Su, insan yaşamı için vazgeçilmez bir kaynak. Vücuttaki neredeyse tüm yaşamsal süreçlerde görev alan suyun önemi bir kez daha bilimsel olarak kanıtlandı. Liverpool John Moores Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırma, yetersiz sıvı alımının stres hormonlarını artırarak hem ruh sağlığını hem de kalp-damar sistemini olumsuz etkileyebileceğini ortaya koydu.
Araştırma, günde 1,5 litreden az sıvı (yaklaşık yedi fincan çay) tüketen kişilerin, stresli durumlarda stres hormonu kortizolu bir buçuk kat daha fazla salgıladığını gösterdi. Buna karşın, günlük önerilen miktarda sıvı tüketenlerde bu etki gözlenmedi. Uzmanlara göre bu fark, dehidrasyonun beyin ve böbrek sistemi üzerindeki etkilerinden kaynaklanıyor.
Fizyolog Neil Walsh, “Aşırı kortizol tepkisi uzun vadede sağlık sorunlarına yol açabilir” diyerek su tüketiminin ruhsal dayanıklılıkla doğrudan ilişkili olduğunu belirtti.
Su eksikliği böbrekleri ve beyni zorluyor
Araştırmaya göre, vücut susuz kaldığında vazopressin adlı hormon devreye giriyor. Bu hormon, böbreklerin suyu geri emmesini sağlayarak sıvı dengesini koruyor; ancak aynı zamanda beynin stres tepkisini de tetikliyor. Uzmanlar, bu durumun uzun vadede böbrekleri yorduğunu ve kortizol seviyesini artırdığını söylüyor.
Bilim insanları, yeterli su alımının vücudun stresle baş etme kapasitesini artırabileceğini belirtiyor. Ayrıca, hidrasyon durumunu kontrol etmenin pratik bir yolu da idrar rengini gözlemlemek: Açık sarı renk, genellikle yeterli sıvı alımına işaret ediyor.
