-Baskılar devam etti. ‘’Vorarlberg'den gitmen bizim için iyi olur’’ dendi.
-Marienberg Okulu müdürünün tavrı beni şaşırttı.
-Öğrencilere de aynı baskı uygulanıyor.
-İslam hoşgörü dinidir.
 
Havadis Haber-Bregenz: Vorarlberg’de yerel bir gazete Vorarlberg’de İslam öğretmenliği yapan Ömer Kutlucan'ın bayanlar ile el sıkışmamasını gündeme taşıyarak okul müdürünün İslam öğretmenini bu tavrından dolayı eyalet eğitim müfettişlerine (Landesschulrat) şikayet ettiğinin haberini geçti.
 
Haberin ardından mağdur olan İslam öğretmeni Ömer Kutlucan ile irtibata geçen gazetemiz Havadis Haber konu ile ilgili görüşünü aldı.
 
Ömer Kutlucan; ‘’Almanya’da doğdum büyüdüm. Giessen Üniversitesi'nde lise öğretmenliği eğitimimi tamamladım ve ardından Vorarlberg'e İslam öğretmeni olarak geldim. Vorarlberg'e ilk geldiğimde öğretmen olarak başladığım okul olan HAK Lustenau’da İslami kurallara uymak istemem bazı öğretmenleri rahatsız etti. Bu sıkıntıları Almanya'da yaşamadığımdan tecrübem yoktu ve geçici bir durum olduğunu düşünüp insanların zamanla önyargılarının kırılacağını temenni ettim. Önyargıların kırılması için HAK Lustenau okul müdürü bir organize yaparak ilgi duyan öğretmenlere İslam ve Hristiyanlığın benzerlikleri hakkında bir sunum gerçekleştirdi. Sunumu Elisabeth Dörler gerçekleştirmişti. Sunumun ardından bana önyargı ile bakan öğretmenlerin fikirleri bir nebze de olsun değişti. 
 
Baskılar devam etti: ‘’Vorarlbergden gitmen bizim için iyi olur’’ dendi.
 
HAK Lustenau'da öğretmen olarak şahsi düşüncelerime saygı gösterip anlayışla karşılayan ve konu hakkında bir de sunum organize eden HAK Lustenau müdürü kadar diğer görev yaptığım okullardaki müdürler hassas davranmadılar. Özellikle HAK Bregenz’de müdür ve bazı öğretmenler tarafından dışlandım ve baskı gördüm. Müdür ile birebir görüşmemizde benim Vorarlberg'den gitmemin hem benim hem de onlar açısından daha iyi olacağını dile getirdi. Bu konuşmanın ardından zamanla düzelir diye düşünerek hakkım olduğu halde şikayet girişiminde bulunmadım.
 
Eski konuları şimdi tekrar gündeme taşıyorlar
 
Aslında bu meseleler yeni değil, 3-4 yıllık meseleler. Konuyla ilgili makamlar ve kurumlar gerekli görüşmeleri yaptılar. Benimle de görüştüler, yanlış anlaşılmalar giderilmiş ve belli bir mesafe alınmıştı. Ancak şimdi aynı müdürlerin ve haberi yapan gazete muhabirinin sanki yeni bir meseleymiş gibi bu işi gündeme taşımalarına anlam veremiyorum. Konuşulmuş ve hallolmuş meseleleri yeniymiş gibi gündeme getirmekteki amaç ve hedef bellidir; sistematik bir şekilde bana baskı kurmak istiyorlar. Konuyu hem bizlerden sorumlu olan müfettiş bey, hem de işverenim zaten ayrıntılı olarak biliyorlar.
 
Marienberg okulu müdürünün tavrı beni şaşırttı
 
Marienberg okulunun yaptığı açıklamaya çok şaşırdım. Çünkü,  Marienberg okuluna başlamadan önce müdür ile bir görüşmem oldu. Bu görüşmede kendisine İslami hassasiyetlerim ile alakalı detaylı bilgileri aktardım, kendisi de anlayışla karşıladığını söylemişti. Yerel gazetede verdiği demeç ile o gün söylemiş olduğu sözler tamamen çelişkilidir. Dini hassasiyeti olan bir okulda başka bir dinin mensubunun dininin gerektirdiği hal ve hareketlerde bulunmasını şikayet etmesi de başka bir çelişkidir.
 
Öğrencilere de aynı baskı uygulanıyor
 
Bu baskılar sadece bana değil, bazı müslüman öğrencilere de uygulandı ve uygulanmaya da devam ediyor. Öğrencilerin kendileri bu baskıları direk hissetseler bile notlarının haksız bir şekilde kötü verileceğini düşünüp dile getirmeye korkuyorlar.
 
Bu konuları eyalet milli eğitim müfettişleri (Landesschulrat) objektif bir şekilde araştırmış olsalar gerçeği göreceklerdir. 
 
İslam hoşgörü dinidir
 
İslam hoşgörü dinidir. Ben bugüne kadar yaşamış olduğum bu sıkıntılara hep bu düşünce tarzıyla baktım. Zamanla düzelir ve beni tanırlar ve önyargı birgün kırılır düşüncesi içerisindeydim.
 
Avusturya bir hukuk devletidir ve İslam dinini 100 yılı geçkin bir süredir resmi anlamda tanımıştır. Ona rağmen bazı insanların resmi tanınan bir dinin gereklerini yapmak isteyen bir kişiye bu tarz bir dışlama ve baskı uygulaması anlaşılır değildir. 
 
Son olarak, ben kanun dışı bir haraket yapmadım; tam aksine Avusturya devletinin koruması altında olan İslam dininin bana verdiği özgürlükten yararlanıp dinimin gereğini yaptım. Avusturya gibi bir ülkede din özgürlüğü ve insan haklarının bazı okul müdürleri ve bazı öğretmenler tarafından hiçe sayılması anlaşılır gibi değildir.‘’ dedi.
 
 
 
 
 
 
 

Haber : Havadis Haber ekibi

Copyright ©  www.havadis.at. Tüm Hakları Saklıdır. Havadis.at yayımladığı haber, fotoğraf ve görüntü ile internet ve wap için oluşturduğu her türlü bilgi, havadis.at yönetiminin izini olmadan hiçbir şekilde kullanılamaz.

 

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.