SPÖ, ÖVP ve Neos’un parti liderleri Andreas Babler, Christian Stocker ve Beate Meinl-Reisinger, Viyana Volksgarten’da Federal Başkan ile gerçekleştirdikleri toplantının ardından üçlü koalisyonun bu sefer kesinleşeceğini vurguladılar.

146 gün süren müzakereler, neredeyse beş aylık inişli çıkışlı süreç, yakın uzlaşmalar ve defalarca çöken girişimlerin ardından, cumartesi günü önemli bir ön kararın alındığı görülüyor. Yine de, son aylarda yaşanan başarısızlıkların ardından müzakereciler temkinli davranıyor.

Cumartesi öğleden sonra, ÖVP, SPÖ ve Neos parti liderleri Christian Stocker, Andreas Babler ve Beate Meinl-Reisinger, resmi olarak koalisyon görüşmeleri başlatacaklarını ve yakında bir hükümet anlaşması metni hazırlamayı planladıklarını duyurdu. Bu hamle, geçen yıl yapılmış ancak siyah-kırmızı-pembe projesinin çökmesiyle sonuçlanmış girişimlerin ardından geliyor.

Meinl-Reisinger, siyah ve kırmızı temsilcileri ile birlikte ortak basın açıklamasında, ilk denemedeki “engel” durumlarının artık aşılabileceğine dair yeni perspektifler bulunduğunu ifade etti. Öncesinde, üç parti lideri Hofburg’da Federal Başkan’a görüşmelerin mevcut durumunu aktarmıştı.

"Biraz İlerleme Oldu"

Neos lideri, 3 Ocak’ta yapılan sürpriz basın konferansında, o zamanki pembe tarafın ÖVP ve SPÖ ile yürütülen görüşmelerden çekilmesini duyurmuş, böylece üçlü koalisyon en azından geçici olarak düşmüş, açıklamıştı. Cumartesi günü yaptığı açıklamada, o zamandan bu yana birçok şeyin değiştiğini belirtti. Aralarında FPÖ ile ÖVP’nin hükümet kurma girişimlerinin başarısız olması ve dünya siyasetindeki gelişmeler de bulunuyor. Şimdiki koalisyon görüşmelerinde “hedefe yaklaşıldığı” vurgulansa da henüz sonuca varılamamış durumda.

Federal Başkan Van der Bellen, parti liderleriyle yaptığı görüşme sonrasında “şimdi gerçekten bir ilerleme kaydedildi” izlenimini edindiğini söyledi. Üç partide de uzlaşma isteği ve ülkeyi ileriye taşıma odaklı bir yaklaşım gözlemlediğini belirtti. Zorlukların büyük olduğunu ifade eden Van der Bellen, sadece bütçenin düzeltilmesi değil, aynı zamanda ülke havasının iyileştirilmesi gerektiğini, “yeni bir umut” yaratmanın şart olduğunu dile getirdi. Önümüzdeki yılların hem iç hem de dış siyaset açısından zorlu geçeceğini ekledi.

Avrupa’nın aktif rol oynaması ve Avusturya’nın bu süreçteki yerinin belirleyici olması gerektiğini söyleyen Van der Bellen, sadece dış ve savunma politikasında değil, iç güvenlik konusunda da kararlı adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Partilerin, daha iyi bir gelecek için hızlı ve sürdürülebilir adımlar atmaları gerektiğini belirterek, gelecek hükümete Avusturya’yı yeniden zirveye taşıma arzusunu iletti.

"Ortak Zemin"

ÖVP lideri Stocker, SPÖ ve Neos ile yapılan son görüşmelerde, “yeni çözümler” konusunda uzlaşmayı sağlayacak ortak bir zemin bulunduğunu ifade etti. Bu nedenle, mümkün olan en kısa sürede hükümeti kurmak için her türlü çabanın gösterileceğini söyledi. Mavi-siyah müzakerelerin çöktükten sonra partisinin kırmızı ve pembe ile yoğun diyaloglar gerçekleştirdiğini belirten Stocker, sonbaharda elde edilen anlaşmalara dayanarak üçlü koalisyon oluşturma konusunda umutlu olduklarını vurguladı. ÖVP için özellikle güvenlik, eğitim, uygun yaşam koşulları ve daha sade bir devlet için reform arzusu ön planda yer alıyor.

SPÖ lideri Babler, “devlet çıkarlarını parti çıkarlarının önünde tuttuklarını” söylerken, Van der Bellen’in çağrısı doğrultusunda daha fazla uzlaşma, karşılıklı yaklaşım ve eşit seviyede iletişimin gerekliliğine dikkat çekti. Yoğun geçen günler ve geceler sonrasında, müzakerelerin nihai aşamaya doğru evrildiğini ifade etti.

Neos Üyeleri Oylama Yapmalı

Üç partinin hükümet paktı üzerinde anlaşmasının yanı sıra, siyah-kırmızı-pembe hükümetin gerçekten yemin edilebilmesi için Neos üyeleri arasında üçte iki çoğunluğun sağlanması gerekiyor. Pembe statülere göre, genel kurulda oy kullananların üçte ikisinin koalisyon anlaşmasını onaylaması şart. Eğer anlaşma sağlanırsa, genel kurul 2 Mart Pazar günü gerçekleştirilecek.

Her ne kadar bu üçlü ittifakın bu sefer kesinleşip kesinleşmeyeceği belli olmasa da, bir şey kesin: gelecek bakanlar kurulunda artık ÖVP Dışişleri Bakanı Alexander Schallenberg yer almayacak. Şu anda uzun zamandır hükümet üyesi ve aynı zamanda Başbakan olan Schallenberg, cumartesi günü yaptığı açıklamada, değişimin zamanı geldiğini, bu kararın iyi düşünülmüş ve yıl başından bu yana içsel olarak olgunlaştığını belirtti.

Mavi ve Yeşiller Aynı Görüşte Değil

Hükümet kurma sürecinde başarısız olan FPÖ’den, yeniden başlatılan siyah-kırmızı-pembe müzakerelere yönelik eleştiriler beklenildiği gibi geldi. FPÖ Genel Sekreteri Michael Schnedlitz, yeniden “son zamanların en büyük seçmen aldatmacası” ifadesini kullandı. FPÖ, ÖVP’yi, seçim öncesinde SPÖ ve Neos ile görüşmelere başlayarak Şansölyelik makamını elde etmeye çalışmakla suçladı. Schnedlitz, Babler ve Meinl-Reisinger’ı “politik merdiven dayanakları” olarak nitelendirerek, üçlü koalisyonun etkili olamayacağını savundu. Ona göre, bu hükümetin halk için ne bir çıkış hem de umut getirmesi mümkün olmayacak.

Yeşil Parti lideri Werner Kogler’ın açıklaması ise bambaşka bir ton taşıdı. O, olası yeni üçlü koalisyona iyi bir başlangıç diledi. “Böylece aşırı sağcı FPÖ Başbakanı tehlikesi şimdilik bertaraf edildi ve pro-avrupa bir hükümet görünümü oluştu. Bu iyi bir haber,” diyen Kogler, bütçe düzenlemesi planlarına yönelik eleştirilerde bulunmasına rağmen Yeşiller’in yapıcı bir muhalefet rolü üstleneceğini belirtti.

Copyright ©  www.havadis.at. Tüm Hakları Saklıdır. Havadis.at yayımladığı haber, fotoğraf ve görüntü ile internet ve wap için oluşturduğu her türlü bilgi, havadis.at yönetiminin izini olmadan hiçbir şekilde kullanılamaz.

 

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.