“Yapay zekâ benim işimi elimden alacak mı?” sorusu, teknolojideki hızlı gelişmeyle birlikte milyonlarca çalışanın gündeminde. Ancak güncel araştırmalar, değişimin şimdilik mesleklerin tamamen ortadan kalkmasından çok, mesleklerin içindeki belirli görevlerin yapay zekâya devredilmesi şeklinde ilerlediğini gösteriyor.
Bir muhasebecinin işi yalnızca rakamlarla uğraşmaktan ibaret değil. Müşterilerle iletişim kuruyor, özel durumları değerlendiriyor, bilgi araştırıyor ve karar veriyor. Benzer şekilde bir ustanın işi de yalnızca fiziksel çalışmadan oluşmuyor; planlama, malzeme siparişi, teklif hazırlama ve belgelendirme gibi görevleri de kapsıyor.
Bu nedenle yapay zekânın etkisini “hangi meslek yok olacak?” sorusundan çok, “hangi görevler yapay zekâ tarafından yapılabilir?” sorusuyla değerlendirmek gerekiyor.
Çalışanların yüzde 52’si yapay zekâ kullanıyor
Avrupa Merkez Bankasının (ECB) yaklaşık 20 bin kişiyle gerçekleştirdiği tüketici beklentileri araştırmasının sonuçları, yapay zekânın iş hayatına ne kadar hızlı girdiğini ortaya koyuyor.
2024 yılında çalışanların yüzde 26’sı işlerinde yapay zekâ kullandığını belirtirken, bu oran 2025’te yüzde 41’e, 2026’da ise yüzde 52’ye yükseldi.
Böylece iş hayatında yapay zekâ kullanımı iki yıl içerisinde yaklaşık iki katına çıktı.
Yapay zekâ kullanan çalışanlar bunu ortalama olarak haftada yaklaşık üç gün kullanıyor.
Haftada yaklaşık üç saat kazandırıyor
Araştırmadaki dikkat çekici sonuçlardan biri de zaman tasarrufu.
Yapay zekâ kullanan ortalama bir çalışan, teknoloji sayesinde haftada yaklaşık üç saat çalışma süresi kazandığını belirtiyor. Bu, kullanıcıların ortalama çalışma sürelerinin yaklaşık yüzde 7,7’sine karşılık geliyor.
Ancak ECB, bu rakamın doğrudan ekonominin yüzde 7,7 daha verimli hale geldiği şeklinde yorumlanamayacağı konusunda uyarıyor. Çünkü herkes yapay zekâ kullanmıyor ve kazanılan zaman her zaman ek üretime dönüşmüyor.
En çok hangi işler etkileniyor?
Yapay zekânın sağladığı zaman tasarrufu yapılan işe göre önemli ölçüde değişiyor.
Özellikle yazılım geliştirme, veri analizi ve tekrarlanan görevlerin otomatikleştirilmesinde yüksek zaman tasarrufu bildiriliyor.
Yapay zekâ aynı zamanda şu alanlarda giderek daha fazla kullanılıyor:
- Bilgi ve kaynak araştırma
- Metin hazırlama ve düzenleme
- Belgeleri karşılaştırma ve özetleme
- Tabloları ve verileri analiz etme
- Standart yanıtlar hazırlama
- Verileri sınıflandırma
Örneğin yapay zekâ bir toplantıyı özetleyebilir, ilk metin taslağını hazırlayabilir veya müşteri geri bildirimlerini gruplandırabilir. Ancak stratejik karar vermek, karmaşık insan ilişkilerini yönetmek ve alınan kararların sorumluluğunu taşımak hâlâ farklı beceriler gerektiriyor.
Avusturya’da şirketlerin yüzde 30’u kullanıyor
Yapay zekânın etkileri Avusturya’da da giderek daha fazla hissediliyor.
Avusturya İstatistik Kurumunun verilerine göre en az on çalışanı bulunan Avusturyalı şirketlerin yüzde 30’u yapay zekâ teknolojilerinden yararlanıyor. Bu oran yüzde 20 seviyesindeki Avrupa Birliği ortalamasının üzerinde.
Ancak diğer tarafta önemli bir kesim bulunuyor. Henüz yapay zekâ kullanmayan Avusturyalı şirketlerin yüzde 77’sinin bu teknolojiyi kullanmayı şimdiye kadar hiç değerlendirmediği belirtiliyor.
Yeni bir beceri farkı ortaya çıkıyor
Yapay zekâ kullanımında çalışanlar arasında da önemli farklılıklar bulunuyor.
Yüksek eğitim seviyesine sahip çalışanların yüzde 61’i iş hayatında yapay zekâ kullandığını bildirirken, daha düşük eğitim seviyesine sahip gruplarda bu oran yüzde 37.
Genç çalışanların yapay zekâ kullanımı da ileri yaştaki çalışanlara göre daha yüksek.
Bu durum gelecekte aynı mesleği yapan iki kişinin verimliliği arasında önemli farklar oluşabileceğine işaret ediyor. Fark yalnızca mesleki bilgiden değil, yapay zekâyı günlük iş süreçlerine ne kadar doğru dahil edebildiklerinden de kaynaklanabilir.
“Yapay zekâ bütün işleri yok edecek” verilerle doğrulanmış değil
ECB’ye göre şu ana kadar şirket düzeyindeki veriler, yapay zekânın toplam istihdamda düşüşe yol açtığını göstermiyor.
Bu, gelecekte bazı işlerin ortadan kalkmayacağı veya mesleklerin büyük değişimler yaşamayacağı anlamına gelmiyor. Ancak mevcut veriler, iş dünyasında yaşanan dönüşümün “yapay zekâ insanların işlerini tamamen elinden alıyor” şeklindeki basit bir tabloya indirgenemeyeceğini gösteriyor.
Asıl değişim şimdilik mesleklerin içinde yaşanıyor: Tekrarlanan, dijital ortamda gerçekleştirilen ve fazla insan değerlendirmesi gerektirmeyen görevler giderek daha fazla yapay zekâya devrediliyor.
Bu nedenle geleceğin çalışanları açısından temel soru yalnızca “Yapay zekâ benim mesleğimi ortadan kaldıracak mı?” değil; aynı zamanda “Benimle aynı işi yapan biri yapay zekâyı iyi kullanırsa, hangi işleri benden daha hızlı ve verimli yapabilir?” sorusu olacak.
