Vorarlberg´de gerçekleşen olayda, bir kuaför sahibi yanında çalıştırdığı Türk içci'nin adını Alman bir isimle değiştirerek Türklere karşı ne kadar tahammülsüz olduğunu belli etmiş oldu. Bu olayda´da görüldüğü üzere Vorarlberg´de yabancı düşmanlığı hala olağan ve doğal halde.
 
 Bir insanın özellikle adının en hassas olduğu ve şahsiyetini tanımladığı aşikar iken, böyle bir davranış gencecik insanların duygularını ve hislerini zedeler durumda.
 
 50 yılı aşkın bir zamandır birlikte yaşanılan ve 3 kuşak sonunda hala bu tip vakaların cereyan ediyor olması birkez daha gösteriyorki, özellikle bu bölgeyi kapsayan bölgesel bir danışma kurumuna kesinlikle ihtiyaç var. Bu ve buna benzer durumlarda bu mağdur insanların haklarını arayabilecek bir merci olmalı. Yeşiller geçtiğimiz yıl bu anlamda bir önergeyi gerekli kurumlara sundu.
 
 Yeşillerin davetlisi olarak eyalette bulunan eşit haklar hukiki danişmanı Tamara Stanzinger , mağdurlara bu gibi durumlarda şikayetlerini çalışma ve sosyal mahkemesine yada  Viyana eşit haklar komisyonu'na bildirmelerini tavsiye ediyor. İşverenlerin her çalışanına eşit haklar tanıması ve eşit şartlar oluşturması gerekiyor. Aksi bir durumda mağdurların tazminat talep etme hakları bulunuyor ve bu durum son üç yılı kapsıyor.
 
LAbg. Vahide Aydın

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.