Tropikal Pasifik Okyanusu’ndaki hızlı ısınma, iklim araştırmacılarının dikkatini yeniden El Niño’ya çevirdi. Önümüzdeki dönemde son derece güçlü bir El Niño oluşabileceği öne sürülürken, bazı tahminlerde bunun kamuoyunda “Godzilla El Niño” olarak adlandırılan sıra dışı derecede güçlü bir seviyeye ulaşabileceği belirtiliyor.
Ancak uzmanlar, bunun henüz kesinleşmiş bir tahmin olmadığının ve gelişmelerin önümüzdeki aylarda daha net görülebileceğinin altını çiziyor.
“Godzilla El Niño” ne anlama geliyor?
Pasifik Okyanusu’nun belirli bölgelerinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin yaklaşık 2 derece üzerine çıkması durumunda çok güçlü bir El Niño’dan söz ediliyor. Isınmanın yaklaşık 2,5 derece veya üzerine ulaşması halinde ise bazı çevrelerde “Mega El Niño” veya daha çarpıcı bir ifadeyle “Godzilla El Niño” tanımlaması kullanılıyor.
Beklentiler gerçekleşirse 2026-2027 dönemindeki El Niño’nun oldukça güçlü olabileceği ve etkilerinin 2027 ilkbaharına kadar devam edebileceği öne sürülüyor.
Avrupa’da aşırı sıcaklar görülebilir
El Niño’nun Avrupa üzerindeki etkisi, Asya ve Amerika’nın bazı bölgelerindeki kadar doğrudan değil. Pasifik’te başlayan değişimin Avrupa hava koşullarına yansıması, Atlantik ve atmosferdeki hava akımlarının nasıl şekilleneceğine bağlı.
Çok güçlü bir El Niño’nun küresel sıcaklıkları artırıcı etkisi, iklim değişikliğinin mevcut etkileriyle birleştiğinde Avrupa’da daha şiddetli sıcak hava dalgalarının görülme ihtimalini artırabilir.
Özellikle Güney Avrupa ve Orta Avrupa’nın bazı bölgelerinde uzun süreli sıcaklıklar ve kurak dönemler yaşanması olası senaryolar arasında gösteriliyor.
Kışın tam tersi de yaşanabilir
El Niño, Avrupa için yalnızca sıcak hava anlamına gelmiyor. Atmosferdeki büyük ölçekli hava akımlarının değişmesi, bazı dönemlerde alışılmışın dışında soğuk hava koşullarının oluşmasına da katkıda bulunabilir.
Bu nedenle Orta Avrupa’da kış aylarında zaman zaman daha sert soğukların görülmesi ihtimali de göz ardı edilmiyor.
Avrupa için aylar öncesinden “çok sıcak bir kış” veya “çok soğuk bir kış” şeklinde kesin bir sonuç çıkarmak bu nedenle mümkün değil.
2027 rekor sıcaklığa ulaşabilir mi?
Güçlü bir El Niño’nun küresel sıcaklıklar üzerinde de önemli etkileri olabilir. Bazı iklim araştırmacıları, güçlü bir El Niño ile uzun vadeli küresel ısınmanın birleşmesi halinde 2027’nin ölçümlerin başlamasından bu yana en sıcak yıllardan biri, hatta en sıcak yıl olabileceğini değerlendiriyor.
Ancak bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceği El Niño’nun ne kadar güçleneceğine ve diğer küresel iklim koşullarına bağlı olacak.
Dünyanın farklı bölgelerinde farklı sonuçlar
Çok güçlü bir El Niño’nun etkileri Avrupa’yla sınırlı kalmayabilir. Güneydoğu Asya’da kuraklık ve orman yangını tehlikesinin artması, Güney Amerika’nın Pasifik kıyılarında şiddetli yağış ve sellerin görülmesi, Hindistan’daki yaz musonlarının zayıflaması gibi riskler bulunuyor.
Bazı bölgelerde tropikal fırtına ve tayfunların oluşumu da değişebilir.
Gıda fiyatlarına kadar yansıyabilir
El Niño’nun sonuçları yalnızca hava durumuyla sınırlı değil. Önemli tarım bölgelerinde meydana gelebilecek kuraklık, sel veya aşırı sıcaklar ürün kayıplarına neden olabilir.
Bu durum dünya genelinde bazı gıda ürünlerinin fiyatlarını artırabilir. Tedarik zincirlerinde yaşanabilecek sorunlar ve aşırı hava olaylarının enerji sektörüne verebileceği zararlar da ekonomik sonuçlar doğurabilir.
Dolayısıyla Avrupa, hava koşullarından doğrudan güçlü biçimde etkilenmese bile küresel ticaret ve fiyatlar üzerinden El Niño’nun sonuçlarını hissedebilir.
Henüz kesinleşmiş değil
“Godzilla El Niño geliyor” şeklinde kesin bir ifade kullanmak için henüz erken. Şu aşamada söz konusu olan, Pasifik’teki gelişmelere bağlı olası ve güçlü bir senaryo.
Önümüzdeki aylarda Pasifik Okyanusu’ndaki sıcaklıkların seyri, atmosferin buna vereceği tepki ve El Niño’nun gerçek gücü daha net ortaya çıkacak.
