Okullarda 14 yaş altındaki öğrenciler için getirilen başörtüsü yasağı, sivil toplum kuruluşları ve hukuk çevrelerinin tepkisini çekti. Yarıyıl tatilinin ardından başlatılan “bilgilendirme süreci” ile birlikte, yasağın eylül ayında yürürlüğe girmesi planlanıyor.
Viyana’da düzenlenen basın toplantısında konuşan eşitlik savunucuları ve sivil toplum temsilcileri, düzenlemenin din özgürlüğü, kişisel irade ve eğitim hakkı gibi temel hakları tehdit ettiğini savundu. Yasağın, sorunları çözmek yerine Müslüman kız çocuklarının dışlanmasına ve damgalanmasına yol açacağı vurgulandı.
İslam karşıtı ayrımcılıkla mücadele alanında çalışan kurumların temsilcileri, yasağın toplumda İslam karşıtı ve ırkçı tutumları daha da artırabileceği uyarısında bulundu. Bu kapsamda, farklı sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelmesiyle oluşturulan 20 kuruluşluk bir platform, 13 Şubat’ta Viyana’da başörtüsü yasağına karşı gösteri çağrısı yaptı.
Anayasaya aykırılık tartışması
Bağımsız Eşitlik Danışmanlığı Kurumu Başkanı Sandra Konstatzky, kabul edilen yasanın belirli bir dine ve dini simgeye odaklandığını, başörtüsüne olumsuz bir anlam yüklendiğini ifade etti. Konstatzky, düzenlemenin 2020 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen benzer yasadan hangi yönleriyle farklı olduğunun net olmadığını belirtti.
Hukukçu Marawan Mansour da yasanın yürürlüğe girmesini beklemeden, 1 Eylül itibarıyla Anayasa Mahkemesine başvuru yapılabileceği görüşünü dile getirdi. Anayasa Mahkemesi, 2020 yılında ilkokullarda başörtüsü yasağını, devletin dini tarafsızlık ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etmişti.
Buna karşın Eğitim Bakanı Christoph Wiederkehr, yasa oylaması sürecinde yaptığı açıklamalarda, yeni düzenlemenin anayasa ile uyumlu olduğu görüşünü savundu. Yasa, hükümet partilerinin yanı sıra muhalefetten de destek alarak kabul edildi.
Para cezası ve yaptırımlar gündemde
Yeni düzenlemeye göre, ikinci yarıyılın başlamasıyla birlikte okula “İslam geleneklerine göre başı örten” bir başlıkla gelen 14 yaş altındaki öğrenciler için bilgilendirme ve görüşme süreci başlatılacak. Öğrencinin başlığı çıkarmayı reddetmesi halinde, okul yönetimi ve velilerle görüşmeler yapılacak.
2026–2027 eğitim öğretim yılından itibaren ise, kurallara uyulmaması durumunda velilere 150 ile 800 avro arasında para cezası uygulanabilecek. Tekrar eden durumlarda çocuk ve gençlik hizmetleri devreye girecek. Son aşamada ise veliler hakkında para cezası ya da iki haftaya kadar hapis cezası öngörülüyor.
