sinan.sahinoglu @ havadis.at

İslam dininde, 'erkeğin kadını dövebilme hakkı olduğu' uzun yıllardır tartışılırken, erkeğin böyle bir hakkı olduğunu savunan ve İslam'ı kötü bir inanç sistemi olarak göstermek isteyenler için tek temel esas 'Nisa suresi 4/34' ayettir.

Ve bu ayette yer alan ifadelerden 'Size itaat etmeyen kadınlarınızı dövün' anlamını çıkartırlar !

Bu ayetten bu anlamın çıkartılmasına dayanak olarak da, ayette geçen 'Darebe' kelimesi kullanılır.

Bazı fıkıh kitablarında 'darebe' kelimesi bu şekilde anlatılırken, gerçekte bu kelimeyi iyi incelemek ve ayeti doğru manası ile anlamak gerekmektedir.

Aksi halde ayet gerçek manasından sapar ve Allah korusun bu bizi günahkar yapar !

Arapça'da ki 'Darebe' fiili pek çok anlamlara gelebilmektedir. "bir şey oluşturmak", "yollarda ayak ile iz oluşturmak", "çarpmak" ve "darp etmek" gibi anlamlara gelebildiği gibi "uzaklaştırma" ve "ayrılık" anlamlarına da gelebilir.

Dolayısıyla ayette geçen "darebe" fiiline bakıp buradan, sadece anlamlarından biri olan "dövmek" manasını çıkartmak ve Hz. Peygamber'in hiç yapmadığı ve tavsiye de etmediği bir sonuca ulaşmak, yeterince doğru ve ikna edici görünmemektedir.

Dolayısıyla bu zamana kadar yapılan uygulamalar ve hala bu dövme anlamının tercih ediliyor olması Kuran'a ve Sünnet'e bütüncül olarak bakılmamasından ve bilgi eksikliğinden kaynaklanmaktadır.

Doğal olarak bu durum Kur’an-ı Kerim'in gerektiği gibi anlaşılmasını zorlaştırdığı gibi, İslam anlayışının zedelenmesine de neden olmaktadır.

Konunun asıl amacına dönersek eğer, "darebe" fiili bu ayette "dövme" anlamında değil, "evden uzaklaştırma" yani; "ayrılık veya boşanma" anlamında kullanılmıştır. 

Kısacası, bu ayette ifade edilen "darebe" fiilinin dövme anlamına gelmediğini ve geçici bir ayrılığı tavsiye ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Kur’an-ı Kerim'de tavsiye edilen üçlü yaptırımın şu şekilde anlaşılması tüm müslümanlar için daha hayırlıdır;

1. Etkili iletişim 

(Yani, güzel öğütler ve sorunlar üzerinde karşılıklı konuşabilme gibi...)

2. Cinsel yanlızlık

(Yani, yatakta yalnız bırakma ve eşler arasında yatakların ayrılması gibi...)

3. Mekansal ayrılık 

(Yani, evden uzaklaştırma. Evin hanımının veya erkeğin geçici bir süre evden uzaklaşması gibi...)

Bütün bu üçlü yaptırıma rağmen hala sorun çözülmüyorsa da, o eşlerin birbirlerini aşağılamadan, kırmadan, küstürmeden ve hakaret etmeden ayrılmaları İslam hukukuna ve modern hukuka göre bir müslümana en yakışan davranış olacaktır.

Başa dönersek eğer İslam'da asla 'erkeğin kadını dövme hakkı' diye bir şey söz konusu değildir.


"Eşinizi döverken veya ona İslam'a aykırı olarak kötü davranışlarda bulunurken, annenizin ve küçük güzel kızınızın da bir kadın olduğunu unutmayın"...

 

 

Sinan ŞAHİNOĞLU