Alpler’in en önemli arkeolojik keşiflerinden biri olan Ötzi, bulunduğu günden 35 yıl sonra bile bilim dünyasına yeni bilgiler sunmaya devam ediyor.
1991 yılında Güney Tirol tarafındaki Ötztal Alpleri’nde bulunan buz mumyası üzerinde bugüne kadar çok sayıda araştırma gerçekleştirildi. Ancak Bolzano’daki Eurac Mumya Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Frank Maixner’e göre araştırmalar henüz tamamlanmış değil.
Bilim insanları bundan sonraki çalışmalarda Ötzi’nin genetik özelliklerinin yanı sıra o dönemin doğası, hayvanları, beslenme biçimi ve hastalıkları hakkında daha ayrıntılı bilgiler elde etmeyi hedefliyor.
Ötzi ölmeden önce ne yedi?
Ötzi’nin midesinde bulunan kalıntılar sayesinde ölümünden önce ne yediği büyük ölçüde biliniyor.
Araştırmalara göre son öğününde dağ keçisi eti bulunuyordu. Ancak bilim insanları mevcut örneklerden çok daha ayrıntılı bilgiler çıkarılabileceğini düşünüyor.
Gelişen genetik yöntemlerle yiyeceklerin genomlarının incelenmesi, örneğin binlerce yıl önce bölgede yetiştirilen tahılların geçmişinin araştırılmasına yardımcı olabilir.
5.300 yıl önce Alpler nasıldı?
Ötzi’nin son yemeğindeki dağ keçisi kalıntıları yalnızca onun beslenmesi hakkında bilgi vermiyor. Bunlar aynı zamanda dönemin biyolojik çeşitliliğinin yeniden oluşturulmasına da katkı sağlayabiliyor.
Yeni ve daha hassas mikro örnekleme yöntemleri sayesinde araştırmacılar, farklı bölgeler ve ekolojik koşullar arasındaki ayrıntıları çok daha net biçimde inceleyebiliyor.
Böylece Ötzi, tek bir insanın yaşam öyküsünün ötesinde, 5.300 yıl önce Alpler’de yaşamın nasıl olduğuna açılan bir pencereye dönüşüyor.
Hangi hastalıkları geçirdiği ortaya çıkabilir
Araştırmacıların üzerinde durduğu önemli konulardan biri de Ötzi’nin antikor profili.
Bu alandaki daha ayrıntılı incelemeler, Ötzi’nin yaşamı boyunca hangi hastalıklarla karşılaştığına ve bağışıklık sisteminin bunlara nasıl tepki verdiğine ilişkin ipuçları sağlayabilir.
Böylece araştırmalar yalnızca ölümünden önceki son saatlerini değil, Ötzi’nin tüm yaşamını daha ayrıntılı şekilde ortaya koyabilir.
Ötzi’ye zarar vermeden araştırmak istiyorlar
Bilim insanları açısından önemli bir başka konu ise mumyanın korunması.
Frank Maixner, yeni bilgiler elde etmek için alınacak her örneğin gerçekten gerekli olup olmadığının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Çünkü amaç, Ötzi’nin gelecek nesiller için de korunması.
Bu nedenle örneklemeler mümkün olduğunca az müdahaleyle gerçekleştiriliyor. Üstelik her yeni araştırma için mumyadan yeni parça alınması da gerekmiyor.
Bilim dünyasında sürekli artan karşılaştırmalı veriler sayesinde yıllar önce Ötzi’den elde edilen mevcut veriler yeniden analiz edilerek bile yeni sonuçlara ulaşılabiliyor.
Araştırmalar onlarca yıl daha sürebilir
Genetik araştırmalar Ötzi’nin ataları konusunda da dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. İncelenen genom verileri, Anadolu kökenli atalara işaret ediyor.
Maixner’e göre hem Ötzi’nin genetiği hem de yaşadığı döneme ilişkin çevresel ve biyolojik araştırmalar bilim dünyasını daha uzun süre meşgul edecek.
35 yıldır araştırılan Ötzi’nin sırlarının tamamen çözülmesi için daha onlarca yıl gerekebilir.
