Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) İcra Direktörü Henrietta Fore, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus'un düzenlediği basın toplantısında konuştu.

Örgütün İsviçre'nin Cenevre kentindeki merkezinde, video konferans yöntemiyle düzenlenen toplantıda Fore, yeni tip koranavirüs (Kovid-19) salgının başlangıcından bugüne kadar 5 ay geçtiğini anımsattı.

Fore, aradan geçen zamanda salgının çocuklar üzerindeki derin etkisinin uzun süreceğini bildiklerini vurgulayarak, "Kovid-19'un hızla çocuk hakları krizine dönüşen bir sağlık krizi olmasından korkuyoruz." uyarısında bulundu.

"1,8 milyar çocuk evde kalıyor"

Fore, salgına karşı alınan önlemler nedeniyle dünya genelindeki çocukların dörtte üçünün başka bir ifadeyle 1,8 milyar çocuğun "evde kal" politikasının uygulandığı ülkelerde yaşadığını aktardı. Ayrıca, 153 ülkede okulların kapatıldığını 1,2 milyar çocuğun (toplam eğitim alan çocukların yüzde 70'i) eğitim alamadığına işaret etti.

"Gelecek 6 ayda her gün 6 bin çocuk ölebilir"

Fore, geçen hafta Johns Hopkins Üniversitesinin açıkladığı verilere göre, salgının devam ederek sağlık hizmetlerini kesintiye uğratması durumunda, gelecek 6 ay her gün 6 bin çocuğun "önlenebilir hastalıklardan dolayı ölebileceği" tahmini yapıldığını aktardı.

"Bir yaşın altındaki en az 80 milyon çocuk risk altında, çünkü 68 ülkede küçük çocuklar için rutin aşılama hizmetleri önemli ölçüde kesintiye uğradı." ifadesini kullanan Fore, Kovid-19 dolayısıyla kızamık ve çocuk felci için aşı kampanyalarının büyük darbe yediğini söyledi.

Fore, 27 ülkede kızamık, 38 ülkede de çocuk felci aşı kampanyalarının askıya alındığı bilgisini paylaşarak, "Bunun sonuçları çocuklar için ölümcül olabilir." uyarısında bulundu.

Salgına rağmen aşı kampanyalarının yürütülmesi için pek çok yol olduğunu vurgulayan ve bunları tek tek sayan Fore, "Ölümcül bir salgını bir başkasıyla değiştiremeyiz. Herkesin onlarca yıldır elde etmek için çok çalıştığı sağlık kazanımlarını kaybetmeyi göze alamayız. Aşı kampanyalarının başlatılması için ortak ve uyumlu çabalara ihtiyacımız var. Bunu yapmanın pek çok yolu var." dedi.

"Hayat kurtarıcı aşıları unutmamalıyız"

DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus ise Kovid-19 salgını nedeniyle sekteye uğrayan en önemli hizmetlerden birinin de rutin çocuk aşıları olduğunu belirtti.

Fakir veya zengin ülkelerde on milyonlarca çocuğun difteri, kızamık ve zatürre gibi öldürücü hastalıklara yakalama riskiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Ghebreyesus, "Dünyanun Kovid-19 için güvenli ve etkili bir aşı geliştirmek için bir araya geldiği bir dönemde, zaten var olan ve her yerde çocuklara ulaşmaya devam etmesi gereken onlarca hayat kurtarıcı aşıyı unutmamalıyız." diye konuştu.

Ghebreyesus, salgına karşı "küresel dayanışma ve birlik" çağrısını yineledi.

"Yeni merkez üs Güney Amerika oldu"

Öte yandan, DSÖ Acil Durumlar Programı Direktörü Mike Ryan, Brezilya’da salgının hızla yayılmasıyla ilgili bu ülkeden bir gazetecinin sorusuna, şu karşılığı verdi: 

“Bir bakıma Güney Amerika hastalık (salgın) için yeni bir merkez üs haline geldi. Vaka sayıları artan pek çok Güney Amerika ülkesi gördük. Açıkçası bu ülkelerin çoğunda bir endişe var, ancak bu noktada en çok etkilenen Brezilya oldu.”

Ryan, vakaların büyük çoğunluğunun Sao Paulo bölgesinden bildirildiğini aktardı. 

Brezilyalı makamların Kovid-19 tedavisi için kullanılan Hidroksiklorokin" isimli ilacın geniş çaplı kullanımını onayladığını hatırlatan Ryan, klinik çalışmaları sona ermemiş olan bu ilacın kullanımının risk taşıdığı konusunda uyarıda bulundu.