Alman otomotiv sektöründe yaşanan sıkıntılar, sanayi ağırlıklı ekonomisi ve otomotiv sektörüne yönelik üretimiyle öne çıkan Vorarlberg’i de etkiliyor. Özellikle Volkswagen’de yaşanan gelişmeler, Alman otomobil üreticilerine parça ve sistem sağlayan Vorarlbergli şirketler açısından yakından takip ediliyor.

Volkswagen’in dünya genelinde önümüzdeki dört yıl içerisinde yaklaşık 100 bin kişilik istihdamı azaltmasının beklendiği belirtiliyor. Üretimdeki yavaşlama, Vorarlberg’de faaliyet gösteren otomotiv yan sanayi şirketleri üzerinde de baskı oluşturuyor.

“Kriz değil, dönüşüm sürecindeyiz”

Dornbirn merkezli otomotiv tedarikçisi Henn’in yöneticisi Martin Ohneberg, mevcut durumu yalnızca bir kriz olarak değerlendirmiyor.

Ohneberg, otomotiv sektörünün kapsamlı bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, “Bence hâlâ başlangıç aşamasındayız. Bir dönüşüm içerisindeyiz, kriz içerisinde değiliz” değerlendirmesinde bulundu.

Ohneberg’e göre krizler bir süre sonra sona erebilirken, dönüşüm şirketlerin ve siyasetin harekete geçmesini gerektiriyor.

Avrupa’daki şirketlerin rekabet koşulları ve yüksek üretim maliyetleri nedeniyle dezavantajlı durumda olduğunu savunan Ohneberg, Volkswagen’in de yeni şartlara uyum sağlamak zorunda olduğunu ifade etti.

“Refah kaybı ve işsizlik yaşanacak”

Ohneberg, otomotiv sektöründeki dönüşümün yalnızca şirketleri değil, çalışanları ve genel ekonomik refahı da etkileyeceğini düşünüyor.

Sürecin refah kaybı ve işsizliği beraberinde getirebileceğini belirten Ohneberg, siyasetin bu gerçeği yeterince açık şekilde dile getirmediğini savundu.

“Vergiler ve kesintiler düşürülmeli”

Vorarlbergli ekonomi bilimci David Stadelmann da mevcut ekonomik şartların değiştirilmesi gerektiğini düşünüyor.

Stadelmann’a göre siyasetin şirketlere daha fazla hareket alanı sağlaması gerekiyor. Vergi ve diğer mali yüklerin azaltılmasının önemli olduğunu belirten Stadelmann, iklim politikalarındaki ayrıntılı düzenlemelerin de azaltılması gerektiğini savundu.

Stadelmann ayrıca Avusturya’nın 2040 yılı için belirlediği iklim nötr olma hedefinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Bürokrasinin ciddi şekilde azaltılmasının da gerekli olduğunu söyleyen Stadelmann, bu adımların atılması halinde hem Avusturya hem de Vorarlberg ekonomisinin geleceği açısından önemli fırsatlar bulunduğunu belirtti.

“Aynı konuda iki, hatta üç ayrı düzenleme var”

Stadelmann, özellikle aynı alanlarda birden fazla düzenlemenin bulunmasının şirketlerin üzerindeki bürokratik yükü artırdığı görüşünde.

Avrupa Birliği düzeyinde halihazırda karbon salımını azaltmayı amaçlayan bir CO2 fiyatlandırma sisteminin bulunduğunu hatırlatan Stadelmann, buna rağmen iklim konusunda çok sayıda ek ve ayrıntılı düzenlemenin uygulandığını söyledi.

Bu durumun şirketlerin rekabet gücünü olumsuz etkilediğini savundu.

“Çin’e cezalandırıcı gümrük vergileri çözüm değil”

Henn yöneticisi Martin Ohneberg ise Avrupa otomotiv sektörünü korumak amacıyla uygulanan cezalandırıcı gümrük vergilerinin doğru çözüm olmadığını düşünüyor.

Ohneberg’e göre Avrupa’da yatırım yapmak isteyen Çinli şirketlerin Avrupalı ortaklarla ortak girişim kurmasının zorunlu hale getirilmesi alternatif yöntemlerden biri olabilir.

Avrupa’nın ekonomik anlamda daha fazla girişimcilik ve başarı isteğine ihtiyaç duyduğunu belirten Ohneberg, toplumun her türlü riske karşı devlet tarafından korunmayı bekleyen anlayıştan uzaklaşması gerektiğini savundu.

Krizler, savaşlar ve gümrük anlaşmazlıklarının ekonomik ortamı zorlaştırdığını kabul eden Ohneberg, buna rağmen geleceğe ilişkin umudunu koruyor.

“Kesinlikle bir şansımız var” diyen Ohneberg, doğru adımlar atılması halinde Vorarlberg ve Avusturya sanayisinin dönüşüm sürecinden güçlenerek çıkabileceğine inanıyor.

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.