gurkan.altmisdort @ havadis.at

Yine başladı…

Yine Avrupa'nın dört bir yanından binlerce gurbetçi, aylarca kurduğu hasretin peşinden memleket yoluna çıktı.

Kimi annesinin elini öpecek…

Kimi babasının boynuna sarılacak…

Kimi yıllardır görmediği kardeşiyle hasret giderecek…

Kimi de çocuklarına, "İşte benim büyüdüğüm topraklar." diyecek.

Ama ne yazık ki daha yolun başında yüreğimizi yakan haberler gelmeye başladı.

Bir kaza…

Bir telefon…

Bir siren sesi…

Ve ardından gelen o kahreden cümle:

"Sıla yolunda aynı aileden üç kişi hayatını kaybetti…"

İşte o an sadece bir aile değil, binlerce gurbetçinin yüreği yanıyor.

Çünkü o araçta olan herkes, aslında hepimizden biriydi.

Belki bir gün önce aynı benzinlikte durmuştu.

Belki aynı sınır kapısından geçmişti.

Belki de "Biraz daha gideyim, sabaha memlekette olurum." diye düşünmüştü.

İşte en büyük tehlike tam da burada başlıyor.

Yorgunluk sinsidir.

Uyku sessiz gelir.

Gözlerinizin kapanması için dakikalar gerekmez…

Bazen sadece iki saniye yeter.

O iki saniye ise bir ömrü alıp götürebilir.

Lütfen...

Bu satırları okuyan bütün gurbetçi kardeşlerimize sesleniyoruz.

Ne olur kendinizi zorlamayın.

Ne olur "Biraz daha dayanırım." demeyin.

Ne olur "Şu sınırı geçeyim, orada dinlenirim." diye düşünmeyin.

Ne olur direksiyon başında kahveye, enerji içeceğine ya da açık cama güvenmeyin.

Hiçbiri uykunun yerini tutmaz.

Unutmayın…

Sizi bekleyen anneniz, "Neden geç kaldın?" diye kızmaz.

Babanız, "Keşke iki saat önce gelseydin." demez.

Çocuklarınız, "Niye bu kadar mola verdin?" diye sitem etmez.

Onlar sadece sizi görmek ister.

Canlı…

Sağlıklı…

Gülümseyerek…

Bu yüzden hız yapmayın.

Riskli sollama yapmayın.

Gece boyunca kendinizi direksiyon başında ayakta tutmaya çalışmayın.

İki saatte bir durun.

İnin…

Yüzünüzü yıkayın.

Bir çay için.

Biraz yürüyün.

Gerekirse aracın koltuğunda yarım saat uyuyun.

İnanın, kaybedeceğiniz yarım saat; sevdiklerinizle geçireceğiniz yılların yanında hiçbir şeydir.

Çünkü memleket kaçmıyor…

Kurban Bayramı kaçmıyor…

Tatil kaçmıyor…

Ama hayat…

Hayat bazen tek bir hatayı affetmiyor.

Bu yaz, lütfen haberlerimizde bir annenin feryadını, bir çocuğun yetim kaldığını, bir babanın tabutunu taşımayalım.

Bu yaz, sıla yolundan ölüm haberleri değil; kavuşma fotoğrafları gelsin.

Evlerin kapıları hüzünle değil, sevinç gözyaşlarıyla açılsın.

Ve sizden tek bir ricamız var…

Ne olur… Ayağınızı gazdan çekin.

Ne olur… Yorulduğunuzda durun.

Ne olur… Kendinizi değil, sizi bekleyenleri düşünün.

Çünkü bu dünyada sizi en çok seven insanlar, birkaç saat erken gelmenizi değil, bir ömür daha yanlarında olmanızı istiyor.

Allah bütün gurbetçilerimizin yolunu açık, direksiyonunu sağlam, yolculuğunu hayırlı eylesin.

Sağ salim gidin… Sağ salim dönün… Çünkü sizler evlatlarınızın, anne babanızın ve sevdiklerinizin en kıymetli emanetisiniz.

Gürkan Altmışdört