Avusturya’da son yıllarda artan sıcaklık ve kuraklık yalnızca bir dönemlik sorun olmaktan çıkıyor. Uzmanlara göre tarım sektörü, gelecekte daha sıcak ve daha kurak yılların yaşanacağı gerçeğine hazırlanmak zorunda.
BOKU Wien’den iki bilim insanı, Avusturya tarımının yalnızca üretim yöntemlerini değil, hangi ürünlerin nerede yetiştirileceğini de yeniden düşünmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Her 10 çiftçiden 4’ü geleceğinden endişeli
BOKU Wien Profesörü Marianne Penker’e göre Avusturya’daki mevcut tarımsal işletme modellerinin tamamını bugünkü haliyle geleceğe taşımak mümkün olmayabilir.
COMMUNITYadapt araştırmasının sonuçlarına göre Avusturya’daki tarım işletmelerinin yüzde 80’i iklim değişikliğinin kendilerini etkilediğini düşünüyor.
Çiftçilerin yüzde 40’ı ise iklim değişikliğini işletmelerinin geleceğini tehdit edecek kadar ciddi bir risk olarak değerlendiriyor.
Pirinç, nohut ve zeytin gündemde
Çiftçiler şimdiden değişen iklim koşullarına uyum sağlayabilecek yöntemler üzerinde çalışıyor.
Toprağın su tutma kapasitesini artırabilecek humus oluşumunun desteklenmesinin yanı sıra kuru koşullarda pirinç yetiştiriciliği, nohut ve zeytin üretimine geçiş gibi seçenekler değerlendiriliyor.
Ancak uzmanlara göre yalnızca çiftçinin farklı bir ürün ekmesi yeterli değil. Yeni ürünlerin işlenmesi, pazarlanması ve tüketiciye ulaştırılması için gerekli altyapının da oluşturulması gerekiyor.
2026’da kuraklık zararı 1 milyar Euro’yu aştı
Kuraklığın ekonomik boyutu da dikkat çekici seviyeye ulaştı.
Österreichische Hagelversicherung verilerine göre 2026 yılında kuraklığın tarımda yol açtığı zarar yaklaşık 1,08 milyar Euro seviyesine çıktı.
Önceki yıllarda kuraklık, dolu, fırtına, sel ve don gibi hava olaylarından kaynaklanan toplam zararların çoğunlukla 110 ila 270 milyon Euro arasında kaldığı belirtiliyor.
Tahıl üretiminde yüzde 14 düşüş bekleniyor
Kuraklığın üretime etkisi tahılda da görülüyor.
Mısır hariç Avusturya’nın tahıl üretiminin 2026 yılında yaklaşık 2,54 milyon tona gerilemesi bekleniyor.
Bu miktar, yaklaşık 2,97 milyon ton olan son beş yıllık ortalamanın yüzde 14 altında.
BOKU uzmanı Johannes Tintner-Olifier’e göre Avusturya, geçen yılki güçlü hasattan kalan stokların da yardımıyla bu yılı henüz ağır bir gıda krizi yaşamadan atlatabilir.
Ancak uzman, önümüzdeki yıllarda 2026’dan bile daha sıcak ve daha kurak dönemlere hazırlanılması gerektiği uyarısında bulunuyor.
“Tarım alanlarının tamamı değişecek”
Uzmanlara göre değişim yalnızca birkaç ürünle sınırlı kalmayacak.
Buğday, şeker pancarı ve mısır dahil olmak üzere birçok tarım ürününün yetiştirildiği bölgelerin zaman içerisinde değişmesi bekleniyor.
Tintner-Olifier, “Neredeyse bütün tarla bitkileri etkilenecek. Tarımsal üretim alanlarının tamamı kayacak” değerlendirmesinde bulunuyor.
Bu durum bazı ürünlerin bugün yaygın olarak yetiştirildiği bölgelerde gelecekte daha zor üretilmesine, sıcaklık ve kuraklığa dayanıklı başka ürünlerin ise daha fazla önem kazanmasına neden olabilir.
Sadece çiftçinin değişmesi yetmeyecek
BOKU uzmanlarına göre sorun yalnızca tarım işletmelerinin sorunu olarak görülmemeli.
Üretimden işleme tesislerine, bankalardan sigorta şirketlerine, perakendecilerden tüketicilere kadar gıda sisteminin tamamının yeni iklim koşullarına uyarlanması gerekiyor.
İyi hasat yıllarında ürün fiyatlarının aşırı düşmesinin engellenmesi ve çiftçilerin kötü yıllar için ekonomik rezerv oluşturabilmesi de öneriler arasında.
Uzmanlar ayrıca tarım sektörü, bankalar ve siyasetin aynı masada buluşacağı ulusal çapta bir planlama yapılmasını istiyor.
“Değişip değişmeyeceğimiz değil, nasıl değişeceğimiz önemli”
Marianne Penker’e göre Avusturya tarımının değişmesi artık kaçınılmaz.
Asıl soru, bu dönüşümün toplum ve devlet tarafından önceden planlanarak kontrollü şekilde mi gerçekleştirileceği, yoksa iklim koşullarının zorlamasıyla krizler yaşandıktan sonra mı yapılacağı.
Uzmanlar, gerekli önlemler alınmadığı takdirde gelecekte hasat kayıpları, çiftliklerin ekonomik sıkıntıya girmesi ve gıda fiyatlarında sert yükselişler yaşanabileceği konusunda uyarıyor.
Buna karşılık doğru yatırımlar ve yeni üretim yöntemleriyle Avusturya’nın değişen iklime uyum sağlayabilecek önemli bir potansiyele sahip olduğu belirtiliyor.
