vicdanların payı büyüktür.
Bu Bir Son Uyarıdır
Haddi aşmak sadece bombayla olmaz. Adaletsizliği kabullenmekle, acıyı görmezden gelmekle, çıkar uğruna insan hayatını ikinci plana atmakla da olur. Eğer bu gidişat durdurulamazsa, kaybedilen sadece şehirler olmayacak. İnsanlık, kendi ruhunu kaybedecek.
Yeni Yıl Dileği: Sınırları Hatırlamak
İnsanlık, sınırlarını bildiği sürece insandı. Bugün ihtiyacımız olan daha fazla güç değil; daha fazla vicdan, daha fazla adalet, daha fazla merhamet. Yeni yıla girerken dileğimiz, silahların değil kalplerin konuştuğu, çocukların öldürülmediği, sessizliğin yerini adaletin aldığı bir dünya olmalı. Aksi halde haddi aşmanın bedelini, hep birlikte ve çok daha ağır ödeyeceğiz.
Gürkan Altmışdört

