info @ havadis.at

Bir ev, arsa, tarla, araba yada bir traktör alıp memleketime geri dönerim denilen yılların üzerinden neredeyse 70 yıl geçti. Aslında yukarıda saydıklarımın hepsi alındı, çocuklar büyüdü, torunlar bile büyüdü ama geri dönen olmadı. Hatta bu arada memlekete geri dönenlerden bile uyum sağlayamadığından dolayı yıllar sonra Avrupa'ya geri döneneler de oldu. Sorunlar ise hiç bitmedi ! Avrupa'daki ilk yıllarda karşılaşılan dil, konut, uyum, ulaşım, eş ve çocuk daveti sorunlarının yerini yıllar sonra çocukların okul, eğitim, iş, meslek, evlilik, boşanma, velayet, resmi makamlarca ellerinden alınıp-koruma altına alınan çocuklar, uyuşturucu yada kriminal olaylara karışan çocuklar, yaşlılık, hastalık, yalnızlık, kalacak bir yer, huzurevi, bakımevi gibi sorunlar aldı.


Gurbetçi her zaman Türkiye'deki akrabalarının sosyal sigortası, döviz bürosu;

sahtekar müteahhitlerin, kooperatiflerin, devre mülk şirketlerinin, banker, holding ve kötü niyetli insanların hedefi olmuş ve iyi niyetleri nedeniyle yıllarca sömürülmüştür. Kimi zaman yaşadığı ülkede yabancı düşmanlığı ve İslamofobi olayları ile karşılaşmış, camilerine, derneklerine, mezarlarına ve arabalarına çirkin saldırılar olmuş, oturdukları evlerle çoluk-çocuk birlikte yakılmış ve can vermiştir. Kimi zaman ise yaşadığı ülkenin resmi makamları ile sorunlar yaşamış, eş ve çocuklarını, akrabalarını yanına getirememiş, önüne ev, dil, maaş, sınav ve vize gibi çeşitli sorunlar çıkartılmıştır. Yaşadığı ülkenin kalkınmasına en büyük katkısı olan gurbetçi kendisini ve ömrünü feda etmiş ama karşılığında bir vefa görmemiştir.
Diğer taraftan ise Türkiye'deki katı ve anlayışsız bürokratlar nedeniyle pasaport, askerlik, vatandaşlık, pembe kart, mavi kart, nüfus olayları, yurt dışında verilen mahkeme kararlarının tanınması, tanıma ve tenfiz olayları gibi konularda yıllarca ve sürekli sorunlar yaşamıştır. İlk yıllarda en fazla 3 veya 5 yıllık verilen pasaportlar sonunda 10 yıla çıkartılmış, dövizle askerlik kimi zaman 10 bin Euroya çıkartılmış, kimi zaman ise 1.000 Euroya düşürülmüş, şu anda tekrar 5.000 Euro'ya yükseltilmiştir. Pembe kart zamanında boşanan bayanlar boşandıktan sonra bile yıllarca boşandığı erkeğin soyadını pembe kartında taşımak zorunda bırakılmış, Yeni mavi kart kütüğü kurularak bu hatadan dönülmüştür. Yurt dışındaki mahkemelerce verilen boşanma kararlarının nüfus kayıtlarına yazılması ise büyük uğraşlar sonucunda avukat tayin etmeden ve Türkiye'de dava açmadan konsolosluklarda nüfusa yazılması sağlanmıştır. (Bu son iki konunun kabul edilmesi için şahsen en az 5 yıl mücadele ettim)


Bütün bunları neden anlattım.

'Konsoloslukta çalışırken gelen vatandaşların şikayetlerini bir defterime not eder ve görevim olmadığı halde empati yapar, çözülmesi için en kısa zamanda ilgili makamlara yazarak veya telefonla anlatırdım. Çünkü Ankara'daki bürokrat bunları bilmez, bilemez. Dünyanın her tarafına dağılmış 7 milyon vatandaşımızın sorunları yaşadıklara ülkelere göre değişiktir. Ama bu sorunları ve şikayetleri takip etmek ve neticelendirmek önemlidir. Sürekli yazdığım ve takip ettiğim bazı sorunları belki ilgili bir makamlar okur diye tekrar yazıyorum.


