Çocukluk yılları çoğu insana uzun ve bitmek bilmez gibi gelirken, yaş ilerledikçe yıllar adeta hızla akıp gidiyor. Uzmanlara göre bu durumun nedeni zamanın kendisi değil, beynimizin yaşadıklarımızı kaydetme biçimi.

Çocuklukta Her Şey Yeni

Çocukluk döneminde hemen her deneyim yenidir. İlk okul günü, yeni arkadaşlar, farklı oyunlar ve keşfedilen yeni yerler beynin sürekli uyarılmasına yol açar.

Beyin özellikle değişimi ve yeniliği güçlü biçimde kaydeder. Bu nedenle çocuklukta yaşanan bir yıl, çok sayıda anı ile dolu olduğu için geriye dönüp bakıldığında daha uzun hissedilir.

Yetişkinlikte Rutin Baskın

Yaş ilerledikçe günlük yaşamda alışkanlıklar artar. İş, ev ve tekrar eden sorumluluklar birbirine benzer günler oluşturur. Yeni ve dikkat çekici deneyimler azaldığında, beyin daha az güçlü anı kaydeder.

Bu nedenle bir yıl geriye dönüp bakıldığında daha kısa ve daha çabuk geçmiş gibi algılanır.

Zaman Algısını Değiştirmek Mümkün

Uzmanlara göre zamanın daha yavaş ve dolu hissedilmesi için bilinçli olarak yenilik aramak önemlidir. Yeni bir uğraş edinmek, farklı bir yere gitmek ya da günlük alışkanlıkları küçük ölçüde değiştirmek bile beynin daha fazla anı oluşturmasına yardımcı olur.

Ayrıca anda kalma bilinci de etkilidir. Günlük anları daha dikkatli ve farkındalıkla yaşamak, günlerin daha dolu hissedilmesini sağlayabilir.

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.