Hikâye Dornbirn’de başladı
Bugün uluslararası havacılık sektöründe çalışan Ing. Kerem Kabal, 15 Mart 2001’de Dornbirn’de dünyaya geldi. Çocukluğu ve eğitim hayatının önemli bölümü Vorarlberg’de geçti.
2007 yılında Volksschule Oberdorf’ta başlayan okul hayatı, onun anlatımına göre pek de kolay olmadı.
Kabal, daha ilkokul yıllarında öğretmenlerinin kendisinden diğer çocuklara kıyasla daha az başarı beklediğini hissettiğini söylüyor. Matematik, Almanca ve başka derslerde zayıf olduğu sık sık kendisine söylendi.
Hatta öğrenci trafik görevlisi olmak istediğinde dahi okulda yeterince başarılı olmadığı gerekçesiyle bu isteğinin kabul edilmediğini hatırlıyor.
Daha da önemlisi, o yıllarda “Sonderschüler”, yani özel eğitim öğrencisi olarak değerlendirildiğini ve karnesinde buna ilişkin işaretlemeler bulunduğunu anlatıyor.
Ancak küçük Kerem’in kendisi hakkında düşündüğü şey başkaydı:
O, yapabileceğine inanıyordu.
Bir matematik sınavı bütün algıyı değiştirdi
2012 yılında Musikmittelschule Bergmannstraße’ye geçen Kabal’ın hayatındaki ilk büyük dönüm noktalarından biri burada yaşandı.
İlk matematik dersinde diğer öğrencilerden ayrılarak daha kolay matematik soruları çözmesi istendi.
Kabal buna karşı çıktı:
“Hayır, ben matematikte iyiyim. Diğerleriyle aynı soruları çözmek istiyorum.”
Öğretmeninden ilk matematik yazılısına sınıf arkadaşlarıyla birlikte girmek için izin istedi. İlk aşamada normal şekilde değerlendirilmemesi koşuluyla talebi kabul edildi.
Kerem aynı sınava girdi.
Sonuç şaşırtıcıydı.
Sınıfta yalnızca iki öğrenci 1 aldı. Onlardan biri Kerem’di.
Çocuk yaşta kendisine “yetersiz” olduğu anlatılan bir öğrenci, aslında kendisine fırsat verildiğinde sınıfın en başarılıları arasına girebildiğini göstermişti.
“Lehre yap” denildi, o HTL'i hedefledi
Fakat önündeki engeller bununla bitmedi.
Kabal’ın anlatımına göre Almanca öğretmeni de akademik yeterliliğinin ileri bir okula devam etmek için yeterli olmayacağını düşünerek kendisine bir meslek eğitimi, yani “Lehre” yapmasını tavsiye etti.
Kerem Kabal ise başka bir gelecek istiyordu.
Mittelschule’nin dördüncü sınıfındaki yarıyıl karnesiyle HTL Dornbirn’e başvurdu. İlk başvurusunda üç yıllık bilişim bölümüne dahi kabul edilmedi.
Ancak vazgeçmek yerine notlarını yükseltmeye karar verdi.
Ona inanan öğretmeni oldu
Bu noktada hayatına dokunan bir öğretmeni de özellikle unutmuyor: İslam din dersi öğretmeni.
Kabal’ın anlatımına göre öğretmeni, yıl sonuna kadar notlarını yükseltmesi halinde HTL’ye girebileceğine inanıyordu ve onu bunun için teşvik etti.
Bazen bir çocuğun ihtiyacı olan şey tam olarak buydu: Bir kişinin ona inanması.
Kabal ikinci dönemde büyük bir çalışma temposuna girdi ve karnesindeki notlarını yükseltti.
Sonuçta daha birkaç ay önce üç yıllık bölüme kabul edilmeyen genç, yıl sonu karnesiyle HTL Dornbirn’in beş yıllık Wirtschaftsingenieurwesen – Maschinenbau bölümüne kabul edildi.
HTL Dornbirn’i 1,6 ortalamayla bitirdi
2016 yılında başlayan HTL yolculuğu 2021’de tamamlandı.
Kabal, kendisine yıllar önce ileri eğitim için yeterli olmadığı söylenmesine rağmen HTL Dornbirn’den 1,6 not ortalamasıyla mezun oldu.
Daha sonra Wirtschaftskammer Vorarlberg tarafından “Ing.” unvanını da aldı.
Bir zamanlar özel eğitim öğrencisi olarak değerlendirilen çocuk, teknik eğitimini başarıyla tamamlayan genç bir mühendislik profesyoneline dönüşmüştü.
Eski öğretmenine karnesini gönderdi
Matura sonrasında Kabal’ın yaptığı bir şey ise yıllar boyunca hafızasında kaldı.
Kendisini bir dönem ileri eğitim için yeterli görmeyen eski Almanca öğretmenine mezuniyet belgesinin fotoğrafını gönderdi.
