Obezite, yeme problemleri, dijital bağımlılık, algı bozuklukları... Çocuklarda artan bu tür problemlerin kaynağında kuşkusuz ekrana aşırı maruz kalmak yatıyor. Özellikle zor yemek yiyen çocukları beslerken dikkat dağıtmak için bir şeyler izlemelerine izin vermek, bu tür tehlikeleri artırıyor.

Haberimizde çocukların yemek ve ekran ilişkisini ele aldık ve sorularımızı Çocuk Uzman Yardımcısı Sena Avcılar' Esen'e yönelttik.

Ebeveynler ekranları çocuk bakıcısı olarak görüyor. Dahası çocuğun oyalandığını düşünerek onların gelişiminin olumsuz yönde etkileneceğini göz ardı ediyorlar.

Çocuklar ailelerini örnek alıyor

Neredeyse bütün aileler çocuklarının ekranla çok vakit geçirdiğinden yakınıyor. Dikkatlerden kaçan gerçekse, çocukların alışkanlık edinirken ebeveynlerini örnek aldığı.

Eğer yemek yerken bir şeyler izlemeyi seviyorsanız, çocuğunuzun da aynı davranışı göstermesine şaşırmamalısınız. Ancak yemek yerken bir çocuğun ekrana maruz kalmasıyla yetişkinin kalması farklı sonuçlar doğruyor.

Bu farklılıklara ve nasıl engellenebileceğine geçmeden önce, Çocuk Uzman Yardımcısı Sena Avcılar Esen, çocuk ekran ilişkisinde ebeveynlerin rolünü bize anlatıyor:

"Ebeveynler ekranları çocuk bakıcısı olarak görüyor. Dahası çocuğun oyalandığını düşünerek onların gelişiminin olumsuz yönde etkileneceğini göz ardı ediyorlar. Bebekler ellerinde sürekli telefon olan ebeveynleri gördüklerinde hem bir sosyal öğrenme süreci yaşıyor, hem de ebeveynlerinden onlara aktarılan iletişim biçimini ediniyorlar. Çocuklar ailelerini örnek alarak ekran karşısında yemek yiyorlar. Araştırmalar da bunu doğrulamaktadır."

Amerikan Pediatri Derneği’ne göre, 2 yaşın altındaki çocukların ekrana maruz kalmamaları gerekiyor. 2-5 yaş aralığındaki çocukların ise ekran ile geçirdikleri süre günde 1-2 saati geçmemeli.

Ebeveynlerin ekran karşısında yemek yeme alışkanlığı ve çocukların ekran karşısında yeme alışkanlığı birbiriyle doğru orantılı. Bazen de aileler bir rüşvet unsuru olarak ekranı kullanabiliyor.

Ekran ailelerin rüşvet unsuru 

Esen, 12 yaşına kadar çocukların gelişimindeki kritik dönemlerin ekran nedeniyle sekteye uğrayabileceği konusunda uyarıda bulunuyor ve yine ebevenlerin alışkanlıklarına işaret ediyor:

"Ebeveynlerin ekran karşısında yemek yeme alışkanlığı ve çocukların ekran karşısında yeme alışkanlığı birbiriyle doğru orantılı. Ailelerin ellerinde yemekte dahi sürekli telefon gören veya evde sürekli televizyon eşliğinde yemek yenen bir ortama maruz kalan çocuk bunu hayatına uyumlamakta ve ekran karşısında yemek yemektedir."

Bazen de aileler bir rüşvet unsuru olarak ekranı kullanabiliyor. Çünkü çocuklar, ailenin onların yemek yemesini ne kadar istediğini bildiği için bunu aileye karşı kullanırlar ve karşılığında ailelere istediklerini yaptırırlar. Böylece yemek yemeye karşı olumsuz yönde bir şartlanma durumu oluşur."

Ekran başında yemek yiyen veya bazen yemek yiyen çocukların görsel algı ve dikkatlerinin ekran başında yemek yemeyen çocuklardan daha düşük olduğu da bulunmuştur.

Ekrana maruz kalarak beslenen çocuklar ile kalmayanlar arasında ne gibi farklılıklar var?

2000’lerin başında bir çocuk için tek seçenek televizyonken günümüzde çocuklar telefon, televizyon ve tablet gibi ekranlara neredeyse doğumdan itibaren maruz kalıyor. Dolayısyla çocuklar için ekranlardan uzak durmak oldukça zor.

Sena Avcılar'ın da söylediği gibi özellikle 10 yılı aşkın süredir ekranın bir tür çocuk bakıcısı görevi gördüğü düşünüldüğünde, yol açtığı dezavantajlar daha somut bir şekilde karşımıza çıkıyor.

