muammer.kelesoglu @ yahoo.com

Değerli dostlar. Gazetecinin, köşe yazarlarının veya çevresinde olup bitenlere karşı sorumluluk taşıyan bir kişinin yapacağı işlerden birisi de gördüğü, duyduğu veya düzeltilmesi gereken olumsuzlukları araştırıp ilgili devlet makamlarına iletmek ve hatırlatmaktır. Bunun yanı sıra bazı durumlarda da devletin gözünden kaçan, varsa yıllardır uygulanan ama eskimiş ve toplumun ihtiyaçlarına hizmet etmeyen, uygulama ve kanunların yerine, yenilenmesi gerektiğini de hatırlatmaktır. Yurt dışında 7 milyona yakın Türk veya Türk kökenli (mavi kartlı) vatandaş yaşamaktadır. Elbetteki bunların günlük yaşantıları içerisinde hem bulundukları ülkeler bakımından, hem de anavatanları Türkiye bakımından olumlu veya olumsuz bir takım sosyal konular, kültürel ve ekonomik konular olduğu kadar, kanunen yerine getirilmesi gereken işleri ve beklentileri de bulunmaktadır. Ben senelerdir elimden geldiği kadar gurbetçilerin bu sorunlarını ve beklentilerini hem kendi sayfamda ve hem de www.Havadis.at gazetesinin sayfalarında paylaşmaya ve duyurmaya çalıştım.

Ayrıca; uzun uğraşlar sonucunda 1) Yurt dışında verilen boşanma kararlarının Türkiye'de dava açmadan, avukat tutmadan, masraf etmeden konsolosluklarda nüfusa kayıt edilmesini,..2) Avusturya vatandaşlığına geçen ailelerin sonradan doğan çocuklarının da nüfusa kayıt edilmesini (mavi kartlılar kütüğü) ve mavi kart alabilmelerini...(eskiden yazılamıyordu). 3) 26.06.2019 tarihinde değişen ve 7179 sayılı askerlik kanununa göre bu tarihten önce bulundukları ülkelerde temel askerlik yapan çifte vatandaşların kabul edilmeyen askerliklerinin medyada duyurarak, Türkiye'de kabul edilmesini sizlerden de aldığım güçle sağladım. Elbetteki bu işler kolay ve çabuk olmadı, uzun zamanlar aldı.

Ama daha yapılacak çok işlerimiz var. Gurbetçi kardeşlerimizin çözüm bekleyen daha bir çok sorunları ve beklentileri var. Son yıllarda gurbetçilerin yararına olumlu hiç bir gelişme yaşanmamıştır. Gurbetçi üzgün ve umudunu yitirmek üzere. Her yıl milyonlarca gurbetçi Anavatana gitmek için gün sayıyor. Bu insanların sesine kulak vermek lazım. 1) Araba ve TÜV sorunu; emekli gurbetçilere arabaları ile 4 yıl Türkiye'de kalma hakkı verildi ama TÜV sorunu çözülmediği için bu yaşlı insanlar her yıl arabaları ile 15 dakikalık bir işlem için, binlerce kilometre, arabanın kayıtlı olduğu ülkeye gelip TÜV almak zorundalar. Bu yaşlı insanlara yazıktır. Bunlara da Türkiye'de geçici mavi plaka verilerek Türkiye'de TÜV almaları ve 4 yıl Türkiye'de kalmaları sağlanabilir. Ya da TürkTÜV'ün bu araçlara TÜV vermesi sağlanabilir. 2) Yabancı emekliler (Alman, ingiliz, Avusturya'lı vs) Türkiye'ye yerleştikleri takdirde yurt dışındaki arabalarını gümrüksüz ve vergisiz olarak Türkiye'ye götürebiliyor ve mavi plaka alarak dilediği kadar Türkiye'de kalabiliyor, hatta satabiliyor ama bizim mavi kartlı vatandaşlarımız bu haktan yararlanamıyor.! 3) Mavi kartlı vatandaşlar Türkiye'ye araba ithalinden de (araba çıkartma) yararlanamıyor, halbu ki kanunda bir değişiklik yapılarak yararlanması sağlanabilir..

