Yeni yılın başlamasıyla birlikte hem amatör hem de profesyonel sporcular için antrenman dönemi hız kazandı. Ancak soğuk havalarda açık havada yapılan spor, sanıldığı kadar masum olmayabiliyor. Uzmanlar, özellikle eksi derecelerde yapılan yoğun egzersizin solunum yolları, kalp ve dolaşım sistemi üzerinde ciddi bir yük oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.
Spor bilimci Antje Peuckert, kış aylarında spor yaparken dikkat edilmesi gereken noktaları anlattı.
Soğukta aynı performans daha fazla enerji gerektiriyor
Soğuk havada vücut, ısı kaybını azaltmak için damarları daraltıyor. Bu durum kalp ve dolaşım sisteminin daha fazla çalışmasına neden oluyor. Nabız yükseliyor, oksijen ihtiyacı artıyor ve aynı fiziksel performans için daha fazla enerji harcanıyor.
Uzmanlara göre bu durum bir yandan daha fazla kalori yakımı anlamına gelse de, diğer yandan bedeni zorlayan bir stres oluşturuyor. Ilımlı tempoda yapılan hareketler bağışıklık sistemini destekleyebilirken, aşırı yüklenme sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
İlk etkilenen yer: Solunum yolları
Soğuk ve kuru hava, özellikle eksi beş ile eksi on derece arasında solunum yollarını tahriş edebiliyor. Öksürük, hırıltılı solunum ve nefes darlığı en sık görülen şikayetler arasında yer alıyor.
Yoğun egzersiz sırasında bazı kişilerde egzersize bağlı solunum daralması ortaya çıkabiliyor. Bu durum genellikle antrenman sonrasında hissediliyor. Ayrıca yeterince ısınmadan yapılan spor, kas ve bağ yaralanmalarının riskini de artırıyor.
Su ve sıcaklık ihmal edilmemeli
Soğuk havada susuzluk hissi azalıyor. Bu nedenle birçok kişi yeterince sıvı tüketmiyor. Oysa bu durum vücudun ısı dengesini ve performansını olumsuz etkiliyor.
Yanlış ya da yetersiz giyim de önemli bir risk faktörü. Terleme sonucu ıslanan kıyafetler, rüzgârla birlikte donma ve soğuk yaralanmalarına yol açabiliyor. Ellerde ve ayaklarda uyuşma hissi, mutlaka ciddiye alınması gereken bir uyarı olarak görülüyor.
Doğru giyim ve nefes alma hayati önem taşıyor
Uzmanlar, kış sporları için katmanlı giyim öneriyor. Rüzgâr geçirmeyen dış katman, soğuğun etkisini ciddi biçimde azaltıyor. Rüzgârın hissedilen sıcaklığı daha da düşürdüğü bu duruma “rüzgâr soğuğu etkisi” adı veriliyor.
Solunum yollarını korumak için ağız ve burun önüne ince bir atkı ya da boyunluk takılması öneriliyor. Ayrıca nefesi ağızdan değil, burundan almak, havanın bir miktar ısınmasını sağlıyor.
Vücudun verdiği sinyaller dikkate alınmalı
Antrenman sırasında nefes darlığı, göğüs ağrısı, sürekli öksürük veya ani üşüme hissi oluşursa egzersizin hemen bırakılması gerekiyor. Uzmanlara göre genel kural şöyle:
Eksi 5 dereceye kadar: Orta tempoda spor yapılabilir
Eksi 5 ile eksi 10 derece arası: Süre ve yoğunluk azaltılmalı
Eksi 10 derecenin altında: Açık havada spor önerilmiyor
Risk grupları daha dikkatli olmalı
Solunum yolu rahatsızlığı olanlar ve yakın zamanda ağır bir hastalık geçirenler için kış sporları ekstra risk taşıyor. Uzmanlar, tam iyileşme sağlanmadan soğuk havada spor yapılmaması gerektiğini vurguluyor.
Sonuç olarak, açık havada hareket etmek sağlıklı ve faydalı olabilir. Ancak soğuk havada spor, sınırları zorlamadan ve vücudu dinleyerek yapılmalı. Şüphe duyulan durumlarda kapalı alanlarda egzersiz daha güvenli bir seçenek olarak öne çıkıyor.
