Almanya’da sağ popülist AfD’nin elde ettiği başarı Avusturya’da da yakından takip ediliyor. Özellikle FPÖ’nün güçlü olduğu Avusturya’da, Almanya’daki gelişmelerin benzerinin yaşanıp yaşanmayacağı tartışılıyor.
Krone yazarı Claus Pándi de son köşe yazısında bu konuya dikkat çekti.
Pándi’ye göre ÖVP, FPÖ karşısında kaybettiği seçmenleri geri kazanmak için özellikle başörtüsü yasağını ön plana çıkarıyor.
Yazar, Başbakan Christian Stocker ve ilgili Bakan Claudia Bauer’in son dönemde başörtüsü yasağından sık sık söz etmesini de bu siyasi stratejinin bir parçası olarak değerlendiriyor.
“Başörtüsü yasağı siyasi araç mı?”
Pándi, Almanya’daki hükümetin seçmeni rahatlatmak amacıyla akaryakıt fiyatları konusunda aldığı önlemler ile Avusturya’daki başörtüsü tartışması arasında bir benzerlik kuruyor.
Ona göre Almanya’da akaryakıt fiyatları üzerinden seçmene mesaj verilirken, Avusturya’da ÖVP benzer şekilde başörtüsü yasağını kullanarak FPÖ seçmenine ulaşmaya çalışıyor.
Yani Pándi’nin ortaya attığı soru oldukça basit:
Başörtüsü yasağı gerçekten sadece kız çocuklarını korumak için mi bu kadar gündemde, yoksa ÖVP aynı zamanda FPÖ karşısında siyasi avantaj mı elde etmeye çalışıyor?
Atatürk ve İran Şahı örneği
Yazının en dikkat çekici bölümü ise Mustafa Kemal Atatürk ve İran Şahı Rıza Pehlevi üzerinden yapılan benzetme.
Pándi, Türkiye ve İran'ın geçmişte kıyafet ve modernleşme konusunda uyguladığı devlet politikalarına gönderme yaparak Stocker ve Bauer’in bugünkü politikasını ironik biçimde bu isimlerle ilişkilendiriyor.
Ancak burada önemli bir nokta var: Atatürk ile ilgili bu benzetme Pándi’nin kendi siyasi yorumudur. Atatürk dönemindeki kıyafet politikalarını doğrudan bugünkü Avusturya’daki başörtüsü yasağıyla aynı uygulama olarak değerlendirmek tarihsel açıdan oldukça basitleştirici olur.
Pándi yazısını da esas olarak şu soruyla bitiriyor:
ÖVP başörtüsü yasağını ne kadar ön plana çıkarırsa çıkarsın, bu politika gerçekten FPÖ karşısında seçmen kazandıracak mı?
Bunun cevabı ise henüz belli değil.
