Avusturya'da iltica hakkı veya ikincil koruma statüsü tanınan kişilerin aile birleşimine yönelik yeni düzenleme, hukukçuların eleştirilerine neden oldu.

İçişleri Bakanlığı'nın hazırladığı yeni yerleşim yönetmeliği taslağına göre, 2026 ve 2027 yıllarında aile birleşimi kapsamında her yıl 314 kişilik kontenjan ayrılması planlanıyor.

Ancak Linz Johannes Kepler Üniversitesi Avrupa Hukuku Enstitüsü Başkanı Franz Leidenmühler, taslağa ilişkin hukuki değerlendirmesinde bu uygulamanın Avrupa Birliği hukukuna aykırı olduğunu savundu.

“Sorun 314 Kişi Değil, Kotanın Kendisi”

Leidenmühler'e göre hukuki sorun, belirlenen kontenjanın düşük veya yüksek olmasından kaynaklanmıyor. Asıl sorun, aile birleşimi hakkının genel bir sayısal sınırlamaya bağlanması.

Hukukçu, AB mevzuatının aile birleşimini bireysel bir hak olarak düzenlediğini ve bu hakkın yalnızca istisnai durumlarda sınırlandırılabileceğini belirtti.

Avusturya hükümeti, Mart 2025'te sosyal yardım ve eğitim sistemlerindeki yoğunluğu gerekçe göstererek aile birleşimini özel durumlar dışında geçici olarak durdurmuştu.

Bu uygulamanın sona ermesinin ardından hükümet, aile birleşimini yıllık kontenjanlarla düzenlemeyi hedefliyor.

Avusturya'ya AB'den Hukuki Süreç Uyarısı

Leidenmühler, hükümetin kamu düzenini korumaya yönelik AB hukukundaki istisna hükümlerine dayanmasının yeterli olmayacağını savundu.

Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın (ABAD) önceki kararlarında bu tür istisnaların genel bir gerekçe olarak kullanılamayacağının vurgulandığını hatırlattı.

Hukukçuya göre Avusturya, düzenleme nedeniyle AB hukukunun ihlaline ilişkin bir süreçle karşı karşıya kalabilir.

Ayrıca Avusturya mahkemelerinin, gerektiğinde ABAD'dan görüş alarak ilgili AB hükümlerini ulusal düzenlemelere üstün tutabileceğini ifade etti.

Hukukçular Arasında Farklı Görüşler

Asylkoordination Sözcüsü ve hukukçu Lukas Gahleitner-Gertz de düzenlemeyi sert şekilde eleştirerek aile birleşimine kota getirilmesinin hukuka aykırı olduğunu savundu.

Innsbruck Üniversitesi Avrupa hukuku uzmanı Walter Obwexer ise uygulamaya şüpheyle yaklaşmakla birlikte, 314 kişilik kontenjanın özel olarak değerlendirilmesi gereken ağır mağduriyet durumlarını karşılamak için yeterli olabileceğini belirtti.

Yeni düzenleme henüz hukuki tartışma aşamasında. Kotanın AB hukukuna aykırı olduğu yönündeki değerlendirmeler uzman görüşü niteliğinde olup, bu düzenleme hakkında verilmiş kesin bir mahkeme kararı bulunmuyor.

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.