Cinsel şiddet davalarında kurbanların güvenilirliği sıkça sorgulanıyor. Ancak daha da karmaşık hale gelen bir konu ise, yanlış ya da kasıtlı olarak uydurulmuş suçlamalar. Uluslararası araştırmalara göre cinsel şiddet suçlamalarının yaklaşık yüzde onunun gerçeği yansıtmadığı düşünülüyor. Bu durum hem gerçek mağdurlar hem de yanlış suçlananlar için ciddi sonuçlar doğuruyor.

Vorarlberg’de cinsel şiddetle ilgili asılsız suçlamalar oldukça nadir. Bu konuda resmi bir istatistik de bulunmuyor. Feldkirch Bölge Mahkemesi Başkanı Sonja Nachbaur, daha önce Landesgericht Feldkirch’te hâkim olarak görev yaptığı dönemde yalnızca iki asılsız cinsel suç iddiasıyla karşılaştığını belirtiyor. Her iki durumda da kadınların erkekleri yanlış suçladıkları kanıtlanmış ve bu kişiler "iftira" suçundan para cezası ya da şartlı hapisle cezalandırılmış.

Bir vakada, ailesinin ilişkiye karşı çıkması üzerine genç bir kadın, daha yaşlı olan erkek partnerinin kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu iddia etmiş. Ancak yapılan soruşturmada bunun doğru olmadığı belgelerle kanıtlanmış. Nachbaur, bu tür yalan suçlamaların genellikle ayrılık sonrası ya da çocukların velayet davaları sırasında ortaya çıktığını ifade ediyor.

Adalet için güvenilirlik analizleri şart

Savunma avukatı Clemens Achammer, asılsız suçlamaların masum kişiler için ciddi sonuçlar doğurduğunu söylüyor: “Tutukluluk, iş kaybı, sosyal çevreden dışlanma ve ekonomik çöküş… Bazen kişi daha beraat etmeden hayatı altüst oluyor.”

Bu nedenle Achammer, güvenilirlik değerlendirme raporlarını (Glaubwürdigkeitsgutachten) önemli bir araç olarak görüyor. Çünkü duruşmalarda yalnızca birkaç dakika süren tanık anlatımları, yargıç ve jüriye derinlemesine bir değerlendirme yapma imkânı tanımıyor. Ancak uzmanların hazırladığı detaylı analizler, anlatımlardaki çelişkileri ve inandırıcılık düzeyini ortaya koyabiliyor.

Psikolojik izler ve anlatım farkları

Klinik psikolog Nicole Längle, hem gerçek hem de sahte iddialarda bulunanlarla çalıştığını belirtiyor. Ona göre yalan beyanda bulunanlar, genellikle olay hakkında fazla detay veremiyor. “Ezberlenmiş ve genelde belirsiz anlatımlar öne çıkıyor,” diyen Längle, gerçek mağdurların ise zamanla daha tutarlı ve detaylı anlatım geliştirdiklerini vurguluyor.

İstatistik yok, etkiler büyük

Avusturya’da bu konuda resmi bir istatistik bulunmasa da, uluslararası bir çalışmaya göre cinsel suçlara dair şikâyetlerin %10’unun gerçeği yansıtmadığı tahmin ediliyor. Vorarlberg’de bu oran oldukça düşük olsa da her bir sahte iddianın hem masum bireyler hem de gerçek mağdurlar üzerinde ciddi etkileri oluyor.

Asılsız suçlamalar, hem sanığın hayatını mahvedebiliyor hem de gerçek kurbanlara duyulan toplumsal güveni zedeliyor. Uzmanlar, her iki tarafın da zarar görmemesi adına dikkatli ve titiz yargı süreçlerinin önemine dikkat çekiyor.

Bağlantılar:

- gewaltfrei.vorarlberg
- Gewaltschutzzentrum Vorarlberg
- ifs Frauenberatungsstelle bei sexueller Gewalt
- Verbrechensopferhilfe „Weißer Ring“

Copyright ©  www.havadis.at. Tüm Hakları Saklıdır. Havadis.at yayımladığı haber, fotoğraf ve görüntü ile internet ve wap için oluşturduğu her türlü bilgi, havadis.at yönetiminin izini olmadan hiçbir şekilde kullanılamaz.

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.