Avusturya’da 14 yaş altındaki kız çocuklarına yönelik başörtüsü yasağı tartışılırken Entegrasyon ve Kült İşleri Bakanı Claudia Bauer (ÖVP), Avusturya İslam Cemaati (IGGÖ) Başkanı Ümit Vural’ın ZiB 2’deki açıklamalarını hedef aldı.

Ancak Bauer’in tepkisi ile Vural’ın gerçekte söyledikleri yan yana konulduğunda ortaya farklı bir tablo çıkıyor.

Vural, başörtüsü yasağına yönelik eleştirel tutumunu açıkça ortaya koydu. Kız çocuklarının başörtüsü takmakta ısrar etmeleri halinde onların iradesinin de dikkate alınması gerektiğini savundu.

Fakat aynı Vural, IGGÖ’nün yasaların çiğnenmesi yönündeki çağrıları “kesinlikle” desteklemediğini de açıkça ifade etti.

Yani ortada “Bu yasaya uymayın” şeklinde bir çağrı yok.

Bauer ise “Kanun kanundur” dedi

Buna rağmen Bauer, Vural’ın açıklamalarından “rahatsız” olduğunu belirterek, “Kanun kanundur ve herkesin buna uymasını bekliyorum” sözleriyle karşılık verdi.

Bakan ayrıca Avusturya’daki bir dini cemaatin en üst düzey temsilcisinden yasalara uymanın açık ve tartışmasız biçimde kabul edilmesini beklediğini söyledi.

Ancak burada temel bir soru ortaya çıkıyor:

Vural zaten yasayı ihlal etme çağrılarını desteklemediğini söylüyorsa, Bauer kime karşı “Kanun kanundur” mesajı veriyor?

Bauer’in açıklaması, Vural sanki Avusturya yasalarını tanımadığını veya Müslümanlara yasağa uymama çağrısında bulunduğunu söylemiş gibi bir izlenim oluşturuyor. Oysa aktarılan açıklamalarında böyle bir çağrı bulunmuyor.

Bir yasayı eleştirmek, yasaya karşı gelmek değildir

Demokratik hukuk devletlerinde yürürlüğe giren bir yasayı eleştirmek ile o yasayı ihlal etmeye çağırmak aynı şey değildir.

Bir dini cemaat, sivil toplum kuruluşu veya vatandaş bir düzenlemenin yanlış olduğunu düşünebilir; değiştirilmesini isteyebilir, hukuki yollara başvurabilir ve kamuoyu önünde eleştirebilir.

Bu, yasayı tanımamak anlamına gelmez.

Vural’ın açıklamasında da tam olarak bu ayrım görülüyor: Başörtüsü yasağına karşı çıkıyor ancak yasa ihlali çağrılarını desteklemiyor.

Bauer’in buna rağmen tartışmayı “yasaya uyup uymama” meselesine dönüştürmesi, Vural’ın açıklamalarını kendi bağlamından uzaklaştırdığı eleştirisine kapı aralıyor.

Başörtüsü yine siyasetin merkezinde

Daha da dikkat çekici olan ise Avusturya siyasetinde başörtüsünün son dönemde giderek daha fazla siyasi tartışmaların merkezine yerleştirilmesi.

Hayat pahalılığı, konut maliyetleri, eğitim sistemindeki sorunlar ve ekonomik sıkıntılar gibi toplumun geniş kesimlerini doğrudan ilgilendiren başlıklar gündemdeyken, başörtüsü üzerinden yürütülen tartışmaların sürekli yeniden gündeme taşınması popülizm eleştirilerini de beraberinde getiriyor.

Bir bakanın hükümet politikasını savunması elbette doğaldır. Ancak karşısındaki kişinin söylemediği bir şeyi söylemiş izlenimi oluşturmak başka bir meseledir.

Ümit Vural’ın sözleri açık: Yasağı eleştiriyor, fakat yasaların çiğnenmesine yönelik çağrıları desteklemiyor.

Dolayısıyla tartışılması gereken belki de Vural’ın Avusturya yasalarına saygı duyup duymadığı değil; Bauer’in neden Vural’ın zaten açıkça kabul ettiği bir konuda “Kanun kanundur” diyerek yeni bir siyasi tartışma yaratmayı tercih ettiği.

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.