Vorarlberg’de yeni dönem borçlanma kuralları netleşirken, eyalet ile belediyeler arasındaki bütçe dengesi yeniden gündemin merkezine yerleşti. Ülke genelinde kabul edilen yeni çerçeveye göre eyaletler ve belediyeler, toplam borçlanma sınırında daha fazla pay alabilecek. Ancak bu genişleme, borçlanma baskısının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
Eyalet Başkanı Markus Wallner, gelecek yıl için öngörülen yaklaşık 250 milyon avroluk açık konusunda temkinli konuştu. Wallner, eyaletin planladığı 200 milyon avroluk borçlanmanın belediyelere yalnızca 50 milyon avroluk bir pay bıraktığını hatırlatarak, “Bu sınırı tutturacağız. Ancak tasarruf baskısı yüksek kalmaya devam ediyor” dedi.
Wallner, özellikle yönetim kadrolarında tasarruf potansiyeli gördüğünü, yüksek gider artışının yaşandığı bakım hizmetleri, çocuk bakımı, sağlık ve hastane hizmetleri gibi alanlarda ise dikkatli bir yaklaşım gerektiğini vurguladı.
“Belediyelerle Yakın Koordinasyon Şart”
Bazı belediyeler, ayrılan borçlanma payının yetersiz olduğunu savunurken, Wallner durumu “koordinasyon gerektiren bir süreç” olarak nitelendirdi. Eyalet ve belediye temsilcilerinin Noel’den önce bir araya gelerek gelecek yılın kesin tahminlerini değerlendireceğini belirtti.
“Bu süreci ancak birlikte yönetebiliriz” diyen Wallner, hem eyaletin hem de belediyelerin kendi “ev ödevlerini” yerine getirmek zorunda olduğunu söyledi.
“Açığın Artması Halinde Ne Olacak?”
Borçlanma sınırının aşılması halinde cezaların gündeme gelip gelmeyeceği sorusunu yanıtlayan Wallner, bunun Avrupa’da şu ana kadar hiç uygulanmadığını hatırlattı. Sistemin yıllar içinde toplam sonuca bakarak değerlendirileceğini, tek tek yıllardaki dalgalanmaların sorun yaratmayacağını ifade etti.
“Yönetimde Her Boş Yerde İkinci Kez Düşüneceğiz”
Eyalet Başkanı, yönetimde personel azaltımının “doğal süreçlerle” ilerletileceğini belirterek, “Her iki boş yerden biri mutlaka yeniden değerlendirilecek. Gereksizse doldurulmayacak” dedi.
Öte yandan, ekonomik durgunluk döneminde yalnızca tasarrufla ilerlemenin mümkün olmadığını vurgulayan Wallner, yatırımların yüksek tutulmasının önemine dikkat çekti.
“Neden Bu Kadar Borçlandık?”
Wallner’e göre son yıllarda yaşanan olağanüstü gelişmeler bütçeyi ağır baskı altına aldı:
- Üç yılda toplam yüzde 30 oranında maaş artışı,
- Yüksek enflasyon,
- Enerji fiyatlarındaki yükseliş,
- Salgın ve diğer krizlerin etkileri.
“Tüm bu koşullar altında denk bütçe oluşturmak mümkün değil” diyen Wallner, düzelmenin ancak enflasyonun düşmesi, enerji fiyatlarının gerilemesi ve ölçülü ücret artışları ile mümkün olacağını söyledi.
