İnsanda en sık görülen sürekli ritim bozukluğu olan kalpte “kulakçık çırpınması”, yani vorhofflimmern, aşırı sıcak ve soğuk hava koşullarından güçlü biçimde etkileniyor. Tıp Üniversitesi Innsbruck’taki uzmanlar, kalp pili taşıyan 203 hastayı tele tıp yöntemiyle izledi ve hem soğuk hem de sıcak havanın ritim bozukluğu üzerinde belirgin etkileri olduğunu ortaya koydu. Çalışmanın sonuçlarını Kardiyolog ve araştırma sorumlusu Wolfgang Dichtl açıkladı.
Sıcak hava atak süresini uzatıyor, soğuk hava atak sayısını artırıyor
Dichtl’e göre araştırmanın en çarpıcı bulgusu, sıcak havanın ritim bozukluğu ataklarının süresini belirgin biçimde uzatması oldu. Sıcaklık değerleri 30 dereceye yaklaştığında, yüksek risk grubundaki hastalarda bir atağın ertesi güne sarkma olasılığı neredeyse iki kat arttı.
Soğuk hava ise (günlük en yüksek sıcaklığın donma noktasına yakın olduğu dönemler) atakların daha sık görülmesine yol açtı. Bu durum acil servislere soğuk havalarda daha fazla ritim bozukluğu hastası başvurmasıyla zaten biliniyordu.
Araştırmanın önemi, sıcak havanın atak süresini anlamlı şekilde artırmasının ilk kez bu kadar ayrıntılı biçimde gösterilmiş olması. Atak süresi ne kadar uzarsa, “ritim bozukluğu yükü” olarak bilinen tıbbi ölçüt de o kadar yükseliyor. Bir atağın 48 saati aşması ise felç riskini ciddi oranda artırıyor.
Hastalar tele tıp ile izlendi
Kalp pillerinin kaydettiği tüm ritim verileri haftalık olarak Innsbruck’taki kliniğe otomatik şekilde gönderildi. Çalışmaya Tirol, Vorarlberg ve Doğu Tirol’den hastalar katıldı. Araştırmanın birinci yazarı Valentin Bilgeri, bu sayede uzun süreli ve çok ayrıntılı veriler toplandığını belirtti.
Araştırma yaklaşık 550 günlük bir izlemi kapsadı; toplamda 112 binin üzerinde hasta günü değerlendirildi.
Elde edilen veriler, Viyana’daki Doğa Kaynakları Üniversitesi’nin sağladığı hava durumu verileriyle karşılaştırıldı. Dört unsur incelendi: sıcaklık, hava nemi, hava basıncı ve yağış. Yağışın belirgin bir etkisi olmadığı görülürken, hava basıncı değişimleri ve çok yüksek nem oranı, aşırı sıcaklığın olumsuz etkilerini daha da artırdı.
Risk grubundakilere uyarı: Sıcağı mümkün olduğunca azaltın
Araştırmacılar, bilinen ritim bozukluğu olan ya da yüksek risk taşıyan kişilerin sıcak havalarda özellikle dikkatli olması gerektiğini vurguluyor. Uzmanlar, vücuda takılabilen ölçüm aygıtları ve telefon uygulamaları sayesinde ritim bozukluğunun daha erken tespit edilip edilemeyeceğini araştıran uluslararası çalışmaların da sürdüğünü aktardı.
Bundan sonraki adımlarda, hangi seviyedeki ritim bozukluğu yükünün ciddi komplikasyon riskini belirgin şekilde artırdığı ve yeni kan belirteçlerinin yüksek riskli hastaları tespit edip edemeyeceği incelenecek.
Klimanın etkisi büyüyor
Kulakçık çırpınması özellikle ileri yaşlarda sık görülen bir durum. 60 yaş üzeri toplumda yüzde 3 ila 5 oranında görülüyor; gerçek rakamların daha yüksek olabileceği belirtiliyor. Innsbruck’taki hasta grubunda katılımcıların yüzde 56’sında en az bir atak saptandı; bu da grubun yüksek risk taşıdığını gösteriyor.
Araştırma, on yıllık bir program olan ACaSA çalışması kapsamında yürütüldü ve bulgular “Circulation: Arrhythmia and Electrophysiology” dergisinde yayımlandı. Aynı veri grubundan yapılan önceki bir inceleme, sıcak havanın uyku apnesini de artırdığını göstermişti. Yeni sonuçlar ise, iklim değişikliği nedeniyle artan aşırı sıcaklıkların kalp ve dolaşım sistemi üzerindeki etkilerinin gelecekte daha da ağırlaşabileceğine işaret ediyor.
