Avusturya hükümeti, ülkede artan Yahudi karşıtı eylem ve söylemlere karşı “Ulusal Antisemitizmle Mücadele Stratejisi 2.0” adlı yeni planını duyurdu. Ancak toplumun bir kesimi, bu duyarlılığın ülkede yaşayan Müslüman topluma karşı gösterilmediğini savunuyor.
Antisemitizme sıfır tolerans politikası
Viyana’da Başbakan Yardımcısı Andreas Babler, Devlet Sekreteri Alexander Pröll, Eğitim Bakanı Christoph Wiederkehr ve İsrail Kültür Cemaati Başkanı Oskar Deutsch tarafından tanıtılan strateji, toplam 49 önlem içeriyor.
Plan kapsamında yapay zekâ ile nefret içerikli paylaşımların tespiti, uyum kurslarında antisemitizme karşı zorunlu açıklama, eğitim ve araştırma projeleri öne çıkıyor.
Hükümet yetkilileri, antisemitizme karşı “sıfır tolerans” mesajı verdi.
Müslüman topluma karşı aynı hassasiyet yok
Ancak ülkedeki Müslüman topluluklar ve bazı sivil örgütler, hükümetin aynı hassasiyeti İslamofobiye karşı göstermediğini dile getiriyor.
Eleştiriler, Avusturya’da zaman zaman suni gündemler oluşturularak Müslümanların tamamının zan altında bırakıldığı yönünde.
Örneğin, “Siyasal İslam” ifadesiyle yapılan açıklamalarda “İslam” kelimesinin doğrudan olumsuz bir kavramla birlikte kullanılmasının, toplumsal önyargıyı güçlendirdiği belirtiliyor.
Benzer şekilde başörtüsü yasağı tartışmaları gibi konular, kamuoyunda İslam’a ve Müslümanlara yönelik olumsuz algıyı besliyor.
Uzmanlara göre bu tür söylemler, ülkede yaşayan 500 binden fazla Müslüman’ı toplumun geri kalanına karşı hedef haline getirebiliyor.
“Eşit duyarlılık olmadan toplumsal barış zayıflar”
Toplum bilimciler, Avusturya’nın antisemitizme karşı aldığı önlemleri önemli bir adım olarak görürken, aynı zamanda İslamofobiye karşı da somut politikalar geliştirmesi gerektiğini savunuyor.
Uzmanlar, “Toplumsal barış, ancak tüm inanç gruplarına eşit duyarlılıkla yaklaşılırsa kalıcı olur” görüşünde birleşiyor.
