muammer.kelesoglu @ yahoo.com

Değerli dostlar. Bugün sizlere yine okurken hoşça vakit geçireceğinize inandığım bazı ilginç deyim ve bilgileri sunmak istiyorum.

Örneğin: 1) Timsah gözyaşları deyimi nereden gelmektedir.?

Gerçekten değil de yalandan üzülmüş, ağlıyormuş görüntüsü yaratmak isteyenlere bazen “Timsah gözyaşı dökme” denir. Bu tâbir, samimi olmayan bir üzüntüyü veya vicdan azabını ifade etmek maksadıyla kullanılır. Anlatılmak istenen, '‘kişinin sahte bir üzüntüyle veya samimi olmayan gözyaşlarıyla hak etmediği bir sempatiyi kazanma isteği’'dir. Timsahlar avlarını hatta yavrularını yerken, ağızlarını çokça açtıklarında, gözlerinden bir sıvı salgılarlar. Gözyaşı gibi görünen bu sıvının aslında üzüntüyle bir ilgisi yoktur. Normalde timsahlar da bazı hayvanlar gibi fizyolojik olarak gözyaşı üretirler ve bu gözyaşları insanlarda veya bazı hayvanlarda olduğu gibi gözyaşı bezlerinin bir salgısıdır. Bu bezler, protein ihtiva eden sıvısını ''membrana nictitans'' denen üçüncü göz kapağının arkasına bırakır. Bu sıvı, gözün kornea tabakasının temizlenmesine ve kayganlaşarak üçüncü göz kapağının göz üzerinde kolayca hareket etmesine vesile olur. Aynı zamanda bu sıvı, gözde bakterilerin üremesini engellemekle vazifelidir.

Hakim, savcı ve avukat cübbelerinde neden düğme ve cep yoktur.?

Yargı 'kamu hizmeti' olduğu için cübbenin cebi yoktur. Yani herhangi bir alış-veriş yoktur. Cübbede düğmenin olmaması ise, yargının kimseden emir almadığı, bağımsız olduğu ve hiç kimsenin önünde cübbe iliklenmesin şeklindedir. Kendine ait şekli ve rengi olan cübbeyi manası ile anlamak gerekir. Cübbede bulunan yeşil kısım hukuk davalarını, kırmızı kısım ise ceza davalarını temsil eder.

Örneğin; Avukat cübbesinin siyah olmasının sebebi, siyah renginin içinde hiç bir rengi bulundurmaması ve yüzyıllardır gelişmiş olan algıda adaleti temsil etmesidir. Bu sebeple örneğin bir avukat cübbesinde siyah rengin ağırlını ve yoğunluğunu rahatlıkla anlayabiliriz. Aslında bütün renkler karıştırıldığında siyah renk elde edilir. Yani renkler -siyah- içinde erimiştir. Siyah renk de cübbede adaleti temsil eder. Yani; her şey adalet içinde erir denilmektedir.

Hakim ve savcıların cübbelerindeki renk farklılıkları baktıkları mahkeme alanına göre farklılık göstermektedir. Ceza mahkemelerindeki hakimler ve savcılar kırmızı; hukuk mahkeme ve mercilerindeki hakimler yeşil; idari yargıdaki hakimler ise gri renkte astara sahip siyah cübbe giyerler. Ayrıca bazı kurum ve kuruluşlardaki memurlar da çeşitli cübbeler kullanırlar. Örneğin; Üniversiteler ve Akademisyenler, Diyanet Mensupları; Diyanet İşleri Başkanı, Müftüler, İmam-Hatipler, belediyelerdeki evlendirme memurlarıdır.

Türk Hava Yolları uçaklarındaki -TK- nedir. ?

TK, Türk Hava Yolları'nın dünyadaki uçuş kodudur. Türk Hava Yolları'nın eski adı ''Türk Kuşu'' dur. Bu nedenle THY uçaklarının uçuş numaraları kısaltılmış 'TK' ile başlar. Türk Hava Yolları'ndaki kırmızı logo ise ''Yaban Kazı''nı temsil eder. THY’nin logosu yaban kazından esinlenerek tasarlanmıştır. Çünkü yaban kazı, birçok canlının nefes bile alamadığı 9 bin metre irtifada kıtalararası uçabildiği için ilham kaynağı olmuş. Logonun doğuşu ise 1959 yılına dayanıyor ve diğer havayollarına göre daha önce gökyüzüne çıkmıştır.

Uçaklardaki Kara Kutu nedir, ne işe yarar?

Kara kutu, uçak kazalarının anlaşılmasına ve bunlardan tecrübe kazanılmasına yardımcı olur. Cihazın ilk kullanımı 1947 yılına dayanır. 1958 yılından sonra ise Sivil Havacılık Kurulu tarafından hava taşıtlarında kullanılması zaruri hale getirilmiştir. Kara kutu, uçakla ilgili her türlü bilgiyi ve konuşmaları depolar. Bunları dış katmanlarının güçlülüğü sayesinde birçok zorlu şarta rağmen günlerce koruyabilir. Yolcu uçakları içerisindeki kara kutular, 90 gün boyunca deniz içerisinden sinyal yollayabilir. Ortalama 5 kilo ağırlığında olan kara kutular, deniz suyu ile etkileşime girdiği an aktif hale gelir ve sinyal yaymaya başlar. Böylece düşen bir uçağın yerini arayan her ekip, onu deniz altında bile bulabilir. Uçağın son 25 saatindeki verileri ile beraber kokpit içerisinde gerçekleşen konuşmaların son 2 saati, cihaz tarafından kayıt altına alınır.

Neden Kapıkule (Kapı-Kule) denilmiştir?

Cumhuriyet yıllarının ilk günlerinde ilk defa 1930 yılında 'Sınır Karakolu' olarak kurulan ''Kapıkule'' 1953 yılında alınan Bakanlar Kurulu kararı ile ' Sınır Kapısı' statüsü aldı. Kapıkule Sınır Kapısı, Türkiye’nin Bulgaristan’a ve bu yolla tüm Avrupa’ya açılan kapısı olup, Dünya'nın ikinci en yoğun ve Avrupa'nın ise en yoğun sınır kapısı konumundadır. D-100 ve Avrupa E-80 yolu üzerinde yer alan Kapıkule, Türkiye'nin doğusunda bulunan ülkelere kargo taşımacılığı için de önemli bir kapıdır. 1960 yılındaki Avrupa'ya işçi göçünden sonra her yıl artan giriş-çıkış nedeniyle hizmet alanı genişletilmiştir.

Sevgi ve saygılarımla.

Viyana.14.08.2026.mk.