Değerli dostlar. Bugün, Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına ve mavi kartlı vatandaşlara faydalı olacağına inandığım bazı hukuki bilgilerin 2. Bölümünü sizlerle paylaşmak istiyorum. Üç bölüm halinde paylaşacağım bilgilerin ikinci (2.) bölümü aşağıdadır.
01) Yurt dışında yabancı mahkeme kararı ile kendisine velayet verilen kişi, bu karara dayanarak ergin olmayan çocuk için pasaport başvurusunda bulunabilir mi?
Evet, yabancı mahkeme kararı ile ergin olmayan çocuğun velayeti kendisine verilen kişi, bu kararı Türkiye mahkemelerinde tanıtmak zorunda kalmadan kararın verildiği ülkedeki dış temsilciliklerde çocuğu için pasaport başvurusunda bulunabilmektedir.
02) Yurt dışında vesayet altında olan bir kişinin pasaport başvurusunu vasisi yapabilir mi?
Evet, vasiler, yabancı ülke adli veya idari makamlarınca verilen vesayet kararları ile birlikte kararın verildiği ülkedeki dış temsilciliklere (konsolosluğa) giderek pasaport başvurusu yapabilmektedirler.
03) Vasi ne demektir, kimlere vasi atanır.?
Vasi, kısıtlıların veya velisi olmayan küçük çocukların menfaatlerini korumak üzere mahkemenin tayin ettiği kişidir. Mahkeme genelde vesayet altına alınacak kişinin eşini, yakınını veya onların seçeceği kişiyi vasi tayin eder. Vasi, kişinin hak ve menfaatlerini koruma yükümlülüğüyle onun adına hukuki işlem yapar. Mahkeme genelde vesayet altına alınacak kişinin eşini, yakınını veya onların seçeceği kişiyi vasi tayin eder.
Vasi, kişinin hak ve menfaatlerini koruma yükümlülüğüyle onun adına hukuki işlemlerini yapar. (Her türlü menkul, gayrımenkul, banka, pasaport, kimlik, vekalet, vs.) Türk Medeni Kanunu kişinin vesayet altına alınması gereken durumlara açıklık getirilmiştir. Buna göre aşağıda belirtilen durumlarda kişiler vesayet altına alınır:1) Küçüklük 2) Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı 3) Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim 4) Özgürlüğü bağlayıcı ceza 5) İstek üzerine olabilmektedir. Yurt dışında yaşayan bir Türk vatandaşı hakkında yabancı mahkeme tarafından verilen vasi kararı, vasi kararı verilen ülkede geçerli olup, yabancı ülkede verilen kesinleşmiş vasi kararının Türkiye'de de geçerli olması için Türkiye'deki mahkemelerinde tanıma ve tenfiz işlemi yapılmalıdır.
04) Yurt dışında mahkum olan ve hükümlülük durumu dış temsilciliklere bildirilen kişilere vasi atama işlemi nasıl gerçekleşmektedir?
Mevcut uygulamada durum, temini mümkün ise birtakım bilgi ve belgelerle (vatandaşımızın nüfus kayıt örneği, adresi, yabancı mahkûmiyet kararının infazına başlanılan tarih) birlikte, Konsolosluklarımız tarafından vatandaşımızın Türkiye’de ikamet ettiği yer Sulh Hukuk Mahkemesine bildirilmektedir. Hakkında bir yıl veya daha fazla süre ile mahkumiyet kararı verilen kişilerin resmi işlemlerinin yapılması için bir vasi tayini gerekmektedir. Türkiye'deki prosedür şöyledir: Cezayı yerine getirmekle görevli makam (infaz savcılığı veya cezaevi idaresi), hükümlünün cezasını çekmeye başladığını yetkili vesayet makamına (Sulh Hukuk Mahkemesi) bildirir. Hükümlü, mahkemeye dilekçe ile başvurarak, dilediği bir yakınının vasi olarak atanmasını isteyebilir. Mahkeme, haklı sebepler engel olmadıkça, öncelikle hükümlünün eşini veya yakın hısımlarından birini vasi olarak atar.
05) Yabancı ülkede işlediği suçtan dolayı hüküm giymiş Türk vatandaşı, cezasının infazı için Türkiye’ye nakil talebinde bulunabilir mi?
Yurt dışında hükmü kesinleşmiş Türk vatandaşı hükümlüler, bakiye cezasının ülkemize naklini talep etmeleri halinde ilgili mevzuat ve infaz devleti ile Türkiye arasındaki mevcut sözleşme hükümleri uyarınca nakli gerçekleştirilebilmektedir. Mahkum olan kişinin öncelikle bulunduğu cezaevi müdürlüğüne bir dilekçe ile başvurması gerekmektedir.
06) Hakkında yakalama kararı olan, ancak verilmiş herhangi bir mahkûmiyet kararı bulunmayanların, suçluların iadesi yoluyla Türkiye’ye getirilmesi söz konusu olur mu?
