Avrupa Birliği’nin 2035 yılından itibaren yalnızca sıfır salımlı yeni araçların satışına izin verme hedefi, otomotiv sektöründe giderek daha yüksek sesle tartışılıyor. Dört yıl önce açıklanan çevre politikası hedefleri kapsamında içten yanmalı motorlardan elektrikli araçlara hızlı bir geçiş öngörülüyordu. Ancak sektör temsilcilerine göre, bu dönüşüm beklenenden çok daha yavaş ilerliyor.
Başlangıçta birçok üretici, on yıl içinde tamamen elektrikli araçlara geçilebileceği varsayımıyla iddialı satış hedefleri koymuştu. Gelinen noktada ise talep, altyapı ve maliyet sorunları bu hedeflerin tutturulmasını zorlaştırıyor. Bu nedenle otomotiv endüstrisi, 2035 hedefinin yeniden gözden geçirilmesini talep ediyor.
Avrupa Birliği Düzenlemesi Değişebilir
Avrupa Birliği Komisyonu’nun, yeni araç filolarına ilişkin karbondioksit sınır değerlerinde değişiklik içeren bir öneriyi aralık ayında sunması bekleniyor. Siyasi kulislerde konuşulanlara göre, tam sıfır salım şartı yerine yüzde doksanlık bir azaltım hedefi gündeme gelebilir. Bu durumda, elektrikli motorun yanında içten yanmalı motor da barındıran bazı araç türlerinin 2035 sonrasında da trafiğe çıkmasına izin verilebilecek.
Mevcut kurallara göre, yeni satılan araçların ortalama karbondioksit salımının 2030 yılına kadar önemli ölçüde düşürülmesi gerekiyor. Nihai hedef ise 2050 yılında iklim açısından nötr bir ulaşım sistemine ulaşmak. Araçların ortalama kullanım süresi dikkate alındığında, bu plan içten yanmalı motorların kademeli olarak tamamen ortadan kalkmasını öngörüyor.
Elektrikli Araç Hedefleri Tutmadı
Otomobil üreticileri, Avrupa’nın iklim hedeflerine uyum sağlamak amacıyla yüksek elektrikli araç satış oranları açıklamıştı. Ancak bu hedefler büyük ölçüde revize edildi. Satın alma teşviklerinin kaldırılması, şarj altyapısının yetersiz algılanması ve uygun fiyatlı modellerin gecikmesi, elektrikli araç satışlarını yavaşlattı.
Avrupa genelinde elektrikli araçların pazar payı, yılın ilk aylarında beklenen seviyenin oldukça altında kaldı. Bu durum, üreticileri daha temkinli planlara yöneltti. Bazı markalar elektrikli araç hedeflerini düşürürken, bazıları içten yanmalı motorlu yeni modeller geliştirmeye devam edeceğini açıkladı.
Sektörün Talebi Ne?
Otomotiv sektörü, 2035 tarihinin mutlak bir yasak olarak uygulanmamasını istiyor. Bunun yerine, dışarıdan şarj edilebilen hibrit araçların ve menzil uzatıcıya sahip sistemlerin de gelecekte kabul edilmesini talep ediyor. Ayrıca yakıt üreticilerinin, iklim dostu yakıtlar sunma konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiği savunuluyor.
Çevre örgütleri ise bu yaklaşıma temkinli yaklaşıyor. Hibrit araçların pratikte çoğu zaman elektrikle kullanılmadığını ve bu nedenle yüksek salım değerlerine ulaştığını belirtiyorlar. Ayrıca sentetik yakıtların henüz yaygın olmadığını ve yüksek maliyetli olduğunu vurguluyorlar.
Avusturya’da Elektrikli Araçların Payı Artıyor Ama Yetersiz
Avusturya’da yeni tescil edilen her beş araçtan biri elektrikli olsa da, toplam araç sayısı içinde elektrikli araçların oranı hâlâ oldukça düşük. Ülkedeki milyonlarca otomobilin yalnızca küçük bir bölümü tamamen elektrikli. Bu da ulaşımda köklü bir dönüşümün kısa vadede gerçekleşmesinin zor olduğunu gösteriyor.