Gelen cevap şuydu:
“Wow, das hätte ich von dir nicht erwartet.” (“Vay canına, bunu senden beklemezdim.”)
Belki de Kerem Kabal’ın bütün eğitim hikâyesini tek cümlede anlatan cevap buydu.
Çünkü onun mücadelesi tam olarak insanların kendisinden beklemediği şeyi başarmak üzerine kurulmuştu.
Kızılhaç'ta görev yaptı, pandemi döneminde çalıştı
Kabal’ın yolu mezuniyetin ardından da Vorarlberg’den geçti.
2021 yılında Rettungssanitäter, yani acil sağlık görevlisi eğitimi aldı. Eylül 2021 ile Aralık 2022 arasında Vorarlberg Kızılhaçı bünyesinde görev yaptı.
Aynı dönemde Corona test merkezinde yetkili kurumlar adına test uygulamalarında da çalıştı.
Özgeçmişinde teknik alandaki ilk deneyimleri de dikkat çekiyor. 2017 ve 2018 yaz aylarında Doppelmayr Seilbahnen bünyesinde montaj alanında, daha önce de pencere, kapı ve panjur montajı alanında yaz stajları yaptı.
2020-2021 döneminde ise Heron şirketinde diploma çalışmasını gerçekleştirdi ve bir kaynak düzeneğinin konstrüksiyonu üzerinde çalıştı.
Yani bugünkü uluslararası kariyerinin temelleri de büyük ölçüde Vorarlberg’de atıldı.
Vorarlberg’den havacılık dünyasına
Ardından Zürich’ten gelen bir iş teklifi, kariyerinin yönünü değiştirdi.
Kerem Kabal bugün İsviçre merkezli AeroVisto bünyesinde proje yöneticisi olarak uluslararası havacılık sektöründe çalışıyor.
Görev alanı sıradan bir masa başı işinden çok daha fazlasını kapsıyor.
Ekibiyle birlikte özel jetlerin yanı sıra SWISS gibi havayolu şirketlerine ve hükümet uçaklarına yönelik kabin ve iç mekân projelerinin planlanması, değiştirilmesi ve uygulanması süreçlerinde görev alıyor.
İşi onu Vorarlberg’den dünyanın farklı noktalarına taşıyor. Londra ve İstanbul gibi şehirlere düzenli iş seyahatleri gerçekleştiriyor.
“Kökenimin etkisi oldu mu, kesin olarak söyleyemem”
Kabal’ın hikâyesinin önemli bir başka boyutu da göçmen kökenli bir çocuk olarak yaşadığı deneyimler.
Türk kökenli olan Kabal, okul yıllarında bazı durumlarda göçmen geçmişi nedeniyle kendisini kabul edilmemiş veya diğer öğrencilerle eşit değerlendirilmemiş hissettiğini anlatıyor.
Ancak burada önemli bir ayrım yapıyor.
Geçmişte kendisi hakkında verilen kararların gerçekten Türk kökenli olmasıyla bağlantılı olduğunu kesin olarak söylemiyor. Sadece bu sorunun yıllardır zihninde kaldığını ifade ediyor.
Bu nedenle hikâyesini öğretmenleri veya eğitim sistemini topluca suçlamak için anlatmadığının özellikle altını çiziyor.
Asıl mesajı öğretmenlere
Kerem Kabal bugün geldiği noktadan geçmişine baktığında en fazla çocukların motivasyonuna dikkat çekiyor.
Çünkü bir öğretmenin çocuk için yalnızca ders anlatan kişi olmadığını, söylediği birkaç kelimenin bile yıllarca hafızada kalabildiğini bizzat yaşadığını düşünüyor.
Kabal’ın mesajı net:
Bir çocuğa çok erken yaşta “Sen yapamazsın” demek yerine, yapabileceği şeyi ortaya çıkarabilmesi için fırsat vermek gerekiyor.
Çünkü bugün uçakların kabin ve iç mekân projelerinde sorumluluk üstlenen Kerem Kabal, bir zamanlar matematikte diğer öğrencilerle aynı soruları çözmesine bile başlangıçta izin verilmeyen çocuktu.
Onun hikâyesinde belki de en dikkat çekici nokta aldığı diploma, unvanı veya bugün yaptığı iş değil.
Kendisi hakkında verilen hükmü kabul etmemesi.
Kerem Kabal bunu şu düşünceyle özetliyor:
“Bazen insanlar çok erken yaşta size neyi başaramayacağınızı söyler. Ama gerçekte neyi başaracağınızı bilemezler.”
Vorarlberg’de başlayan bu hikâye bugün uluslararası havacılık sektöründe devam ediyor.
Ve bir zamanlar kendisine “Bunu yapamazsın” denilen çocuk, bugün başkalarının kendisinden beklemediği şeyleri başarmaya devam ediyor.
