İnme çoğunlukla ileri yaşlarla ilişkilendirilse de yeni bir araştırma, genç ve orta yaşlı yetişkinlerde de önemli bir artış yaşanabileceğini ortaya koyuyor.
ABD’de Greater Cincinnati ve Northern Kentucky bölgesinde gerçekleştirilen ve bilimsel dergi Neurology’de yayımlanan araştırmada, 20 ile 54 yaş arasındaki kişilerde ilk kez geçirilen 2 binden fazla inme vakası incelendi.
1993/94 ile 2020 arasındaki veriler karşılaştırıldığında, bu yaş grubundaki inme oranının 100 bin kişi-yılı başına 33,9’dan 62,2’ye yükseldiği görüldü.
Buna karşılık daha ileri yaştaki yetişkinlerde aynı dönemde oranın 618,8’den 453’e gerilediği bildirildi.
Gençlerdeki artışın önemli bölümünü damar tıkanıklığı oluşturuyor
Araştırmada genç yetişkinlerde görülen artışın büyük ölçüde iskemik inmelerden kaynaklandığı belirtildi.
İskemik inme, beyni besleyen damarlardan birinin tıkanması sonucunda beynin ilgili bölgesine yeterli kan ve oksijen ulaşamamasıyla meydana geliyor.
İnmede hızlı müdahale büyük önem taşıyor. Çünkü kan akışının kesildiği her dakika beyin dokusunun zarar görme riski artıyor.
Yüksek tansiyon ve diyabete dikkat
Araştırmada genç inme hastalarında zaman içerisinde yüksek tansiyon ve diyabetin daha sık kaydedildiği görüldü. Madde kullanımında da artış tespit edildi.
İnme açısından değiştirilebilir önemli risk faktörleri arasında yüksek tansiyon, diyabet, fazla kilo, kan yağlarındaki bozukluklar ve sigara kullanımı bulunuyor.
Özellikle yüksek tansiyon önemli; çünkü uzun süre herhangi bir belirti vermeden seyredebilir.
Gençlerde farklı nedenler de söz konusu olabilir
Genç yaşta meydana gelen her inmenin arkasında aynı neden bulunmuyor.
Bazı kalp ritim bozuklukları, kalpte doğuştan kalan açıklıklar, kanın pıhtılaşmasını etkileyen rahatsızlıklar veya boyundaki atardamarların duvarında meydana gelen yırtılmalar da gençlerde inmeye yol açabilecek etkenler arasında.
Hamilelik ve doğum sonrasındaki dönem de bazı kişiler açısından özel risk oluşturabiliyor.
Özellikle genç kadınlarda auralı migren de inme riskiyle ilişkilendirilen faktörlerden biri. Ancak auralı migren geçirmek kişinin inme geçirdiği anlamına gelmiyor.
Bu belirtileri hafife almayın
Gençlerde karşılaşılan sorunlardan biri, aniden ortaya çıkan belirtilerin “migren”, “yorgunluk” veya “tansiyon düşmesi” gibi nedenlere bağlanarak önemsenmemesi olabilir.
Oysa şu belirtiler aniden ortaya çıkıyorsa inme ihtimali göz önünde bulundurulmalı: yüzün bir tarafında düşme, bir kol veya bacakta ani güçsüzlük ya da uyuşma, konuşmanın bozulması veya söylenenleri anlamakta güçlük, ani görme bozukluğu, denge kaybı ya da alışılmadık derecede şiddetli ve ani baş ağrısı.
FAST testi hayat kurtarabilir
İnme belirtilerinin hızlı şekilde değerlendirilmesinde FAST yöntemi kullanılabilir:
F – Face (Yüz): Kişiden gülümsemesini isteyin. Yüzün bir tarafı aşağıya doğru sarkıyor mu?
A – Arms (Kollar): İki kolunu aynı anda kaldırmasını isteyin. Kollardan biri düşüyor veya kaldırılamıyor mu?
S – Speech (Konuşma): Basit bir cümleyi tekrar etmesini isteyin. Konuşması bozuk, anlaşılmaz veya normalden farklı mı?
T – Time (Zaman): Bu belirtilerden biri bile varsa zaman kaybetmeden acil yardım çağrılmalı.
Belirtilerin birkaç dakika içerisinde kendiliğinden geçmesi de tehlikenin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Geçici nörolojik belirtiler de acil tıbbi değerlendirme gerektirebilir.
Araştırma bütün dünyayı temsil etmiyor
Araştırmanın önemli bir sınırlaması da bulunuyor. Sonuçlar ABD’nin belirli bir bölgesinden elde edildiği için “dünyanın her yerinde gençlerde inme iki katına çıktı” şeklinde yorumlanamaz.
Bununla birlikte çalışma, inmenin yalnızca yaşlıları ilgilendiren bir hastalık olmadığını ve yüksek tansiyon, diyabet, sigara gibi risk faktörlerinin genç yaşlardan itibaren dikkate alınmasının önemini gösteriyor.
Araştırmada ayrıca 20–54 yaş grubunda inmeden sonraki 30 günlük ölüm oranının yüzde 11,7’den yüzde 9,4’e gerilediği bildirildi.
