Ulusal Meclis, Perşembe günü 14 yaşından küçük kız öğrenciler için başörtüsü yasağını geniş çoğunlukla kabul etti. Yasa, destek veren partiler tarafından “özgürlük” gerekçesiyle savunulsa da, birçok kesim bunun genç kızların hakkına doğrudan müdahale olduğunu, ayrımcılığı artıracağını ve eğitim ortamında daha fazla baskı yaratacağını belirtiyor. Yasa, temel haklar açısından ciddi tartışmaları da beraberinde getirdi.
Kapsamı geniş, etkisi ağır bir yasak
Düzenleme, başın “İslam geleneğine göre örtülmesini” sağlayan başlıkları yasaklıyor. Okul dışındaki geziler kapsam dışı tutulsa da, asıl düzenleme günlük okul yaşamını hedef alıyor.
2026/27 öğretim yılından itibaren yasak ihlal edildiğinde 150 ile 800 avro arası para cezası uygulanabilecek.
Yasa, yalnızca belirli bir dini gelenekle ilişkilendirilen kıyafeti hedef aldığı için, birçok hukuk uzmanı tarafından eşitlik ilkesini ihlal ediyor diye niteleniyor. Buna rağmen yasa geniş çoğunlukla kabul edildi.
Eleştiriler: “Kız çocukları yalnızlaştırılacak, baskı artacak”
Uzmanlara göre yasa, açıklanan amacın aksine, kız çocuklarının özgürlüğünü artırmak yerine onları daha fazla baskı altına sokacak.
Birçok sosyal çalışma uzmanı, yasağın kız öğrencilerin eğitim ortamından uzaklaşmasına, okula bağlılığın zayıflamasına ve aile içinde gerginliğin artmasına yol açacağını söylüyor.
Bregenzer “Amazone” Derneği’nden Angelika Atzinger, zorlanan kız çocuklarının “yasakla değil, destekle güçlendirileceğini” belirterek, düzenlemenin çocukların üzerindeki baskıyı artıracağını vurguladı.
Toplumu ayıran bir yaklaşım
Eleştirmenlere göre yasa, ülkede yaşayan Müslüman aileleri hedef hâline getiriyor ve toplumda gereksiz bir ayrım yaratıyor.
Viyana merkezli “Peregrina” Derneği’nden Katharina Echsel, düzenlemenin “geri kalmış Müslümanlar” ile “eşitliği savunan diğerleri” şeklinde yapay bir karşıtlık oluşturduğunu söyledi.
Bazı kız çocuklarının başörtüsünü kültür, kimlik, protesto veya kişisel tercih nedeniyle taktığına dikkat çeken uzmanlar, “tek bir gerekçe varmış gibi” oluşturulan bu yasak anlayışının gerçeği yansıtmadığını belirtiyor.
Yeşiller: Yasa Anayasa’ya aykırı
Yeşiller Partisi, kız çocuklarının zorlanmasına kesin şekilde karşı olduklarını vurgulasa da, yasanın anayasa ile bağdaşmadığı gerekçesiyle karşı oy verdi.
Partiye göre düzenleme, önceki yıllarda Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen yasayla benzer özellikler taşıyor ve bu nedenle yine iptal edilmesi bekleniyor.
İslam Toplumu: “Hem inanç özgürlüğü hem çocuk hakları ihlal ediliyor”
Avusturya İslam Toplumu (İGGÖ), başörtüsü yasağının hem inanç özgürlüğüne hem de çocukların kişisel haklarına müdahale olduğunu belirterek, Anayasa Mahkemesi’ne başvuracağını açıkladı.
Topluluk, hiçbir çocuğun örtünmeye zorlanmaması gerektiğini ancak kendi isteğiyle örtünen çocukların hakkının da korunması gerektiğini ifade etti.
Uzmanlar çözümün yasak değil, destek olduğunu belirtiyor
Uzmanlara göre gerçek çözüm şunlar:
- Kız çocuklarının özgüvenini artıran programlar
- Okullarda eşitlik temelli öğrenme çalışmaları
- Uyuşmazlık çözümünü güçlendiren dersler
- Kadın örnek kişilerin artırılması
- Ailelerin de sürece dahil olduğu destek programları
- Tam gün okullarının güçlendirilmesi
Tüm bu çalışmaların, kız çocuklarının kendi yaşamları üzerinde daha etkili söz sahibi olmalarını sağladığı, oysa yasağın özgürlük alanını daralttığı belirtiliyor.
