İnsan, çelişkilerle dolu bir varlık. Bunu en açık şekilde de günlük tüketim alışkanlıklarımızda görüyoruz. Söylediklerimiz ile yaptıklarımız çoğu zaman birbirini tutmuyor.

Canlı sokaklar, dolu çarşılar ve farklı dükkânların olduğu şehirler istiyoruz. Ama alışverişlerimizi giderek daha fazla internet üzerinden yapıyoruz.

Mahalledeki lokantaların kapanmamasını istiyoruz. Ancak çoğu zaman gidip bir çorba içmeye bile vakit ayırmıyoruz.

Güler yüzlü garsonlar, iyi aşçılar ve kaliteli hizmet bekliyoruz. Fakat artık bu meslekleri yapmak isteyen insan sayısı her geçen gün azalıyor.

Hayvanların korunmasını savunuyoruz ama en ucuz eti almaya yöneliyoruz.

Hizmet sektörünün güçlü olmasını istiyoruz. Çünkü bugün ekonomiyi ayakta tutan en büyük alanlardan biri hizmet sektörü. Buna rağmen bu alanda çalışan insanlara gereken değeri çoğu zaman vermiyoruz.

Siparişlerin hemen gelmesini istiyoruz. Yarın değil bugün, hatta mümkünse yarım saat içinde kapımızda olsun istiyoruz. Üstelik bunun için neredeyse hiçbir ek ücret ödemek istemiyoruz.

Bir yandan trafikte ölümüne çalışan motosikletli kuryelerin çalışma koşullarını “modern kölelik” olarak eleştiriyoruz, diğer yandan sıcak yemek hemen gelsin diye bu düzeni ayakta tutan da yine biz oluyoruz.

Tüketim alışkanlıklarımız yalnızca ekonomik bir tercih değil, aynı zamanda yaşadığımız toplumun nasıl şekilleneceğini belirleyen güçlü bir etken. Eğer bir şeylerin değişmesini istiyorsak, önce kendi davranışlarımıza bakmamız gerekiyor.

Belki de en azından hizmet veren insanlara biraz daha fazla değer vermeyi, emeklerini takdir etmeyi ve hak ettikleri saygıyı göstermeyi yeniden öğrenmeliyiz.

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.