Almanya’da, altın ve ziynet eşyalarında Türkiye’den çok farklı vergilendirme sistemi bulunduğunu belirten Şen, şunları söyledi: “Türkiye’de sadece altın işçiliği üzerinden vergilendirme var, Almanya’da ise altının kendisi dahil hepsine vergi ve gümrük uygulaması bulunuyor. Bu nedenle Almanya’da mücevher kapsamındaki her türlü takı ve eşya Türkiye’ye göre doğal olarak daha pahalı. İlk bakışta Türkiye’den değerli eşya getirmek cazip görünüyor ancak gümrüğe takılması durumunda toplam fiyat, vergiler, gümrük ve cezalarıyla birlikte kestirilemez boyuta çıkıyor. Türkiye’ye giderken de beraberinde götürülen çok sayıda farklı ziynet eşyaları geri dönüşte sorun çıkmaması için gümrük kapılarında beyan edilmesi gerekiyor.”

‘DURGUNLUK VAR’

Diğer yandan pandemi nedeniyle birçok alışveriş sektöründe olduğu gibi kendi branşlarında da durgunluk olduğunu belirten Enver Şen, sözlerine şöyle devam etti: “Kuyumculuğa 12 yaşında İstanbul Kapalıçarşı’da çırak olarak başladım. 40 yıldan fazladır ‘Kuyumcu Enver’ olarak Münih’teyim. Krizi anlatmaya gerek yok, her şey ortada. Düğünler yok, toplu kutlamalar bitti. Geriye anneler günü, sevgililer günü gibi özel günler kalıyor. Satışımız şimdilik böyle. Kısıtlama olduğu için kontrollü müşteri kabul ediyoruz. Dükkânımız küçük, yönetmelik randevu usulü, ‘Aynı anda bir kişi alacaksınız’ diyor. Bu da tabi bazen komik durumlara yol açıyor. Nişanlı çift geliyor, nikâh için yüzük beğenecekler, ‘Biriniz dışarıda durun’ demek olmuyor. Pratik çözümler üretiyoruz. Mesleğimiz komple kuyumculuk olduğu için takılarını tamire getirenler oluyor. Zamanımız bol, yardımcı oluyoruz.”