İSTANBUL – Dünyanın birçok ülkesi uzay teknolojilerini konuşurken, Türkiye’nin en yoğun havalimanlarından biri olan Sabiha Gökçen Havalimanı’nda ortaya çıkan görüntüler “Bu manzara Türkiye’ye yakışıyor mu?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Avrupa’nın birçok ülkesinden gelen ve İstanbul üzerinden dünyanın farklı noktalarına aktarma yapan binlerce yolcu, saatlerce süren bekleyiş sırasında koltuk bulamadığı için terminal zemininde uyumak zorunda kalıyor. Valizlerini yastık yapan aileler, battaniyeler üzerinde uyuyan çocuklar ve yürümekte bile zorlanılan bekleme alanları, Türkiye’nin uluslararası vitrini olması gereken bir havalimanına yakışmayan görüntüler oluşturuyor.

Çocuklar ise saatler süren bekleyiş nedeniyle terminal koridorlarını oyun alanına çevirmek zorunda kalıyor. Bunun sorumlusu aileler değil; yeterli dinlenme ve bekleme alanı sunamayan sistemdir.

Avrupalı yolculara Türkiye’yi böyle mi tanıtıyoruz?

Her yıl milyonlarca yabancı turist ve gurbetçi Türkiye’ye ilk adımını bu havalimanlarında atıyor. Peki bu insanlar ülkelerine döndüklerinde Türkiye’yi nasıl anlatacak?

Yerde uyuyan insanlar…
Koridorlarda bekleyen aileler…
Dinlenecek yer bulamayan yaşlılar…

Türkiye’nin dünyaya açılan kapılarından birinde yaşanan bu görüntüler, ülkenin turizm ve hizmet anlayışına gölge düşürüyor.

Bir bardak çay neredeyse lüks oldu

Yolcuların en büyük tepkilerinden biri de yiyecek ve içecek fiyatlarına.

Bir bardak çayın yaklaşık 300 TL, bir kutu enerji içeceğinin ise 8-10 avro seviyesinde satıldığı yönündeki paylaşımlar sosyal medyada büyük tepki topluyor. Daha önce de havalimanındaki yüksek yiyecek ve içecek fiyatları kamuoyunda tartışma konusu olmuştu. 

Yerde yatana çözüm: Saati 18-50 avroluk yatak

İşin en dikkat çeken taraflarından biri ise terminal içerisinde hizmet veren uyku kabinleri.

Resmî fiyatlandırmaya göre tek kişilik uyku kabinleri saatlik 18 avrodan, özel odalar ise 40 ila 50 avroya kadar çıkıyor. 

Elbette bu hizmeti sunmak başlı başına yanlış değil. Ancak yüzlerce yolcu yerde uyurken, temel dinlenme alanlarının yetersiz olduğu bir ortamda saatlik bu seviyelerde ücret talep edilmesi birçok yolcu tarafından tepkiyle karşılanıyor.

Bu soruları kim cevaplayacak?

Milyonlarca yolcuya hizmet veren uluslararası bir havalimanında;

Yolcular neden yerde uyumak zorunda kalıyor?
Bekleme alanları neden yetersiz?
Fiyatları kim denetliyor?
Havalimanındaki işletmelerin uyguladığı ücret tarifelerini kontrol eden bir kurum yok mu?
Türkiye’nin vitrini olan bir havalimanında bu görüntülerin oluşmasına neden izin veriliyor?
Yolcular artık yalnızca uçuşlarını değil, saatler süren bekleyişte insanca dinlenebilecekleri, makul fiyatlarla temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir havalimanı istiyor.

Çünkü mesele sadece bir havalimanı değil; Türkiye’nin dünyaya bıraktığı ilk izlenimdir.

Son Söz: Bu haber; herhangi bir siyasi hesabın, kurumları hedef almanın ya da güzel vatanımız Türkiye’yi karalamanın bir parçası değildir. Aksine, ülkesini seven insanların “Burası daha iyisini hak ediyor” diye attığı bir çığlıktır. Yerde uyumak zorunda bırakılan yolcuların, çocuklarıyla saatlerce bekleyen ailelerin ve “Türkiye’ye yakışmıyor” diyen binlerce vatandaşın ortak sesidir. Çünkü gerçek vatanseverlik, eksikleri gizlemek değil; dile getirip düzeltilmesine katkı sağlamaktır. Türkiye’yi sevdiğimiz için bu görüntülerin bir daha yaşanmamasını istiyoruz.

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.