altmisdortmakbule10 @ gmail.com

Hayat akıp giderken insan çoğu zaman kendini ihmal ediyor. Çevresini düşünmekten, herkese yetişmeye çalışmaktan, “önce başkaları” demekten… Kendimize gelince hep biraz daha sonra diyoruz. Oysa insan, kendine emanet edilmiş bir canı taşıdığını çoğu zaman unutuyor.

Her zaman her şeye yetişmek zorunda değilsiniz. Her zaman güçlü, sabırlı ve iyi görünmek de zorunda değilsiniz. Rabbimiz insanı kusursuz değil, aciz ve muhtaç olarak yaratmıştır. Yorulmanız, daralmanız, bazen yükünüzün ağır gelmesi bu yüzden çok insani bir hâlidir.

Kur’an’da insana, kendisini ihmal etmemesi hatırlatılır. Çünkü bedenimiz de ruhumuz da bize ait değil, bize verilmiş bir emanettir. Emanete iyi bakmak ise kendini tüketerek değil, ölçüyü koruyarak mümkündür. Kendinize gösterdiğiniz özen, aslında Allah’a duyduğunuz saygının da bir göstergesidir.

Bazen bir yudum kahve, bazen sessiz bir yürüyüş, bazen de içten edilen kısa bir dua… Size iyi gelecek olan neyse, bunun için “yarını” beklemeyin. Çünkü yarın bize vaat edilmemiştir; bize verilen tek zaman şimdidir.

Kendinizi ertelemeyin. Dinlenmeyi, durmayı, nefes almayı ihmal etmeyin. Gücünüz yetmediğinde durabilmek de bir kulluk bilincidir. Çünkü insan kendine merhamet ettiğinde, Rabb’inin merhametine de biraz daha yaklaşır.

Allah, hiçbir nefse gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemez.”
(Bakara Suresi, 286)

“Nefsinin senin üzerinde hakkı vardır.”
(Hz. Muhammed ﷺ)

Dua ile,

Makbule YARAR (Altmışdört)