Peki son 10 yılda ekrana maruz kalarak beslenen çocuklar ile kalmayanlar arasında ne gibi farklılıklar oluştu? Araştırmalar ne diyor? Sena Avcılar bu farklılıkları şöyle sıralıyor:

"Ekrana uzun süre maruz kalan çocuklar daha az hareket ediyor ve az hareket etmek ise obeziteyi tetikleyebiliyor. Yapılan araştırmalarda ergenlik dönemi öncesinde günde 3 saatin üzerinde ekran başında zaman geçmenin, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile ilişkili olduğu bulunmuştur.

Okul öncesi dönemde ekrana maruz kalmanın ise obezite ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Çok uzun süre (5 saat üzeri) ekrana maruz kalan 5-10 yaş arasındaki çocukların, günde 2 saat maruz kalan çocuklara göre kilo artış riskinin beş kat daha fazla olduğu görülmüştür.

Araştırmaların ortak noktası uzun süre televizyon izlemenin ve ekrana maruz kalmanın obeziteyi tetiklediği yönünde. Obez olan çocukların neredeyse yarısı günde iki saatten fazla televizyon izlemekte ve normalin üçte biri oranında fiziksel aktivitede bulunmaktadır. Ekran başında yemek yiyen veya bazen yemek yiyen çocukların görsel algı ve dikkatlerinin ekran başında yemek yemeyen çocuklardan daha düşük olduğu da bulunmuştur. Ekran başında yemek yeme, bilişsel ve fiziksel gelişimi olumsuz etkilemenin yanı sıra kilo almaya bağlı olarak psikolojik olarak da olumsuz etkide bulunmaktadır."

Çocuklar ekran karşısında yemek yediklerinde ne yediklerine odaklanamıyor ve bu sebeple açlık ve tokluk hissinin farkına varamıyorlar.

Ekran önünde yemek tokluk hissini engelliyor mu?

Peki, ekran önünde yemek neden obeziteyle bu denli ilişkili? Sena Avcılar bu durumu tokluk hissinin kaybolması olarak açıklıyor ve çocukların yediği şeye odaklanamadığını anlatıyor:

"Açlık ve tokluk hissinin farkına varamıyorlar. Çocukların böylece ne yediklerini ve neyi ne kadar yediklerini fark edememeleri obeziteyi tetikleyici bir etken olarak karşımıza çıkıyor. Ekran karşısında yemek yeme çocuklar için dikkat dağıtıcı bir etken olarak görülmektedir. Ekrana maruz kalmak çocuklarda uyku süresinin kısalmasına sebep olmaktadır. Kısa uyku süresi ve buna bağlı olarak da düşük uyku kalitesi çocuklarda, açlık hissetmeye ve iştahta artışa sebep olmaktadır. Böylece kısır döngüye giren çocuklar düşük uyku kalitesi sonucunda daha fazla açlık hissederler. Çocuklar ekran karşısında yedikleri için miktar olarak daha fazla besin tüketirler. Bu döngü sonucunda da çocuklarda aşırı kilo artışı ve obezite tetiklenir.

Araştırmalara göre ekran karşısında hiç yemek yemeyen veya çok ender olarak yemek yiyen çocukların cips ve soda tüketimi daha azdır. Ekran gibi dikkat dağıtıcı unsurlar olmadığı zamanlarda, çocuklar ne yemek istediklerine karar verebildiklerinde ve kendi porsiyonlarının miktarını belirleyebildiklerinde daha kolay beslenmekte, besinleri reddetme oranları azalmakta ve sevmedikleri besinler hakkında daha az şikayette bulunmaktadır."

Ekransız bir yeme rutini oluşturmak mümkün mü?

Bu soruya olumlu cevap vermek özellikle ekran alışkanlığını kazanmış aileler için zor olsa da, TRT Çocuk Uzman Yardımcısı Sena Avcılar Esen ebeveynlerin nelere dikkat etmesi gerektiğini madde madde sıralıyor. Gelin o maddelere yakından bakalım.

Çocuk ve yemek yeme arasında bir ilişki kurulmalı.

Aileler önemli olanın yemeğin çocuğun midesine girmesi değil, çocuğun farkında olarak yemesi olduğunun bilincine varmalı.

Yeme probleminin ortaya çıkmaması için aileler çocuğun yemekle temasını sağlamalı ve bunu yaparken ekran gibi bir aracı kullanmaktan kaçınmalı.

Çocuklara zorla yemek yedirilmemeli.

Ekran bir rüşvet unsuru olarak kullanılmamalı.

Aileler çocuğun yemek yemesi konusunda kaygılı olmamalı.

Çocuk yememekte diretiyorsa bir sonraki öğüne kadar bir şeyler atıştırmasına izin verilmemeli. (Bu sayede çocuk öğünleri saatinde yemeyi öğrenebilecektir.)

Yemek yeme, çocuk için olumlu olarak algılanmalı.

Yemeğin olumlu bir şekilde sunulması, çocuğun yemeği olumlu olarak algılamasını kolaylaştıracaktır. (Mesela çocuğun sevdiği ve tercih ettiği tabak ve bardaklar kullanılabilir.)