Mart 2024’te Mekke’de gerçekleştirilen bıçaklı saldırı, Avusturya makamlarının ihmalleri ve eksik soruşturmaları nedeniyle terörle mücadelede önemli bir zafiyet olarak değerlendiriliyor. Hasan E., Mekke’de gerçekleştirdiği saldırıda beş kişiyi bıçakla yaralamış, bunlardan bazıları hayati tehlike yaşamıştı. Saldırının ardından, Suudi Arabistan’da tutuklanan ve İslam Devleti (IS) bağlantılı olduğu iddia edilen E.’nin yalnız bir saldırgan olduğu düşünülmüş, bağlantıları göz ardı edilmişti. Ancak, ortaya çıkan yeni bilgiler, bu olayın yalnızca bireysel bir eylem olmadığını, arkasında daha büyük bir ağ bulunduğunu gösteriyor.

Olayın Arka Planı

Hasan E., 20 yaşında, Avusturya’nın Niederösterreich eyaletine bağlı Bruck an der Leitha bölgesinden. Mekke’de dini ve ideolojik nedenlerle gerçekleştirdiği saldırıdan sonra Suudi Arabistan’da tutuklandı ve o zamandan beri hapiste. Avusturya’da E. hakkında terör örgütü üyeliği, cinayete teşebbüs ve organize suç kapsamında dava açıldı. Ancak, Avusturya’daki soruşturma sürecinde ciddi ihmaller ve eksiklikler yaşandı.

Gözden Kaçan Bilgiler ve İhmal Edilen Uyarılar

Avusturya makamları, E.’yi bir “yalnız kurt” olarak değerlendirerek geniş çaplı bir soruşturma yürütmedi. Ancak hem aileden gelen uyarılar hem de uluslararası kaynaklardan sağlanan bilgiler, bu değerlendirmenin yanlış olduğunu gösterdi.

Aileden Gelen Uyarılar

Ağabeyin Uyarısı: E.’nin ağabeyi, Mart 2024’te Hasan’dan bir "veda e-postası" aldığını ve kardeşinin kendini bir saldırıda feda etmeyi planladığını yetkililere bildirdi. Ayrıca E.’nin 1 Mart’ta bir arkadaşıyla İstanbul üzerinden Mekke’ye gittiğini ve Mekke’de bir videolu görüşme sırasında geleneksel beyaz kıyafetler giydiğini belirtti.
Annenin Uyarısı: Annesi, Almanya’daki bir radikalleşme danışma merkezine başvurarak oğlunun radikalleştiğini ve cihat amacıyla kaybolduğunu bildirdi. Anne, oğlunun babasının ölümünden sonra radikal çevrelere yöneldiğinden endişelendiğini ifade etti. Bu bilgiler, aynı gün Avusturya makamlarına iletildi.

Uluslararası Uyarılar

1. Suudi Arabistan: Mekke saldırısının ardından, Suudi yetkililer bir Alman bağlantı üzerinden Avusturya makamlarını bilgilendirdi. Ancak bu bilgi üzerine Avusturya’da herhangi bir derinlemesine soruşturma yapılmadı.
2. Almanya: Almanya’daki danışma merkezinden gelen bilgiler de benzer şekilde Avusturya’da yeterince dikkate alınmadı.

Beran A. ile Bağlantı: Göz Ardı Edilen Kritik İlişki

E.’nin, 2023’ten itibaren Beran A. adlı başka bir IS bağlantılı kişiyle düzenli temas halinde olduğu sonradan ortaya çıktı. Beran A., 2024’te Viyana’daki bir Taylor Swift konserine yönelik saldırı planlarıyla baş şüpheliydi. Ayrıca, Beran A., Hasan E. ve adı bilinmeyen üçüncü bir kişiyle birlikte Mekke, Dubai ve İstanbul’da eş zamanlı saldırılar planlamıştı.

1.Telefon Görüşmeleri: E. ile Beran A.’nın düzenli olarak 50 dakikadan uzun süren telefon görüşmeleri yaptığı belirlendi.
2. Planlanan Saldırılar: Beran A. Dubai’deki saldırıyı gerçekleştirmekten son anda vazgeçmiş, ancak E. Mekke saldırısını hayata geçirmişti. İstanbul’da saldırı planlayan üçüncü kişi hakkında ise hâlâ bilgi yok.

Geç Gelen Müdahale: Soruşturmanın Yeniden Başlaması

Ocak 2025’te Avusturya makamları, E.’nin ağabeyinin teslim ettiği laptopu incelemeye aldı. Bu adım, saldırı planlarının detaylarını ve E.’nin bağlantılarını ortaya çıkarmayı hedefliyor. Şimdiye kadar geciken bu adım, eleştirilerin odağında. Laptopta yer alan silinmiş verilerin geri yüklenmesi için çalışmalar başlatıldı. Bu inceleme, E.’nin saldırıyla bağlantılı detaylı planlarını ve ağını netleştirmek için kritik öneme sahip.

Savunma Avukatının Eleştirileri

Beran A.’nın savunma avukatı Werner Tomanek, Avusturya makamlarını ihmalkarlıkla suçladı. Tomanek, “Bu kadar bilgi varken nasıl bu kadar uzun süre harekete geçilmedi?” diyerek eleştiride bulundu. Ona göre, asıl tehdit Hasan E. idi ve Beran A. yalnızca bir “takipçiydi.” Tomanek, olayda üç bakanlığın birden başarısız olduğunu belirterek, süreci "kurumsal bir sistem hatası" olarak tanımladı.

Sonuç ve Sorular

Bu olay, Avusturya’nın terörle mücadele mekanizmalarında ciddi zafiyetler olduğunu ortaya koydu. Öne çıkan sorunlar:

1. Aile ve uluslararası uyarılar neden zamanında dikkate alınmadı?
2. E.’nin bağlantıları ve ağının varlığı nasıl gözden kaçtı?
3. Laptop ve diğer deliller neden saldırıdan 10 ay sonra incelemeye alındı?

Bu ihmal zinciri, gelecekte benzer durumların yaşanmaması için daha etkili bir terörle mücadele ve istihbarat koordinasyonunun gerekliliğini açıkça gösteriyor. Hasan E. davası, yalnızca bireysel bir terör olayı değil, aynı zamanda sistemsel bir başarısızlık örneği olarak dikkat çekiyor.

İlgili Haberler:

Saudi-Arabien bestätigt Haft für 20-Jährigen

20-Jähriger soll Attentat in Mekka verübt haben

Copyright ©  www.havadis.at. Tüm Hakları Saklıdır. Havadis.at yayımladığı haber, fotoğraf ve görüntü ile internet ve wap için oluşturduğu her türlü bilgi, havadis.at yönetiminin izini olmadan hiçbir şekilde kullanılamaz.

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.