Almanya ile Türkiye arasında 1961 yılında imzalanan İş Gücü Alımı Anlaşması'nın 65. yılı dolayısıyla düzenlenen etkinliklerde, ülkenin ekonomik kalkınmasına katkıda bulunan ilk kuşak Türk işçiler anıldı. Ancak araştırmalar, Almanya'nın refahına önemli katkılar sağlayan bu kuşağın bugün ciddi ekonomik ve sosyal sorunlarla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Başbakanı Henrik Wüst, eylül ayında Düsseldorf Havalimanı'nda düzenlenen törende, yıllar önce ülkelerini geride bırakarak Almanya'ya gelen işçilere teşekkür etti.
1973 yılında işçi alımının durdurulmasına kadar yaklaşık 870 bin Türk vatandaşı Almanya'ya geldi. Bu insanların önemli bir bölümü maden ocaklarında, fabrikalarda ve üretim bantlarında ağır koşullarda çalıştı. Birçoğu Almanya'da kalarak yeni bir yaşam kurdu.
Wüst, göçmen işçilerin Almanya'yı daha çeşitli, açık ve güçlü bir ülke haline getirdiğini belirterek, isim, ten rengi ve dinin insanlar arasında ayrımcılığa neden olmadığı bir topluma ulaşılması gerektiğini vurguladı.
Türk Emekliler Ayda 360 Euro Daha Az Alıyor
Alman Emeklilik Sigortası Kurumu'nun (Deutsche Rentenversicherung), Mediendienst Integration için hazırladığı özel değerlendirme, emekli maaşlarındaki belirgin farkı ortaya koydu.
2025 yılı sonu verilerine göre Almanya'da Türk vatandaşlığına sahip emeklilerin ortalama aylık emekli maaşı 890 euro olurken, Alman vatandaşlarında bu tutar 1.250 euro olarak kaydedildi.

Haziran 2026 verilerine göre ise yaşlılıkta temel geçim yardımından (Grundsicherung im Alter) yararlananların oranı Türk vatandaşlarında yüzde 9,3, Alman vatandaşlarında yüzde 2,7 oldu. Böylece Türk vatandaşlarının bu yardıma ihtiyaç duyma oranı üç katın üzerine çıktı.
Ağır Çalışma Koşullarının Bedeli Yaşlılıkta Ödeniyor
Duisburg-Essen Üniversitesi Modern Türkiye Araştırmaları Profesörü Hacı-Halil Uslucan, göçmenler arasında yaşlılık yoksulluğunun yüzde 25 ila 30 arasında olduğunu, Almanlarda ise bu oranın yüzde 12 ila 14 düzeyinde bulunduğunu belirtti.
Uslucan'a göre ilk kuşak göçmenlerin ağır fiziksel işlerde çalışması, erken emeklilik ve iş göremezlik riskini artırdı. Göçmenlerin emeklilik yaşından önceki son on yılda işsiz kalma olasılığı da yaklaşık iki kat daha yüksek.
Hans-Böckler Vakfı araştırmacısı Eric Seils ise düşük emekli maaşlarının başlıca nedenlerini, geçmişteki düşük ücretler, kesintiye uğrayan çalışma hayatı ve emeklilik sistemine daha kısa süre prim ödenmesi olarak açıkladı.
Özellikle 1970'li yıllarda yaşanan petrol krizi ve sanayideki dönüşüm, birçok göçmen işçinin işini kaybetmesine yol açtı.
Mesleki Gelişim İmkânları Sınırlı Kaldı
Göttingen Sosyolojik Araştırmalar Enstitüsü'nden Janina Söhn, ilk kuşak göçmen işçilerin mesleki eğitim ve yükselme imkânlarından yeterince yararlanamadığını belirtti.
Söhn'e göre bu kuşak, Alman ekonomisinin ihtiyaç duyduğu en ağır işleri üstlenirken, sağlıklarını da büyük ölçüde bu çalışma koşullarında yıprattı.
Almanya Federal İş Ajansı verileri de emeklilik dönemindeki çalışma imkânlarının sınırlı olduğunu gösteriyor. Türk vatandaşlarının ilgili yaş grubundaki istihdam oranı yüzde 5,2 iken, Alman vatandaşlarında bu oran yüzde 10,8 olarak kaydedildi.
Özellikle yalnız yaşayan yaşlı göçmen kadınların yoksulluk riski daha da yüksek. Araştırmacılar, aile desteğinin bulunmadığı durumlarda ekonomik ve sosyal sorunların ağırlaşabildiğine dikkat çekiyor.
65 Yıllık Göçün İki Farklı Yüzü
Profesör Uslucan, Türk kökenli göçmenlerin eğitim, meslek ve siyaset alanlarında önemli başarılar elde ettiğini, ancak ayrımcılığın hâlâ tamamen ortadan kalkmadığını ifade etti.
Almanya'da 65 yıllık Türk işçi göçü, bir yandan toplumsal ve ekonomik başarı hikâyesi olarak değerlendirilirken, diğer yandan ilk kuşağın yaşadığı düşük emekli maaşları, sağlık sorunları ve yalnızlık gibi sorunlarla gündemdeki yerini koruyor.
Bir dönem Almanya'nın sanayisinde ağır iş yükünü üstlenen bu insanların önemli bir bölümü, bugün emeklilik yıllarını ekonomik güvencesizlik içinde geçiriyor.
