21 Eylül Dünya Alzheimer Günü öncesinde, Graz Tıp Üniversitesi’nde (Med Uni Graz) yürütülen Alzheimer araştırmaları dikkat çekiyor. Bilim insanları hastalığın mümkün olduğunca erken teşhis edilmesi, ilerlemesinin yavaşlatılması ve risk faktörlerinin azaltılması için yeni yöntemler üzerinde çalışıyor.
Alzheimer, demansın en yaygın türü olarak biliniyor. Son bilimsel bulgular, beyindeki hastalığa bağlı değişimlerin ilk belirgin hafıza sorunlarından yıllar önce başlayabildiğini gösteriyor.
Med Uni Graz Nöroloji Kliniği Neuropsychologie & Neuroscience bölümünden Marisa Koini, hastalık teşhis edildiğinde beyindeki değişikliklerin çoğu zaman ileri bir aşamaya ulaşmış olabildiğini belirterek araştırmaların erken döneme yoğunlaştığını ifade ediyor.
Kan testleri ve MR üzerinde çalışılıyor
Alzheimer’ın erken dönemde belirlenebilmesi için modern görüntüleme yöntemlerinin yanı sıra kan ve beyin-omurilik sıvısındaki biyobelirteçler ile bilişsel testlerden yararlanılıyor.
Graz’daki araştırmacılar bu yöntemleri daha hassas hale getirmeye çalışıyor. Araştırmalarda ayrıca yaşlanan beyindeki değişimlerle bağlantılı nörofilamentler inceleniyor.
Bilim insanları, Alzheimer açısından önemli beyin bölgelerinden biri olan hipokampusun hacmini daha hassas ölçmeye yönelik bir yöntem de geliştirdi.
Yaşam tarzı da önem taşıyor
Alzheimer riskinde yaş ve genetik faktörlerin yanı sıra değiştirilebilir bazı faktörlerin de rol oynadığı belirtiliyor.
Düzenli fiziksel aktivite, kalp-damar sağlığının korunması, dengeli beslenme, yeterli uyku ve sosyal ilişkilerin sürdürülmesi beyin sağlığı açısından önem taşıyor. Ancak uzmanlar, sağlıklı yaşam tarzının Alzheimer'ı her durumda önleyebileceği anlamına gelmediğini özellikle vurguluyor.
Yeni tedaviler hastalığın seyrini yavaşlatabiliyor
Alzheimer tedavisinde de son yıllarda önemli gelişmeler yaşandı. Graz Üniversitesi Nöroloji Kliniği Hafıza Polikliniği’nde uygun bulunan erken evre Alzheimer hastalarında Lecanemab ve Donanemab gibi anti-amiloid antikor tedavileri uygulanabiliyor.
Bu tedaviler beyindeki amyloid-beta birikimlerini hedefliyor ve uygun hastalarda hastalığın ilerleyişini yavaşlatabiliyor. Tedavi için ayrıntılı teşhis ve yakın tıbbi takip gerekiyor.
Araştırmacıların hedefi Alzheimer’ı tamamen ortadan kaldırmaktan ziyade mevcut bilimsel imkânlarla hastalığı daha erken ve doğru tespit etmek, ilerleyişini mümkün olduğunca yavaşlatmak ve hastaların bağımsız ve kaliteli yaşam süresini uzatmak.
