Almanya’da yapılan bir araştırma, Avrupa Birliği ülkelerinden gelen birçok kişinin ülkede ayrımcılığa maruz kaldığını ortaya koydu. Özellikle Romanya ve Bulgaristan’dan gelenlerin iş hayatında ve sosyal yaşamda çeşitli zorluklarla karşılaştığı belirtildi.
Alman hükümetinin Tübingen Üniversitesi’ne yaptırdığı ve sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen ankete göre, Avrupa Birliği vatandaşlarının önemli bir bölümü Almanya’da kendilerini dışlanmış veya dezavantajlı hissettiklerini ifade etti.
Araştırmayı yürüten Bernhard Boockmann, ankete katılanların yalnızca yüzde 23’ünün hiçbir zaman ayrımcılık hissetmediğini belirttiğini söyledi. Katılımcıların yüzde 63’ü nadiren veya zaman zaman ayrımcılığa uğradığını ifade ederken, yüzde 14’ü ise sık sık veya çok sık ayrımcılığa maruz kaldığını dile getirdi.
Araştırmada özellikle iş hayatına ilişkin sorunların öne çıktığı belirtildi. Birçok Avrupa Birliği vatandaşının mesleki yeterliliklerinin tanınmaması nedeniyle niteliklerinin altında işlerde çalışmak zorunda kaldığı ifade edildi.
Dil ve Entegrasyon Sorunu
Federal Meclisin Göç, Mülteciler ve Entegrasyon Komiseri Natalie Pawlik, araştırma sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, Avrupa Birliği vatandaşlarının entegrasyon ve dil kurslarına erişim konusunda yaşadığı kısıtlamaları eleştirdi.
Pawlik, dil öğrenmenin toplumsal hayata katılımın en önemli anahtarlarından biri olduğunu vurgulayarak bu alandaki sınırlamaların yanlış bir politika olduğunu ifade etti.
Yetkililer, mevcut uygulamaların yaklaşık 130 bin kişiyi etkilediğini belirtti. Bu kişiler arasında yaklaşık 37 bin Avrupa Birliği vatandaşı bulunuyor.
Araştırma sonuçları, Almanya’da yaşayan Avrupa Birliği vatandaşlarının iş hayatı, dil eğitimi ve toplumsal uyum alanlarında daha fazla destek ve fırsata ihtiyaç duyduğunu ortaya koydu.
