Avusturya yarın (4 Aralık 2016) ülke için büyük bir önem taşıyan tarihi bir seçime hazırlanıyor.

Avusturya yeni Cumhurbaşkanını belirlemek için 26 Nisan 2016 tarihinde beş adayın yarıştığı bir seçime gitmiş ve FPÖ Partisi'nin adayı Norbet Hofer ve Yeşiller Partisi destekli bağımsız aday Alexander Van der Bellen'in ikinci tur seçime kalması ile büyük bir sürpriz yaşanmıştı.

Yaklaşık 70 yıldır SPÖ ve ÖVP parilerinin aday gösterdiği adayların Cumhurbaşkanı olduğu ülkede ilk defa bu iki parti adayının dışında bir kişinin Cumhurbaşkanı olması kesinleşmişti.

FPÖ Partisi'nin adayı Norbet Hofer ve Yeşiller Partisi destekli bağımsız aday Alexander Van der Bellen'in yarıştığı ikinci tur seçim büyük çekişme içinde geçmiş ve Van der Bellen seçimi kıl payı da olsa kazanmıştı.

FPÖ Partisi'nin itirazı ile bazı bölgelerde sayıma erken başlandığı için seçim iptal edilmiş ve Eylül ayında seçimin tekrarlanması kararı alınmış, ancak bu seçimde seçim zarflarında oluşan sıkıntı nedeni ile iptal edilerek 4 Aralık 2016 tarihinde yapılması kararlaştırılmıştı.

SEÇİM YARIN GERÇEKLEŞİYOR

Yaklaşık sekiz aydır süren Cumhurbaşkanlığı seçim süreci ülkede büyük tartışmalara neden olurken, süreç nihayet yarın tamamlanacak.

Seçim süreci boyunca çalışmalarda bulunan iki aday da oldukça sert politika yürütürken, televizyon ekranlarında karşı karşıya gelen iki aday sert tartışmalara girişmiş ve kamuoyunda büyük tepki çekmişlerdi.

Kamuoyu FPÖ adayı Norbert Hofer'i yaklaşık iki puan önde gösterirken, şimdi herkes heyecanla yarınki seçimin sonucunu bekliyor.

ADAYLAR KİMLERDİR?

Norbert Hofer (FPÖ): Avusturya'da Cumhurbaşkanlığı makamının bir çok önemli yetkisi olmasına rağmen, genelde ülkede Cumhurbaşkanlığı makamı bir temsil makamı olarak görülürken; seçilen cumhurbaşkanları hükümet kararlarına müdahil olmuyor.

Ancak Norbert Hofer, seçim sürecinin başından beri farklı bir Cumhurbaşkanı olacağını belli ederken; başkanlık sistemini savunuyor.

Fransa'daki başkanlık modelini örnek olarak gösteren Norbert Hofer, bunun Avusturya için iyi bir model olduğunu savunurken, Cumhurbaşkanlığı makamının daha çok imkan ve yetkiyle iyileştirilip güçlendirilmesi gerektiğini belirterek başkanlık sistemini savunuyor.

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesine net olarak karşı olan Hofer, Sırbistan'ı ise Avrupa Birliği'nin bir parçası olarak görüyor. Bu iki hususa önem veren Hofer, bu durumlar dikkate alındığı müddetçe Avusturya'nın Avrupa Birliği'nde kalmasından yana. 

Ayrıca AB ve Amerika arasında imzalanan TTİP anlaşmasına da karşı olduğunu net bir şekilde açıklarken, Cumhurbaşkanı olması durumunda bu anlaşmayı imzalamayacağını ifade etti.

Hofer'in diğer seçim vaadlerinde ise; İtalya'ya bağlı olan Süd Tirol (Güney Tirol) halkına çifte vatandaşlık hakkının verilmesini isterken, kadınların askere alınmasına ve eşcinsellerin evlenmesi ve evlatlık edinmelerine karşı olduklarını açıkladı.

