30 yılı aşkın süre boyunca 221 binden fazla yetişkinin beslenme alışkanlıklarını inceleyen geniş kapsamlı bir araştırma, fazla tereyağı tüketimi ile erken ölüm riski arasında dikkat çekici bir bağlantı ortaya koydu.

Araştırmaya göre en fazla tereyağı tüketen kişilerde, en az tüketenlere kıyasla ölüm riski yüzde 15 daha yüksek çıktı. Bitkisel yağları daha fazla tüketenlerde ise tam tersi bir sonuç görüldü.

221 binden fazla kişi takip edildi

Araştırmada toplam 221 bin 54 yetişkinin verileri değerlendirildi. Katılımcılar çalışmanın başlangıcında kanser, diyabet veya kalp-damar hastalığı bulunmayan kişilerden seçildi.

Beslenme alışkanlıkları dört yılda bir doldurulan ayrıntılı anketlerle takip edildi. Araştırma süresi bazı katılımcılar için 33 yıla kadar ulaştı.

Bu süre içerisinde toplam 50 bin 932 kişinin hayatını kaybettiği, ölümlerin 12 bin 241’inin kanserden, 11 bin 240’ının ise kalp-damar hastalıklarından kaynaklandığı belirtildi.

Fazla tereyağı tüketenlerde yüzde 15 fark

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri tereyağı tüketiminde ortaya çıktı.

En fazla tereyağı tüketen grupta, en az tüketenlere kıyasla tüm nedenlere bağlı ölüm riski yüzde 15 daha yüksek bulundu.

Buna karşılık bitkisel yağları en fazla tüketen kişilerde, en az tüketenlere göre ölüm riski yüzde 16 daha düşük çıktı.

Ancak araştırmacılar bunun doğrudan “tereyağı yiyenlerin ölüm riski yüzde 15 artıyor” şeklinde yorumlanmaması gerektiğine dikkat çekiyor. Araştırma iki grup arasında istatistiksel bir bağlantı ortaya koyuyor, doğrudan neden-sonuç ilişkisini kanıtlamıyor.

Tereyağı yerine bitkisel yağ

Araştırmacılar tereyağının bir bölümünün bitkisel yağlarla değiştirilmesinin olası etkilerini de hesapladı.

Günlük 10 gram tereyağının aynı miktarda bitkisel yağla değiştirilmesi, toplam ölüm riskinin yaklaşık yüzde 17 daha düşük olmasıyla ilişkilendirildi.

Özellikle zeytinyağı, kanola yağı ve soya yağı tüketiminin daha düşük ölüm riskiyle bağlantılı olduğu görüldü.

Neden bitkisel yağlar?

Tereyağında doymuş yağ oranı yüksek. Doymuş yağların fazla tüketilmesi kandaki LDL, yani halk arasında “kötü kolesterol” olarak bilinen kolesterol seviyesinin yükselmesine katkıda bulunabiliyor.

Zeytinyağı ve diğer bazı bitkisel yağlar ise doymamış yağ asitleri açısından daha zengin. Bu nedenle uzmanlar genel olarak doymuş yağların yerine doymamış yağların tercih edilmesini öneriyor.

Tereyağını tamamen bırakmak gerekmiyor

Araştırmanın sonuçları tereyağının tamamen beslenmeden çıkarılması gerektiği anlamına gelmiyor.

Araştırmacıların dikkat çektiği temel nokta, günlük beslenmede kullanılan tereyağının bir bölümünü bitkisel yağlarla değiştirmenin uzun vadede sağlık açısından avantaj sağlayabileceği.

Yani mesele tek başına tereyağı tüketmekten ziyade ne kadar tüketildiği ve yerine hangi yağların tercih edildiği.

Araştırmanın sınırlamaları da var

Çalışmanın önemli bir ayrıntısı ise araştırmanın gözlemsel olması. Bu nedenle tereyağının doğrudan erken ölüme yol açtığını söylemek mümkün değil.

Beslenme bilgilerinin katılımcıların kendi beyanlarına dayanması da hata payı oluşturabiliyor. Ayrıca daha fazla bitkisel yağ tüketen kişilerin genel olarak daha sağlıklı beslenmesi, daha fazla hareket etmesi veya farklı yaşam alışkanlıklarına sahip olması da sonuçları etkileyebilir.

Araştırmacılar yaş, kilo, sigara ve alkol kullanımı, fiziksel aktivite, yüksek tansiyon ve kolesterol gibi birçok etkeni hesaba katmış olsa da tüm farklılıkların tamamen ortadan kaldırılması mümkün değil.

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.