Avusturya’da kasım ayı boyunca erkek sağlığına dikkat çekmek amacıyla düzenlenen Movember etkinlikleri kapsamında, prostat kanserinde erken teşhisin önemi yeniden gündeme geldi.
Vorarlberg’deki LKH Feldkirch Hastanesi Üroloji Bölümü Başkanı Stefan Aufderklamm, ORF Radio Vorarlberg’de yayımlanan Neues bei Neustädter programında erkeklerin sağlık kontrollerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Erken teşhisin mutlaka kötü bir hastalık tanısı anlamına gelmediğini vurgulayan Aufderklamm, düzenli kontroller sayesinde olası hastalıkların zamanında belirlenebildiğini ve daha az komplikasyonla tedavi edilebildiğini söyledi.
Prostat kanseri için kan testi önem taşıyor
Birçok erkeğin prostat muayenesinden, özellikle de makattan parmakla yapılan kontrolden çekindiğini belirten uzman, son 20 yıldaki tıbbi gelişmeler sayesinde bu yöntemin rutin prostat kanseri taramasındaki öneminin büyük ölçüde azaldığını ifade etti.
Günümüzde prostat kanserinin erken tespitinde PSA kan testinin önemli bir rol oynadığını belirten Aufderklamm, bu testle prostat tarafından üretilen belirli bir proteinin kandaki seviyesinin ölçüldüğünü anlattı.
Ancak PSA değerinin yüksek çıkması tek başına kanser teşhisi anlamına gelmiyor. Şüpheli sonuçlarda hastanın sağlık geçmişi, ailede prostat kanseri bulunup bulunmadığı ve diğer risk faktörleri değerlendirilerek ileri tetkiklere karar veriliyor.
Her hastaya aynı tedavi uygulanmıyor
Prostat kanserinin her hastada aynı şekilde ilerlemediğine dikkat çeken Aufderklamm, günümüzde tedavi başarısının yüksek olduğunu ancak uygulanacak yöntemin kişinin risk durumuna göre belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Bazı hastaların daha yoğun tedaviye ihtiyaç duyduğunu, bazılarında ise daha hafif yöntemlerin yeterli olabildiğini belirten uzman, hastaların birbirleriyle doğrudan karşılaştırılmasının doğru olmadığını vurguladı.
Vorarlberg Prostat Kanseri Öz Yardım Derneği (VSP) de hastalara ve yakınlarına bilgi alışverişinde bulunabilecekleri toplantılar düzenliyor.
Avusturya’da erkekler kadınlardan 4,5 yıl daha az yaşıyor
Erkek sağlığına yönelik farkındalık çalışmalarının önemini ortaya koyan bir diğer veri ise yaşam süresi.
Avusturya’da kadınların ortalama yaşam süresi 84,5 yıl olurken erkeklerde bu süre yaklaşık 80 yıl seviyesinde bulunuyor.
Uzmanlara göre aradaki 4,5 yıllık farkın nedenlerinden biri, erkeklerin sağlık kontrollerine daha az gitmesi ve hastalık belirtilerini çoğu zaman görmezden gelmesi.
Aufderklamm, bazı erkeklerin hastalığı zayıflık olarak algılayabildiğini ve bu nedenle doktora başvurmayı geciktirdiğini belirtti.
Uzmanlar, özellikle ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunan erkeklerin doktorlarıyla görüşerek kendilerine uygun erken teşhis yöntemlerini değerlendirmesini öneriyor.