Norbert Hofer ayrıca katıldığı bir televizyon programında ''İslamiyet Avusturya'nın parçası değildir'' ifadelerini kullanmış ve başörtüsünün kamu kuruluşlarında yasaklanması gerektiğini savunmuştu.

Alexander Van der Bellen (Die Grünen destekli bağımsız aday): 1997-2008 yılları arasında Yeşiller (Die Grünen) Partisi'nin genel başkanlığını yapan Van der Bellen, parti üstü adaylığını açıklarken, Yeşiller'e olan yakınlığını ve seçim çalışmalarının Yeşiller tarafından finanse edildiğini gizlemediğini belirtti. 

Cumhurbaşkanı olmak için sadece Yeşiller'in oyunun yetmeyeceğinin bilincinde olduğunu belirten Van der Bellen, bu yüzden bağımsız aday olduğunu açıkladı. 

Seçim vaadleri arasında mülteciler ile alakalı bir üst sınırın olmaması gerektiğini, bu konuda önceki Cumhurbaşkanı Heinz Fischer ile aynı görüşte olduğunu açıkladı. 

Savaştan kaçan insanları savaşa geri yollama mantığının anlaşılır bir tutum olamayacağını söyleyen Dr. Van der Bellen ayrıca, Cumhurbaşkanı olması durumunda HC Strache'nin başbakanlığını desteklemeyeceğini de belirtti.

Ekonomist olan Van der Bellen, Avrupa Birliği yanlısı ve liberal tutumu ile dikkat çekiyor.

Alexander Van der Bellen; ''Cumhurbaşkanı olduğum süre içerisinde Türkiye Avrupa Birliği'ne tam üye olamayacak'' ifadelerini kullanırken, Hofer'in ''İslamiyet Avusturya'nın parçası değildir'' ifadelerine cevaben ''İslamiyet Avusturya'nın bir parçasıdır ve bu kanunlar ile de koruma altındadır'' ifadelerini kullanmıştır.

TÜRK KÖKENLİ İNSANLARIN OYU HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR

Ülkede her ne kadar yaklaşık 300.000 Türk ve Türk kökenli insan yaşıyor olsa bile, son seçimde Van der Bellen'in seçimi yaklaşık 35.000 oy ile kazanması, Türk toplumunun oylarını hayati bir konuma getirdi.

Avusturya'da Türk toplumunun seçime katılım oranı yaklaşık % 7 oranında kalırken, Türk toplumunun sandık başına gittiği takdirde bir anlamda Avusturya Cumhurbaşkanını belirleme gücü olduğu ifade ediliyor.

HAVADİS HABER ANKETİNDEN VAN DER BELLEN ÇIKTI

Havadis haber olarak seçim öncesi yaptığımız kamuoyu yoklaması niteliği taşıyan seçim anketimizin galibi ''Alexander Van der Bellen'' olurken; ''boş oy'' kullanacağını ifade edenlerin oranındaki yükseklik de dikkat çekti.

Ankete yoğun bir katılım olurken, ankete katılanların % 37'si oylarını Alexander Van der Bellen'e vereceğini belirtirken, Norbert Hofer'i seçeceğini belirtenlerin oranı ise % 12'de kaldı.

Sandık başına gideceğini, ancak özellikle Türkiye karşıtlığı açıklamaları nedeni ile iki adaya da oy vermeyip ''boş oy'' kullanacağını belirtenlerin oranı ise % 28,2 oldu.

Tepki olarak ''oy kullanmaya gitmeyeceğim'' diyenlerin oranı ise % 15,7 oldu.

''Boş oy kullanacağım'' ya da ''Oy kullanmaya gitmeyeceğim'' diyenlerin dışında ''Seçim ile ilgilenmiyorum'' diyenlerin oranı ise % 7,1 oldu.

 

 

 

 

 

Copyright ©  www.havadis.at. Tüm Hakları Saklıdır. Havadis.at yayımladığı haber, fotoğraf ve görüntü ile internet ve wap için oluşturduğu her türlü bilgi, havadis.at yönetiminin izini olmadan hiçbir şekilde kullanılamaz.

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.