Kickl’in Yükselişi ve Destekçileri

"Herbert, Herbert, Herbert" sloganlarıyla onu destekleyen kalabalıklar, ellerinde telefonlarla mitinglerde toplanıyor. Kickl, Graz’daki seçim kampanyasında partililere hitap ederken, kısa bir selamla onlara teşekkür ediyor. Bu miting, FPÖ’nün seçim kampanyasının son aşamasını güçlendirmek için düzenlenmiş. Anketlere göre, FPÖ seçimden galip çıkabilir.

Kickl’in "Volkskanzler" (halkın başbakanı) olarak tanıtılması, dikkat çekici bir provokasyon. Bu terim, Nazi Almanyası döneminde Adolf Hitler için kullanılmıştı. FPÖ bu benzetmeyi reddediyor ve Avusturya’nın ilk başbakanı Leopold Figl’in de bu unvanı kullandığını belirtiyor. Ancak Kickl, bu terimi sıkça kullanıyor ve kendi web sitesinde bu adı sergiliyor. Ona göre, bu sadece halkın gücünü temsil ediyor.

Kickl'in Sözleri ve Politikaları

Kickl, diğer siyasetçilerin tabu saydığı konuları açıkça dile getiriyor. Örneğin, "Remigrasyon" (geri göç) kavramını sıkça kullanarak, göçmenlerin ülkeye gelmesini engelleyeceğini söylüyor. Kickl, Avusturya’nın Suriyeli, Afgan ve Somalili mültecileri kabul etmeyeceğini vaad ediyor. Avrupa Birliği yasalarına aykırı olduğu eleştirilerine ise "Biz sadece yaparız" diyerek cevap veriyor.

Kickl, mülteci kabul merkezlerinin "çıkış merkezleri" olarak adlandırılması gibi sembolik adımlar atarken, Avrupa Birliği’ni eleştiriyor ve elit kesimleri küçümsüyor. Medya ve siyasi rakiplerinin eleştirileri karşısında geri adım atmıyor, aksine eleştirilerini daha da sertleştiriyor. Geçen yıl, genç FPÖ üyelerinin aşırı sağcı bir videoda Nazi dönemine atıfta bulunmaları tartışma yarattı, ancak Kickl bu videoyu "harika" olarak nitelendirdi.

Kickl’in Partideki Yeri

Kickl, uzun yıllar boyunca FPÖ'nün perde arkasındaki stratejistiydi. Jörg Haider ve Heinz-Christian Strache gibi liderler tarafından takdir edilse de, onlar kadar halkın sevgisini kazanamadı. Haider, Kickl’in mükemmel bir stratejist olduğunu kabul ederken, onun halkla olan mesafesinin siyasi kariyerini zorlaştıracağını düşünüyordu. Ancak Kickl, partiye "sosyal vatan partisi" kimliğini kazandırdı ve "Daham statt Islam" (Evimiz, İslam değil) gibi ünlü sloganları oluşturdu.

Kickl, FPÖ içinde güçlü bir destek ağına sahip olmasa da, göç politikaları ve sert söylemleriyle parti tabanında büyük saygı görüyor. 2021’de partinin liderliğine gelmesinin iki ana sebebi var: Göç politikalarını yönetmesi ve pandemi sürecinde aldığı sert tavır.

Pandeminin Kickl’e Getirdiği Popülerlik

Pandemi döneminde uygulanan kısıtlamalar, Kickl’in ön plana çıkmasına neden oldu. O dönem FPÖ’nün lideri Norbert Hofer, pandemi karşıtlarından uzak durmaya çalışırken, Kickl tam tersini yaparak bu hareketin başına geçti. Aşı karşıtı ve kısıtlamalara karşı çıkan kitleler, Kickl’i lider olarak benimsedi.

Kickl, her ne kadar kamuoyu önünde popülerliğinin artmasına rağmen, hala mesafeli bir lider olarak algılanıyor. Graz’daki mitingde sahneye çıktığında oldukça gergin ve resmiydi. Ancak etkinlik sonunda hayranlarıyla fotoğraf çektirirken biraz daha rahatladı. Yine de, güvenlik görevlileri tarafından çevrelenmiş olması, her şeyin kontrol altında tutulduğunu gösteriyordu.

Kickl’in Başarısının Arkasında Yatan Nedenler

Herbert Kickl, Haider ve Strache kadar karizmatik olmasa da, onların başaramadığı bir şeyi başarmaya çok yakın: Ulusal bir seçimde birinci olmak ve başbakanlık için meşru bir iddiada bulunmak. Bu durum, Avusturya’da "yangın duvarı" tartışmalarını başlattı. Bu kavram, aşırı sağ partilere karşı bir siyasi blok oluşturulması anlamına geliyor.

FPÖ, daha önce üç kez hükümette yer aldı. Ancak pek çok kişi, partinin yeniden hükümette yer almasının demokrasiye zarar vereceğini düşünüyor. Özellikle FPÖ’nün daha radikal bir dil kullanması bu endişeleri artırıyor. Başbakan Karl Nehammer, Kickl’i "aşırı sağcı" ve "sorumsuz bir komplo teorisyeni" olarak nitelendiriyor.

Kickl ise bu eleştirileri önemsemiyor. Graz’daki konuşmasında, ünlülerin boykot çağrılarına alayla karşılık veriyor ve Avusturyalıların nasıl düşüneceklerini bildiklerini söylüyor. Ona göre, söylediklerinin hiçbirinde aşırılık yok ve her şey "tamamen normal."

Herbert Kickl’in liderliğindeki FPÖ, Avusturya siyasetinde önemli bir dönüm noktasına ulaşabilir. Sert ve mesafeli bir lider olan Kickl, ülkenin siyasi dengelerini kökten değiştirme potansiyeline sahip.

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.