Avusturya’da doğan veya çocuk yaşta bu ülkeye gelerek hayatının büyük bölümünü burada geçiren Türkiye kökenliler için Türkiye çoğu zaman yalnızca bir tatil ülkesi değil. Aile bağları, memleket, sahip olunan ev veya arsalar ve yıllardır yapılan yatırımlar nedeniyle Türkiye ile güçlü bir bağ devam ediyor.
Özellikle ilerleyen yaşlarda ise aynı soru daha sık soruluyor: Avusturya’da geçen onlarca yılın ardından Türkiye’ye yerleşmek gerçekten mümkün mü?
Hukuki açıdan Türk vatandaşlığı bulunan kişiler için Türkiye’ye yerleşmenin önünde genel olarak bir engel bulunmuyor. Ancak hayatın tamamını veya büyük bölümünü Avusturya'da geçirmiş birinin karşılaşacağı asıl mesele resmi işlemlerden çok günlük yaşam koşullarındaki değişiklikler olabilir.

Tatilde Türkiye başka, sürekli yaşamak başka
Her yıl birkaç haftalığına Türkiye’ye gidenler için memleket çoğunlukla tatil, aile ziyaretleri, deniz, güneş ve sosyal yaşamla özdeşleşiyor.
Ancak Türkiye’de 12 ay boyunca yaşamak farklı bir tablo ortaya çıkarıyor.
Elektrik ve su faturalarından sağlık hizmetlerine, trafikten resmi işlemlere, alışverişten komşuluk ilişkilerine kadar günlük hayatın bütün sorumlulukları devreye giriyor.
Bu nedenle yaz tatilinde Türkiye’de çok rahat ve mutlu olan bir kişinin, kesin dönüş yaptıktan sonra aynı duyguyu yaşayacağının garantisi bulunmuyor.
Avusturya’nın düzenine alışmak önemli bir etken
Avusturya’da doğup büyüyen kişiler farkında olmasalar bile ülkedeki sisteme ve günlük yaşam biçimine güçlü şekilde alışabiliyor.
Resmi kurumların çalışma biçimi, sağlık sistemi, sosyal güvence, trafik düzeni, çalışma hayatı ve belediye hizmetleri yıllar içerisinde kişinin normal kabul ettiği standartlara dönüşüyor.
Türkiye’ye kesin dönüş yapıldığında ise bazı alışkanlıkların yeniden şekillenmesi gerekebiliyor.
Öte yandan Türkiye'nin de Avusturya'ya kıyasla avantaj olarak görülebilecek yönleri bulunuyor. Daha hareketli sosyal yaşam, aile ve akrabalara yakınlık, iklim, yemek kültürü ve bazı bölgelerde daha canlı komşuluk ilişkileri Türkiye'yi özellikle ilerleyen yaşlarda cazip hale getirebiliyor.
En önemli konulardan biri gelir
Türkiye’ye dönüş kararında ekonomik durum belirleyici faktörlerden biri.
Avusturya’dan emekli maaşı veya başka düzenli euro geliri bulunan bir kişinin Türkiye’deki yaşam koşulları ile Türkiye’de çalışarak TL üzerinden geçinmesi gereken bir kişinin şartları aynı değil.
Özellikle Türkiye’de kendisine ait evi bulunan, kira ödemeyen ve düzenli euro geliri elde eden kişiler açısından kesin dönüş ekonomik olarak daha kolay olabilir.
Çalışma çağında Türkiye’ye taşınmayı düşünenlerin ise maaşlar, çalışma şartları, sosyal haklar ve yaşam maliyetlerini çok daha ayrıntılı değerlendirmesi gerekiyor.
Sağlık sistemi ilerleyen yaşlarda daha önemli hale geliyor
Kesin dönüş kararında genç yaşlarda fazla önemsenmeyen sağlık hizmetleri, ilerleyen yaşlarda kararın en önemli unsurlarından biri haline gelebiliyor.
Avusturya'da uzun yıllar yaşayan bir kişinin mevcut sağlık sigortası, emeklilik hakları ve Türkiye’de sağlık hizmetlerinden hangi şartlarda yararlanabileceğini taşınmadan önce ayrıntılı biçimde araştırması gerekiyor.
Özellikle düzenli tedavi veya ilaç kullanımı gereken durumlarda sağlık hizmetlerine erişim, hastane seçimi ve sigorta kapsamı önceden netleştirilmeli.
Çocuklar ve torunlar Avusturya’daysa dönüş zorlaşabiliyor
Kesin dönüşün yalnızca ekonomik değil, ailevi bir boyutu da bulunuyor.
Birinci kuşak için Türkiye’ye dönmek “memlekete dönmek” anlamına gelirken, Avusturya’da doğmuş sonraki kuşaklar açısından durum farklı olabiliyor.
Çocukların, torunların ve yakın sosyal çevrenin Avusturya’da bulunması, Türkiye’ye kesin dönüş yapan kişilerin bir süre sonra Avusturya’yı özlemesine neden olabiliyor.
Bu nedenle bazı kişiler kesin dönüş yerine yılın belirli bölümünü Türkiye’de, kalan bölümünü Avusturya’da geçirmeyi tercih ediyor.
Emeklilikte dönüş daha kolay olabilir
Çalışma hayatını tamamlamış kişiler açısından Türkiye’ye yerleşmek daha uygulanabilir bir seçenek olabilir.
Avusturya'dan düzenli emekli maaşı alan ve Türkiye’de konutu bulunan bir kişinin çalışmak zorunda olmaması, kesin dönüşün önündeki önemli ekonomik sorunlardan bazılarını ortadan kaldırabilir.
Ancak burada da sağlık hizmetleri, aile bağları, vergi ve sosyal güvenlik konuları ile Avusturya’daki mevcut hakların nasıl etkileneceğinin önceden araştırılması gerekiyor.
Kesin dönüşten önce birkaç aylık deneme
Uzun yıllar Avusturya’da yaşayanlar açısından en önemli seçeneklerden biri, bütün bağları koparmadan önce Türkiye’de uzun süreli bir yaşam denemesi yapmak olabilir.
Birkaç haftalık yaz tatili yerine üç veya altı ay boyunca düşünülen şehirde normal bir hayat sürmek, gerçek koşulları görme imkânı sağlayabilir.
Bu süreçte yalnızca gezmek ve tatil yapmak yerine alışveriş, faturalar, sağlık hizmetleri, ulaşım, resmi işlemler ve günlük hayatın diğer yönlerini deneyimlemek daha sağlıklı bir değerlendirme yapılmasına yardımcı olabilir.
Sonuç olarak Avusturya’da doğup büyüyen birinin Türkiye’de yaşaması elbette mümkün. Ancak başarılı bir kesin dönüşün yalnızca Türkiye sevgisine veya memleket özlemine değil; ekonomik güvenceye, aile durumuna, sağlık hizmetlerine ve kişinin hangi yaşam biçiminde kendisini daha rahat hissettiğine bağlı olduğu görülüyor.
Bazıları için Türkiye’ye dönüş yıllardır beklenen yeni bir başlangıç olabilirken, bazıları için iki ülke arasında yaşamaya devam etmek daha uygun bir seçenek olabilir.
