Andreas Babler pazartesi günü ORF’nin geleneksel yaz söyleşilerine katılacak. Ancak program öncesinde SPÖ içinde yeniden hareketli günler yaşanıyor. Özellikle eyalet ve bölge teşkilatlarında, partinin kamuoyu araştırmalarındaki düşük desteğinden duyulan rahatsızlığın arttığı belirtiliyor.
Önümüzdeki yıllarda yapılacak seçimler de SPÖ üzerindeki baskıyı artırıyor. Kärnten’de 2027 başında belediye seçimleri, 2028’de ise eyalet seçimleri yapılacak. Tirol’de de SPÖ açısından zorlu bir süreç beklenirken, Oberösterreich’de 2027, Niederösterreich’de ise 2028 yılında sandığa gidilecek.
Sorun yalnızca Babler mi?
Parti içerisindeki eleştirilerin önemli bir bölümü Babler üzerinde yoğunlaşsa da, mevcut durumun yalnızca genel başkana bağlanmasının fazla basit bir değerlendirme olduğu ifade ediliyor.
SPÖ’nün farklı eyaletlerde yaşadığı sorunlar, parti içindeki görüş ayrılıkları ve seçmene net bir siyasi yön sunmakta zorlanması, tartışmanın daha kapsamlı olduğunu gösteriyor.
Babler’in değiştirilmesi halinde ise en önemli soru, yerine kimin geçeceği.
Marterbauer’in adı öne çıkıyor
Bir süredir adı genel başkanlık için konuşulan isimlerden biri Maliye Bakanı Markus Marterbauer. Kamuoyu araştırmalarında görece olumlu sonuçlar alan Marterbauer, özellikle ekonomi alanındaki uzmanlığıyla dikkat çekiyor.
Ancak başarılı bir maliye bakanı olmanın, parti genel başkanlığında da aynı başarıyı getireceğinin garantisi bulunmuyor. SPÖ gibi farklı kanatların bulunduğu büyük bir siyasi yapıyı yönetmenin farklı özellikler gerektirdiği belirtiliyor.
Bir başka olası isim ise Kadın Bakanı Eva-Maria Holzleitner. Holzleitner’in iletişim ve hitabet yeteneği öne çıksa da parti liderliği konusunda nasıl bir performans göstereceği belirsiz.
Gerhard Zeiler yeniden gündemde
SPÖ’de liderlik tartışmalarında zaman zaman gündeme gelen Gerhard Zeiler’in adı da yeniden konuşuluyor. Uluslararası medya sektöründe uzun yıllardır üst düzey görevlerde bulunan 71 yaşındaki Zeiler, parti içerisinde deneyimli ve güçlü bir alternatif olarak görülüyor.
Ancak Zeiler’in uzun süredir ABD’de çalışması ve Avusturya kamuoyunda diğer siyasi isimlere kıyasla daha az tanınması önemli bir dezavantaj olarak değerlendiriliyor.
SPÖ hangi yönde ilerleyecek?
Tartışmanın merkezindeki asıl mesele ise SPÖ’nün gelecekte nasıl bir siyasi çizgi izleyeceği.
Partinin çok sayıda programı ve kararı bulunmasına rağmen, seçmene aktarılabilecek açık ve güçlü bir siyasi yön konusunda eksiklik olduğu eleştirileri yapılıyor.
Bu nedenle Babler’in yerine başka bir ismin gelmesinin tek başına SPÖ’nün sorunlarını çözmeye yetmeyebileceği değerlendiriliyor. Yeni bir genel başkanın başarılı olabilmesi için parti yapısında değişikliklere gidilmesi, dışarıdan gelen isimlere daha fazla alan açılması ve uzun vadeli bir siyasi stratejinin oluşturulması gerektiği görüşü öne çıkıyor.
Sonuç olarak SPÖ açısından temel soru yalnızca “Babler kalacak mı, gidecek mi?” değil. Daha önemli soru, partinin kendisini ve siyasi yönünü değiştirmeye ne kadar hazır olduğu.