Evet, suçluların iadesi işlemi için kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararının bulunması zorunlu değildir. Soruşturma aşamasında da suçluların iadesi işleminin başlatılması mümkündür. Ayrıca suçlu iadesi için ilgilinin rızası da aranmamaktadır. İşlemler uluslararası yakalama kararı olan ‘kırmızı bülten’ çıkarılmak suretiyle yerine getirilebilmektedir.
07) İddet Müddeti nedir.?
İddet müddeti; Boşanan ve evliliği sona eren T.C. vatandaşı bir kadının yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken 300 günlük süredir. Bu süre kadının hamile olup olmadığının anlaşılması ve doğacak çocuğun nesebinin (soy bağının) karışmaması amacıyka yasal bir zorunluluk olarak belirlenmiştir. İddet müddeti; boşanma davasının kesinleştiği veya eşin ölüm tarihi itibariyle başlar ve 300 gün sonra biter. Temel amacı evliliği sona erdiği dönemde doğacak olan bir çocuğun babasının kim olduğunun kesin olarak belirlenmesini sağlamaktır. 300 günlük iddet müddeti süresi içerisinde çocuk doğarsa çocuğun babası kadının boşandığı eski eşi olarak kabul edilir ve nüfusa öyle yazılır. Kadın şayet iddet müddetini (300 gün) beklemek istemiyorsa doktor testi ve raporu ile hamile olmadığını ispat ederek, dava açıp, mahkemeye başvurarak iddet müddetinin kaldırılmasını talep edebilir.
Bu konuda iki ana sebep vardır: 1) Önceki evliliğinden hamile olmadığını ispat etmesi, 2) Eski eşi ile tekrara evlenmek istemesidir. 300 gün geçtikten sonra kadın mahkeme kararına gerek olmadan yeniden evlenebilir. Bu nedenle boşanan Türk vatandaşı kadınların buna çok dikkat etmesi gerekmektedir. Boşanan erkek Türk vatandaşı için ise herhangi bir işlem yapılması gerekmemektedir. Ayrıca boşanma yabancı ülke makamları tarafından gerçekleştirildi ise yeniden evlenebilmek için yabancı makamın verdiği boşanma kararının Türkiye’de nüfus müdürlüklerinde veya yurt dışındaki T.C. Başkonsolosluklarında tanıtılması gerekmektedir.
08. Kadın kendi soyadı ile kocasının soyadını birlikte kullanabilir mi? Kullanabilirse bunun için nereye müracaat etmesi gerekir?
Türk Medeni Kanunu uyarınca kadın evlenmekle kocanın soyadını alır. Kadının, alacağı koca soyadı önünde, bekârlık soyadını da kullanmak istemesi halinde, evlenme başvurusu sırasında evlendirme memurluğuna yazılı olarak talepte bulunması veya evlenme olayının sonrasında Türkiye’de nüfus müdürlüklerine yurt dışında ise dış temsilciliklerimize müracaat etmesi gerekmektedir. Ayrıca e- devlet üzerinden de bu yönde başvuruda bulunulabilmektedir.
09) Mavi kart sahibi emekliler trafiğe tescil edilmek üzere (MA/MZ) yabancı plakalı araç getirebilir mi?
Hayır, Türkiye gümrük bölgesi dışından emekli mavi kart sahibi kişilerin, trafiğe tescil edilmek üzere yabancı plakalı araç getirmesi mümkün değildir.
10) Yabancı plakalı araçlar Türkiye’de haczedilebilir mi?
Kanunlarımızda haczedilemeyeceği ayrıca ve açıkça belirtilmeyen tüm mal ve haklar haczedilebilmektedir. Yabancı plakalı araç, ithal edilebilir nitelikte (Türk trafik kütüğüne tescil ettirilebilir) bir araç ise, haczedilebilir. Yani Türkiye'de haciz kararı konulabilir. Bu yolla haczedilen araç, gümrük ve diğer vergileri ödenerek araç ithal edilmiş sayılır ve trafik siciline tescil ettirilir; daha sonra da taşınır mal satışı yolu ile icradan satılır. İthal edilmesi mümkün olmayan araçlar haczedilemez.
11) Dini inancı yada vasiyeti üzerine yurt dışında vefat eden ve cesedi yakılan bir kişinin külleri Türkiye'ye getirilebilir mi?
Vefat eden bir kişinin cesedinin Türkiye'de yakılarak defnedilmesi mevzuat gereği mümkün değildir. Ancak; Bununla birlikte cesedi yurt dışında yakılan kişilerin küllerinin ülkemize getirilmesi ve nakli mümkündür. Bu çerçevede, 07.10.2009 tarih ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 29.09.2009 tarih ve 2009/15418 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 102.maddesine istinaden, içinde ölünün kül veya kemiklerinin bulunduğu tabut, vazo vesair kaplar ile bununla birlikte getirilen veya önceden ya da sonradan gönderilen çiçek, çelenk ve bu mahiyetteki eşyalara muafiyet tanınmaktadır.
Sevgi ve saygılarımla.
Viyana. 17.11.2025.mk.

