Der Standart yazarlarından Gerald John bugünkü yazısında Avusturya'nın Türkiye üzerinden yaptığı siyaseti ve siyasilerin söylemlerini değerlendirdi. 

Yazar, siyaset bilimcisi Peter Filzmaier'in dış politikada sahnelen tiyatronun arkasında iç politik amaçların olduğunu düşündüğünü ve iç birliğin en iyi “ortak bir düşmana” karşı sağlanabildiğinin bilinen bir geçek olduğunu ve Hükümetin uzlaştığı başka da bir konunun olmadığı ifadelerine yer verdi.

 

Köşe yazısının Türkçe tercümesi.

Der Standard, 10.08.2016

“Kern, Kurz Ve Provokasyon Sanatı”

Gerald John

 

Avrupa Parlamentosu’nda ÖVP delegasyon başkanı olan Othmar Karas ORF televizyonunda yayınlanan ZİB2 haber programında yaptığı açıklamada, “retorik olarak silahsızlanmamız” gerektiğini, Türkiye ile köprülerin atılmaması lazım geldiğini, giderek otokratik bir yönetim sergileyen Erdoğan’ın tek düzelticisinin AB olduğunu belirtmiş ve tüm taraflara provokasyona provokasyon ile cevap vermemeleri tavsiyesinde bulunduğunu açıklamıştı. Bu çağrı hararetli bir tartışmanın ortasında soğukkanlı düşünmeye yönelik bir çağrıydı. Her ne kadar Karas eleştirisinde isim vermese de, Türkiye’ye karşı sert tutumlarıyla ileri çıkan Avusturya Hükümetini kastettiği aşikârdır.

 

Uluslararası politika uzmanı Otmar Höll yaptığı açıklamada, Türkiye’de hukuk devletine ve muhalefete yapılan saldırıların kabul edilemez olduğunu, ancak bu gelişmelerden dolayı AB Komisyon’un müzakereleri zaten otomatik olarak yavaşlattığını, dolayısıyla Türkiye’nin üyeliğinin yakın zamanda söz konusu olmadığını, bu nedenle Kern ve Kurz’un açıklamalarının “tamamen gereksiz” olduğunu, Avusturyalı siyasetçilerin ortamı ayrıca germemeleri gerektiğini söyledi. Höll ayrıca, münferit Hükümetlerin tek başına yetkilerinde bulunmamasına rağmen müzakereleri sonlandırma ve veto tehditlerinde bulunmalarının, “aradaki uçurumları daha da derinleştirdiğini”, bölünmüş Türk toplumunda Erdoğan’a karşı olanların da köprüleri yıktığını belirtti.

 

“Müzakereler zaten dondurulmuşsa, bir de buzdolabı kapısını kapatmaya gerek yok” diyen başka bir tanınınmış siyaset bilimcisi Peter Filzmaier, Avusturya’nın kendisini hala tarafsız olarak gördüğü göz önünde bulundurulsa Kern ve Kurz’un çıkışlarının daha da dikkat çekici olduğunu ve böyle bir tavır sergileyenin herhangi bir diplomatik akademinin ilk sömestrinden atılacağını belirtti.

 

Dış politikada sahnelen tiyatronun arkasında iç politik amaçların olduğunu düşündüğünü belirten Filzmaier, iç birliğin en iyi “ortak bir düşmana” karşı sağlanabildiğinin bilinen bir geçek olduğunu ve Hükümetin uzlaştığı başka da bir konunun olmadığını ifade etti.

 

Höll ise Hükümetin bu tutumunun Avusturya’ya has bir dış politika örneği olduğunu ve olumlu konularda, bir de bunun ucunda masraf varsa, Hükümetin fazla “aktivite” göstermediğini, örneğin kalkınma yardımı politikasında olduğu gibi, ancak iç siyasette bir “kâr” beklenen konularda, yıllardır devam eden Türkiye’nin AB katılımı tartışması gibi, ise güç birliği gösterdiğini belirtti.

 

Danimarka’daki iktidar partisi Liberal Parti Avusturya Hükümetinin bu konudaki görüşlerine destek verdiğini açıkladı ve CSU eski genel başkanı ve Bavyera eski Başbakanı Edmund Stoiber Avusturya Hükümetini övdü ve Türkiye’nin AB üyeliğinin “imkânsız bir şey “olduğunu söyledi.

 

Bu açıklamalar, Dışişleri Bakanı Kurz’un hoşuna gidecektir, zira kendisi Karas’ın eleştirilerine rağmen çizgisini korumada kararlı. Bakanlıktan yapılan kısa açıklamada, eleştirilerin not edildiği, ancak Bakanın tutumunun açık olduğu ifade edildi. SPÖ’lü AB milletvekili Eugen Freund mevkidaşı Karas’ın açıklamalarını “dengeli” bulduğunu belirterek övdü, ancak Şansölye Kern’e ilişkin bir eleştiride bulunamadı.

 

Köşe yazısının orjinal metni:

http://derstandard.at/2000042612107/Wie-der-Streit-mit-der-Tuerkei-der-Regierung-nuetzt

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.