15 Temmuz 2016 günü Türkiye'de gerçekleştirilmek istenen darbe girişimi nedeni ile Viyana ve Wolfurt'ta Türkiye Cumhuriyeti Konsoloslukları önünde toplanan Türk vatandaşların yapmış olduğu demokrasiye sahip çıkma gösterisi, yerel basın ve siyasiler tarafından "spontane" gerçekleştiği ve önceden izin alınmadığı nedeni ile tartışma konusu olmuştu.
Konu ile alakalı "Toplanma ve gösteri özgürlüğü" yasası üzerinde kısıtlamalar yapılıp yapılamayacağını tartışan Avusturya içişleri bakanlığı ve Avusturya adalet bakanlığı Viyana ve Wolfurt'ta gerçekleşen darbe karşıtı gösterilerin hukuksal açıdan uygun olup olmadığını araştırırken, FPÖ partilileride bu gösterilerin polis tarafından dağıtılmamasını eleştirmişti.
Toplanma ve gösteri özgürlüğü (Versammlungsrecht) hem Avusturya anayasası (Art.12) hemde Avrupa insan hakları sözleşmelerinde (EMRK) güvence altına alınmıştır. Buna göre istisnalar dışında her insanın toplanma ve gösteri yapma hakkı bulunmaktadır. Bu hakkını suistimal etmeyen (kamu malına zarar vermemek, güvenliği bozmamak, başka birinin sağlığına zarar vermemek) her insanın gösteri yapma ve toplanma özgürlüğü vardır.
Univ.-Prof. Mag. Dr. Christian Piska konu ile yaptığı açıklama:
Toplanma ve gösteri özgürlüğü, Avrupa insan hakları sözleşmesinde güvence altına alınmıştır. Buna göre yapılan gösteri ve yürüyüşler önceden yapılacağı bildirilmiş gösteri ve yürüyüşler ile spontane gerçekleşen yürüyüş ve gösteriler aynı şekilde değerlendirilir. Yapılacak yürüyüş yada gösterinin 24 saat önceden bildirilmesinin istenmesi, güvenliğin sağlanılabilmesi açısından önemlidir.
