Bebeklerde ek gıdaya geçiş dönemi birçok anne ve baba için soru işaretleriyle dolu. Ne zaman başlanmalı, hangi besinler tercih edilmeli ve son yıllarda giderek yaygınlaşan kendi kendine beslenme yöntemi gerçekten daha mı faydalı? Uzmanlar, bu süreçte yapılan hataların ilerleyen yıllardaki beslenme alışkanlıklarını da etkileyebileceğine dikkat çekiyor.
Beslenme uzmanı Birgit Höfert, ek gıdaya geçiş için en uygun zamanın genellikle altıncı ay civarı olduğunu belirtiyor. İlk aşamada havuç, balkabağı veya yaban havucu gibi hafif ve doğal olarak tatlı sebzelerin tercih edilmesini öneren uzman, bebeklerin anne sütü veya mama nedeniyle tatlımsı lezzetlere daha yatkın olduğunu ifade ediyor.
Şeker ve Tuzdan Uzak Durulmalı
Uzmanlara göre yaşamın ilk yılında şeker ve tuz kullanımından tamamen kaçınılmalı. Ayrıca ebeveynlerin en sık yaptığı hatalardan biri, bebeğin ne kadar yemesi gerektiğini kendilerinin belirlemeye çalışması.
Höfert, bazı bebeklerin birkaç gün içinde daha fazla yemeye başladığını, bazılarının ise bu sürece alışmasının daha uzun sürdüğünü belirterek, her bebeğin farklı gelişim gösterdiğini vurguluyor.
“Bir Kaşık Daha” Israrı Yapılmamalı
Uzmanlar, çocukların açlık ve tokluk işaretlerine saygı gösterilmesi gerektiğini söylüyor. Bebeğin doyduğunu göstermesine rağmen yemeye zorlanmasının yanlış bir yaklaşım olduğu belirtiliyor.
Özellikle “Bir kaşık da anneanne için” gibi ifadelerin çocuklarda sağlıksız beslenme alışkanlıklarına yol açabileceği uyarısı yapılıyor.
Kendi Kendine Beslenme Yöntemi Yaygınlaşıyor
Son yıllarda giderek daha fazla tercih edilen kendi kendine beslenme yönteminde bebeklere püre yerine yumuşatılmış ve elle tutulabilecek büyüklükte yiyecekler veriliyor.
Bu yöntemde çocuk ne yiyeceğine ve ne kadar yiyeceğine kısmen kendisi karar veriyor. Ancak uzmanlar, sunulan besinlerin seçiminden yine ebeveynlerin sorumlu olduğunu hatırlatıyor.
Yumuşatılmış sebze çubukları ve patates gibi besinlerin bu yöntem için uygun olduğu belirtiliyor.
Boğulma Riski Taşıyan Besinlere Dikkat
Ebeveynlerin en büyük korkularından biri de boğulma riski.
Uzmanlar; kuruyemiş, yaban mersini ve küçük domates gibi sert veya yuvarlak besinlerin bütün halde verilmemesi gerektiğini belirtiyor. Bu tür besinlerin ezilerek veya öğütülerek sunulması tavsiye ediliyor.
Ayrıca bebeklerin yemek yerken hiçbir zaman yalnız bırakılmaması gerektiği vurgulanıyor.
Demir ve Protein Hayati Önem Taşıyor
Yaşamın ikinci altı aylık döneminde demir, protein ve enerji ihtiyacının arttığını belirten uzmanlar, yalnızca sebze ve patatesle beslenmenin yeterli olmayacağını söylüyor.
Baklagiller, et ve balık gibi protein kaynaklarının da beslenme düzenine dahil edilmesi öneriliyor.
İyi planlandığında vejetaryen beslenmenin mümkün olduğu belirtilirken, uzmanlar vegan beslenmenin ise bebeklerde ciddi besin eksikliklerine yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Aile Sofrası Çocukların En Büyük Öğretmeni
Uzmanlara göre çocuklar en çok gözlemleyerek öğreniyor.
Bu nedenle ailece aynı sofrada yemek yemenin yalnızca beslenme açısından değil, sosyal gelişim açısından da büyük önem taşıdığı belirtiliyor.
Ek gıdaya geçiş sürecinin aynı zamanda ailelerin kendi beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmesi için de önemli bir fırsat olduğu ifade ediliyor.
2008 yılından bu yana, Avusturya Sağlık ve Gıda Güvenliği Kurumu, Çalışma, Sosyal İşler, Sağlık, Bakım ve Tüketiciyi Koruma Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kuruluşları Birliği tarafından ortaklaşa yürütülen bir programdır.
Burada hamilelik ve emzirme dönemindeki beslenme ile 0 ila 10 yaş arasındaki çocukların beslenmesine ilişkin bilimsel temellere dayanan ve ücretsiz sunulan bilgilere ulaşabilirsiniz.