1) Avrupa'da 40 yıl çalışmış, emekli olmuş, bu ülkeye hizmet etmiş ve Türkiye'ye dönmüş bir vatandaşımız Türkiye'de 1 yıldan fazla süre ile kaldığı takdirde vizesi otomatikman iptal olmakta, havaalanından geri çevrilmektedir. Bu konuda karayolu ile geldikleri takdirde tespit edilenlere ise 24 saat içerisinde ülkeyi terk etmesi gerektiğine dair belge imzalatılmaktadır. Bu durumda olan vatandaşlarımız çocuklarını, torunlarını ve yakınlarını görmeye bile gelememektedir. Bu vefasızlık giderilmelidir.


2) Türkiye'de bir ev kiralayan veya satın alan bir Alman veya başka bir yabancı ülke emeklisi ülkesinde üzerine kayıtlı arabayı Türkiye'ye getirebilmekte ve mavi plaka alarak kullanabilmektedir. Hatta isterse Türkiyedeki bir yabancıya satabilmektedir. Bu kişiler istedikleri takdirde yurt dışındaki ev eşyalarını bile vergisiz ve gümrüksüz olarak Türkiye'ye götürebilmektedir. Ama bu haktan ve bu kanundan yurt dışında yaşayan ve emekli olmuş mavi kartlı vatandaşlar yararlanamamaktadır. Neden bu hak, Alman'a veya bir yabancıya var da Türk'e yok? Nedir bu yabancı hayranlığı! Ülkesine en az 40 yıl döviz desteği olmuş emekliye yıllarca kullandığı arabasını Türkiye'ye götürmesine neden izin verilmez.?


3) 26.06.2019 tarihinde çıkan bir kanun ile yurt dışındaki çifte vatandaş gençlerimizin bulundukları ülkelerde yaptıkları askerlik artık Türkiye'de kabul edilmemekte ve Türkiye'de ya 6 ay temel askerlik, ya dövizle askerlik yada Türk vatandaşlığından çıkmaları gerektiği, aksi takdirde yoklama kaçağı olarak aranacaklarından dolayı para cezası ile karşılaşacağı söylenmektedir. Bu durumda askerlik bedelini ödeyemeyecek durumda olan ve bulundukları ülkelerde askerlik yapan çoğu çifte vatandaş gençlerin vatandaşlıktan çıkacağı tahmin edilmektedir. Oysa ki Türk vatandaşlığına geçmek isteyen bir yabancının ülkesinde yaptığı askerlik kabul edilmektedir.


4) Dövizle askerlik en kısa zamanda 1.000 Euro'ya tekrar indirilmelidir.


5) Son günlerde yurt dışındaki araçların Türkiye'de 4 yıl kalabilmesi için çalışma olduğu söylenmektedir. 10 yıl kalması bile mümkün olsa Avusturya 5 yaşından büyük arabalara her yıl -1 senelik- TÜV verdiğinden dolayı emekli vatandaşlarımız her yıl Avusturya'ya arabaları ile gelerek TÜV almak zorundadırlar. Bence ya TÜRK/TÜV yabancı plakalı araçlara Tüv verebilmeli yada ÖAMTC/ ARBÖ/ ADAC gibi kuruluşlar Türkiye'de şube açabilmeli veya yabancı ülkeler bu yetkiyi Türk/Tüv'e verebilmelidir.


6) Avrupa'da çalışmaya gelmeden önce Türkiye'de 12 veya 18 ay temel askerlik yapanların emeklilik sırasında askerlik borçlanmasını devlet karşılamalıdır.


7) Avusturya sağlık kasasından alınan A/TR3 tedavi formları Türkiye'deki hastane, doktor veya diğer sağlık kuruluşlarında sadece acil durumlarda değil, normal durumlarda da kabul edilmelidir.


Sorun ve şikayetlerinizi yazmaya devam edeceğim.

Sevgi ve saygılarımla.

Muammer Keleşoğlu

Viyana.28.11.2023