4) Mavi kartlı vatandaşlarımız Türkiye'ye kesin dönüş yaptıkları takdirde yurt dışındaki kullanılmış ev eşyalarını vergisiz ve gümrüksüz götüremiyor (Gerçek yabancılar götürebiliyor) 5) 7179 sayılı kanuna göre 26.06.2019 tarihinden sonra bulundukları ülkelerde temel askerliklerini yapan çifte vatandaş gençlerimizin yaptıkları askerlik Türkiye'de kabul edilmemekte, ya 6.500 Euro ödeyip dövizle askerlik yapmaları, ya Türkiye'ye giderek 6 ay askerlik yapmaları ya da yoklama kaçağı olarak aranmamaları için Türk vatandaşlığından çıkarak mavi kart almaları istenmektedir. Bu gurbetçi gençlerimize yapılan en büyük haksızlıktır. Bence çifte vatandaş gençlerimizin bulundukları ülkelerde yaptıkları askerlik eskiden olduğu gibi kabul edilmeli yada dövizle askerlik en fazla 1.000 Euroya indirilerek askerlik yapmış sayılmaları ve gençlerimizin çifte vatandaş olarak kalmaları sağlanmalıdır. Aksi takdirde onbinlerce çifte vatandaşımız yüksek askerlik bedeli yüzünden Türk vatandaşlığından çıkmayı tercih edebilecektir.

Diğer konulara gelince; 6) Avusturya'daki çocuk köylerinde (S.O.S. Kinderdorf) tahminen yüzlerce Türk veya Türk kökenli çocuklarımız ilgi ve destek beklemektedir. Sorunlu anne ve babaların ellerinden alınarak, hiç tanımadığı ve hiç görmediği yabancı insanlara verilen bu çocuklarımızın ne yediği, ne içtiği ve ne öğrettiği bilinmeyen yabancı insanlardan alınarak kendi örf, adet ve geleneklerine uygun Türk kökenli ailelere verilmesinin sağlanması, bu konuda toplantılar yapılarak ''Koruyucu aileler'' bulunması gerekmektedir. 7) Avusturya'daki yaşlı, emekli, bakıma muhtaç ve tek kalmış kimsesiz vatandaşlarımız ve Koruma altına alınan çocuklarımız için Avusturya'da herkesin ulaşabileceği orta bir yerde (Salzburg, Lİnz veya Viyana) Türk ve Avusturya devletinin maddi ve manevi sorumluluğunda (Doktor, bakıcı, vs. giderleri) bir ''Huzurevi ve Çocuk Köyü'' kurulmalı, bu durumdaki insanlarımız böylece kendi örf, adet ve geleneklerine göre yaşamını devam ettirebilmeli, kendi ana dilinde sohbet edebilmeli, TV'sini seyredebilmeli, yemeğini yiyebilmeli, bayramını kutlayabilmelidir.

8. Avusturya'ya yıllarca hizmet eden, burada çocukları, torunları, akrabaları bulunan ve Türkiye'ye kesin dönüş yapan gurbetçilerimiz Türkiye'de 1 yıl kaldıkları takdirde Avusturya'daki oturma izinlerini kaybetmekte, Avusturya'ya gelememekte ve hatta havalimanlarından geri çevrilerek uçağa bile alınmamaktadır. Avusturya'nın kalkınmasına yıllarca emek vermiş bu insanlarımıza yapılan bu uygulama hem bir vefasızlık hem de haksızlıktır, bunun düzeltilmesi gerekmektedir. 9) Uyuşturucuya bulaşmış gençlerimizin tedavi edilmesi konusunda Türkiye-Avusturya arasında bir iş birliği sağlanmalı, gerekirse bu durumdaki gençlerimizin bulundukları ortamdan uzaklaştırılmaları ve tedavileri konusunda terapilerinin Türkiye'deki merkezlerde yapılmasının sağlanması, sosyal aktivitelerinin artırılması, kesin iyileştikten sonra Avusturya'ya geri dönmeleri ve her türlü yardımın sağlanması,

10) Avusturya sağlık kasasından alınan A/TR3 tedavi formları Türkiye'deki hastane, doktor veya diğer sağlık kuruluşlarında sadece ''acil'' durumlarda değil, normal durumlarda da kabul edilmelidir.

11) Türkiye'ye araba ile her girişte 185 gün yurt dışında kalmış olma şartının kaldırılması ve yerine söz verildiği gibi 30 güne indirilmesi beklenmektedir. 12) Avusturya vatandaşları da (mavi kartlılar dahil) bir çok Avrupa ülkesi vatandaşları gibi Türkiye'ye Kimlik Kartı ile girebilmelidir.

Bu yazdıklarımın olmaması mümkün değil, hepsi iki dudak arasında verilecek talimatlarla olması mümkün şeylerdir. Ama ilgilenen, zaman ayıran ve işini severek yapan insanlara ihtiyaç bulunmaktadır.

Sevgi ve saygılarımla. Viyana. 16.02.2026.mk.